'Abdülhamit'i Anlamak Bugünü Anlamaktır'

Abdülhamit zamanında yaşananlarla bugün yaşananların bire bir benzerlik gösterdiğini söyleyen Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil 'Tarihimiz ve tarihi kişilikleri öğrenmezsek daha çok oyunlar oynanır' uyarısında bulundu.

“ABDÜLHAMİT KALKARKEN…”

Girişimci Genç Ufuklar Derneği’nin düzenlediği Yakın Tarih Okumaları etkinliği Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak, Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil ve Doç.Dr Ömer Akdağ’ın katılımı ile Necmettin Erbakan Üniversitesi Erol Güngör Konferans salonunda gerçekleştirildi. Programa katılan Prof. Şimşirgil, Abdulhamit Han’ın yaşadıklarıyla bugün yaşananların bire bir benzerlik gösterdiğini söyleyerek ‘O gün yapılan hatalar bugün tekrarlanmayacaktır, çünkü bu millet ders aldı’ diye konuştu.

Abdürrahim Dilipak, Ahmet Şimşirgil ve Ömer Akdağ’ın konuşma yaptığı konferansa yoğun ilgi vardı. Abdülhamid Han, Lozan Antlaşması ve Menderes ile Özal döneminin anlatıldığı konferansta yer bulamayan öğrenciler yerlere oturdu.  Girişimci Genç Ufuklar Derneği’nin düzenlediği Yakın Tarih Okumaları etkinliğinde ilk konuşmayı prof. Dr. Ahmet Şimşirgil yaptı. Abdülhamit dönemini anlatan Şimşirgil; “Kahramanlıklarımıza düşmanlıklar bitmeyecektir. Tarihimiz ve tarihi kişilikleri öğrenmezsek daha çok oyunlar oynanır. Kendimizi sorgulamalıyız.” dedi.

“İHTİYACIMIZ OLAN İÇERİDE BİRLİK VE BERABERLİK”

Abdülhamit Han’a darbe yapıldığının altını çizen Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil; “Abdülhamit tahta çıktığı zaman Osmanlı’ya 30 senedir hasta adam diyorlardı. Abdülaziz döneminde bu ülkenin ne halde olduğunu sorsanız çok kimsenin cevap verebileceğini sanmıyorum Abdülhamit Han’dan bir önceki padişahımız Abdülaziz döneminde ülkenin ne kadar toprağı vardı? 12 milyon kilometrekare. Bazen insanlara sadece soru soracaksın; bu hasta adam ne kadar ülkeye hakimdi? Dünyanın yüz ölçümü bakımından üçüncü büyük ülkesi, kudret bakımından beşinci büyük ülkesi, donanma bakımından ikinci veya üçüncü büyük devleti. Yani hasta adam birilerinin yaftasıdır. Bir Fransız Abdülhamit Han’a Kızıl Sultan diyecektir bizimkiler kapıp kullanacaktır. Birisi hasta adam diyecektir bizimkiler kullanacaktır. Bugün hala üniversitelerde bile hasta adam derler. Hangi hasta adam? 100 yıl içeriden ve dışarıdan yıkılmaya çalışıp yıkılamayan devlet. O içerdekiler milletin adamı olsa bu millete hiçbir devletin gücü yetmez. Bir tek şeye ihtiyacımız var içeride birlik ve beraberlik. Bizsiz bize yetmez güçleri, bize bizimle beraber yeter güçleri. Kim yıktı Abdülhamit Han’ı? Kinim dinimdir diyen bir adam. Bir darbe değil mi bizi yıkan?” dedi.

DÜNYA SİYASETİNİ EN İYİ BİLEN ADAM; ABDÜLHAMİT HAN

Abdülhamit Han’ın içerideki düşmanlar tarafından elinin kolunun bağlandığının altını çizen Şimşirgil; “Padişahın elini kolunu bağla sonra onu suçla. Bunu cumhuriyet tarihinde çok göreceğiz. Hep benim seçtiklerimin elini kolunu bağladılar sonra bana onu suçlattılar. Arkada başka elleri biz bir türlü göremedik. Ortalığı toz dumana boğup görme imkânı vermediler. Abdülhamit tahtayken onun tapusunu alamazsın. İttihat ve terakki geldiği gün onun tapusu gitti. 30 yıl, 3 yıl bunu göremezsek olmaz. Abdülhamit han tahttayken asla bir savaşa girişemezlerdi onu indirdikten sonra bir savaşa girebileceklerdi. Zira Abdülhamit Han dünya siyasetini en iyi bilen bir adam.” dedi.

