1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Adnan Oktar organize suç örgütü davası
Adnan Oktar organize suç örgütü davası

Adnan Oktar organize suç örgütü davası

167'si tutuklu 226 sanığın yargılanmasına devam ediliyor

A+A-

İSTANBUL (AA) - Adnan Oktar organize suç örgütüne yönelik aralarında örgütün elebaşı Adnan Oktar'ın da bulunduğu 167'si tutuklu 226 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salondaki duruşmada, sanıklar savunmalarını yapmaya devam ediyor.

Tutuklu sanık Hüsnü Erel Aksoy savunmasında, "örgüt üyesi ve örgütün doktoru olmak ile cinsel saldırı" suçlarının kendisine isnat edildiğini belirterek, "Bu tarz suçlardan dolayı mahkemeye çıktığım için utanç duyuyorum. Savcılığın çizdiği bir örgüt üyeliği profili var. Benim bu profile uymayan bir yaşam tarzım var. 43 yaşındayım. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdim. Başhekimlik yaptım, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kadın Hastalıkları Uzmanı olarak çalışıyorum. 14 yıldır evliyim. Eşimle aynı branşta çalışıyoruz." dedi.

Adnan Oktar'ın kitaplarından haberdar olduğunu, Oktar ile evrim teorisi kitaplarından dolayı bağlantı kurmak istediğini ifade eden Aksoy, "İnternet sitesinden kendimi tanıtarak, bağlantı kurmak istedim. 2011 yılında Adnan Bey ile tanıştım, ziyaret maksadıyla kanalına ziyaretlerim olmuştur. Doktor olduğum için birtakım ilişkilerimiz oldu. Doktorluk üzerine kanaldaki sağlık programlarına katıldım. Anne karnında çocuğun gelişimiyle ilgili belgesel yaptık, makaleler yazdım. Devlet memuruyum, çalışma saatlerim var. Ek mesailer var. Bunun dışında ayda 3-4 kez de 24 saatlik nöbetlerim var. Yoğun şekilde çalışmaktayım, kalan zamanı aileme ayırıyorum. Bu profilimi gördüğümüz zaman örgütün günlük işlerini yapma iddialarının geçersiz olduğu ortadadır." diye konuştu.

Aksoy, silahının olmadığını, kanalın stüdyosuna ve "Dragos" denilen Kandilli'deki eve ne kadar az uğradığının HTS kayıtlarından ortaya çıkacağını anlattı.

Sanık Aksoy, örgütün doktorluğunu yaptığına dair iddialarla ilgili şunları söyledi:

"Doktorluk insanın üzerine yapışan bir meslektir. Nereye giderseniz gidin, herkes bir rahatsızlığını sorar. Herkes bana hasta gönderir. Ben devlet memuruyum, devletime hizmet ediyorum. Örgütün doktorluk görevini yerine getirmiyorum. Bu grubun içinde birileri gelse başvursa 'hayır seni tedavi edemem' diyemem. Cinsel saldırı suçuyla ilgili 5-6 kişi başvuruyor, bir kişi hariç hepsinin hastane kaydı mevcut. İllegal bir şey yapacak olsam, hastaneye kaydını yaptırır mıyım? Doktor ve televizyona çıkan biri olarak tanınmam mümkün. İddianamede benden çok az bahsediliyor. Herhangi bir suç isnadı bulunmayan birçok ifade var. Benim hastanede yaptığım muayenelerin hepsinde sekreter veya asistanlarım bulunur. Ayda yaklaşık bin hasta bakıyorum. Özel bir doktorluk durumum yok. Örgütün doktorluğunu yapmıyorum."

İnfak iddialarına ilişkin sanık Aksoy, devletten aldığı maaşın kazancı olduğunu, hesabı da incelendiğinde şüpheli bir durumun görülmediğini, tüm seçimlerde oy kullandığını, son seçimde de şehir dışında olduğundan yetişemediğini, bugüne kadar kimsenin kendisine emir vermediğini söyledi.

- "Askerliğimi komando olarak yaptım, Adnan Bey'in bu yüzden bana sempatisi var''

Diğer tutuklu sanık Kadir Kaya da savunmasında, hakkındaki tüm suçlamaları reddederek, ''Askerliğimi komando olarak yaptım. Adnan Bey'in bana özel sempatisi vardır bu yüzden. Hatta benden bir isteği vardı, 'Komando gecesi yapalım, düşman çatlatalım' diye. Buradan çıkarsam yerine getireceğim inşallah. Annem babam beni sevgiyle yetiştirdi. Ben para kaçırmadım, isnat edilen cinsel saldırıları yapmadım. Örgüt olmadığımız ortadadır. Biz birbirini çok seven insanlarız. Talimat alarak hareket ettiğim iddiaları var. Kimse bana talimat veremez. Bu kimsenin haddine değil." ifadelerini kullandı.

Duruşmaya, öğle arası verildi.









HABERE YORUM KAT