“HER ŞEY TANZİMATLA PLANLANDI”

Kendi milletini Abdülhamit Han’a düşman ettiklerini aktaran Şimşirgil; “Dünya’da onun kadar okul açan ikinci bir hükümdar göremezsiniz. Tanzimat Osmanlıya ölüm vuruşunun başlangıcıdır. Her şey Tanzimat’la planlandı. Büyük Mustafa Reşit Paşa padişahlara kafa tutan adam İngiliz elçisini görünce eteğini öpüyordu. Günümüzde tıpkı Can Dündar’ın durduğu gibi. Bunlar emir eri. İlk defa bir mason şeyhülislam oldu. Devlet adamlarını bir daha masonlardan kurtaramadık. Okullar yaptılar bu okullarda maalesef din düşmanı adamlar yetişmeye başladı. Millete tepeden bakan, masonları yetiştirdiler. Abdülhamit Han binlerce mektep ve medreseleri açtı ama okutanlar masonlardı. O mekteplerde yetişenler maalesef Abdülhamid Han düşmanı oluyordu.” dedi.

“ABDÜLHAMİD’İ ANLAMAK HER ŞEYİ ANLAMAKTIR”

Dışarıdan başaramayınca Abdülhamid Han’ı içeriden bitirmeye çalıştıklarını ifade eden Şimşirgil; “Abdülhamit han her şeyi kendi yapmaya çalışan bir padişahtı. Kara ordusunu, boğazları müthiş güçlendirdi. O gitmeden Osmanlıyı bitirmek mümkün değil. Avrupa bir karar alacağı zaman o ne diyecek diye bakıyordu. Onu almadan olmayacaktı. Bunun içinde neler yapmadılar. Suikastlar düzenlediler dünyanın en meşhur teröristlerini tuttular, 2 sene izlediler hiç değişmeyen alışkanlıklarını çözdüler. Bugün Amerika’da 5 tane İslam dergisi var beşinin de ardında Abdülhamit Han var. İran’da Abdülhamit Han’ın olduğunu gördük. Pekin’de Tokyo’da okullar açtığını gördük. Japonya’da Ertuğrul gemisi ile din kitapları gönderdiğini gördük. Fransa laik oluyor dediklerinde Fransa da binlerce kilometre kare bir alanı aldığını gördük. Abdülhamit han dünyanın neresinde ne oluyorsa ilgileniyordu. Tekrar içe döndüler. Ve içten düşmanlar bizi ona düşman ettiler. Bizde kızıl sultan demeye başladık bizde diktatör demeye başladık. İttihat ve terakkiye iyi niyetli diyorlar. Genç Osman’ı şehit edenlerin iyi niyeti nerede? Bunlar başarılı oldular. Bir daha milletle beraber olmadılar. Bunun için ben Abdülhamit hanı 80 sene kızıl sultan, ittihatçıları kahraman diye okudum. Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır. Doğru bir sözdür. Ama bunu söyleyenlerde anlamadılar.” dedi.

“BUGÜN İSTİKLAL SAVAŞI VERİYORUZ”

Cumhurbaşkanı’nın son zamanlarda ki sistem tartışmaları ile ilgili söylediği bize göre bir sistem sözünün ne kadar doğru olduğunun altını defalarca çizen Şimşirgil 15 Temmuz’un ise temelinin 12 Eylül'de atıldığını aktararak bilgiler verdi; “15 Temmuz bu millete ölüm darbesi idi. Bununda temeli 12 Eylül’de atıldı. 12 Eylül FETÖ’ye yol açtı, 28 Şubat otoban yaptı. Milletin seçtiği adama diktatör, tek adam dediler. FETÖ’yü, DAEŞ’i onunla özdeşleştiriyorlar. İmam hatiplerin kapatılıp bütün milletin bunların okuluna sürülmesi boşuna zannetmeyin. Bu adamın Erbakan hükümetine beceremiyorsan git dediğini unutmayın. 15 Temmuz’da Tayyip beyin 3 yıllık mücadelesi olmasaydı bugün bu ülke yoktu. Doğu ve güneydoğu PKK ve PYD elindeydi. Orta Anadolu’da Konya’da dâhil en az 5 milyon insan ölmüştü. İstanbul’a FETÖ halife olarak gelmişti. O halife memleketi idare edecekti ama papanın halifesi olacaktı. Bunu asla unutmayın. 15 Temmuz tarihimizin son 300 yılının en muazzam hadisesidir. Başarılı olduğumuz için ne olduğunu anlamadık. Avrupa 1 ay kendine gelemedi. 40 yıllık planlar nasıl bozuldu, anlayamadılar. Bugün gerçekten bir istiklal savaşı veriyoruz. Bu millet 1909dan sonra ilk defa gerçekten bağımsız olacak. 2010 yılında ilk defa istihbaratın başına bizden birisi geldi. Ondan önce darbelerden son gece haberimiz olurdu.”

FETÖ İLE 3 YILLIK MÜCADELENİN 15 TEMMUZ’A ETKİSİ

15 Temmuz’un atlatılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 yıllık mücadelesinin etkisini anlatan Şimşirgil; “Tayyip Bey 3 yıl mücadele etti. Haşhaşi dedi, terörist dedi. Onlarda içindekileri dışarı vurdular. 28 Şubat’ta çevik 1’e bütün okullarımı sana vereyim diyen adam sadece bir dershanede milletin ocağına ateşler saldı. Tayyip Bey 2 sene mücadele etseydi bugün 240 bin şehidimiz olacaktı. Bir yıl mücadele etseydi 2 buçuk milyon şehidimiz vardı. Şayet 15 Temmuz’da yollar ayrılmış olsaydı ülke yoktu. Çünkü milletin yüzde 80’i FETÖ’nün yanında olacaktı. Neden? Çünkü bu millet 30 -40 sene oğlunu kızını Tayyip Bey’e vermedi oraya gönderdi. Zekâtını, kurbanını, parasını bunlara verdi. Bu Hoca efendi, Tayyip Bey dünyevi biri der. Başımızı secdeye koyup ölünceye kadar secde etsek bunun şükrünü yapamayız. Şunu hesap edemediler; ben kefenimi giydim de çıktım. Öleceksek adam gibi ölelim deyip millete yürüyün diyeceğini hesap edemediler. Dünya kendine gelemedi. Neler oynandığını bilmek istiyorsak tarihi iyi bilemem.” dedi.

“MİLLETİMİZİN CUMHURİYET İLE BİR KAVGASI YOKTUR”

Ahmet Şimşirgil’in ardından sözü Doç. Dr. Ömer Akdağ aldı. Cumhuriyet’in emri vaki ile ilan edildiğini belirten Akdağ; “29 Ekim 1923te Cumhuriyet ilan ediliyor. Emri vaki ilan ediliyor. Birçok kişi itiraz ediyor. Mebus toplamı 332 350 civarında buna karşılık 158 kişi cumhurbaşkanlığı ile alakalı oy kullanmıştır. Bu da tartışma konusu olmuştur. Cumhuriyet bir sistemdir, bir rejimdir. Milletimizin cumhuriyetle bir kavgası yoktur. Uygulamalarla alakalı zaman zaman itirazlar olmuştur. Cumhuriyetin Osmanlıyı Selçukluyu yok sayması bizi 0 km toplum haline getirmeye çalışması bizim enerjimizi bitirmiştir. Eğer cumhuriyet yönetimi Osmanlı ve Selçuklu tecrübesini dikkate almış olsaydı bambaşka olurdu. Aklı kullandık ama tecrübeyi ihmal ettik.” dedi.  Doç. Dr. Ömer Akdağ’ın ardından Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak konuşmalarını yaptı. Konferansın ardından Ahmet Şimşirgil ve Abdurrahman Dilipak öğrencilere kitaplarını imzaladı.

BÜŞRA AKSAKBAĞI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme