Adrese teslim yapmayan postacının beraatine bozma

Adrese teslim yapmayan postacının beraatine bozma
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yurt dışından gönderilen kargoyu ev adresine gidip sahibine teslim etmek yerine aynı soyadını taşıyan ve kargo sahibini tanıdığını söyleyen büfeciye veren postacının görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerektiğine hükmetti.

Gaziantep'de yaşayan M.Ç'ye yurt dışındaki çocukları tarafından içinde cep telefonu bulunan kargo gönderildi. 

Kargoyu teslim etmek üzere bölgeye giden postacı, adresi ararken A.Ç'nin işlettiği büfenin önünde durarak M.Ç'yi tanıyıp tanımadığını sordu. A.Ç'nin bu kişiyi tanıdığını, aynı yerde oturduklarını, kargoyu kendisine verebileceğini belirtmesi üzerine postacı imza karşılığı kargoyu teslim etti. A.Ç, kargoyu M.Ç'nin torununa vererek gönderdi. M.Ç, açtığı pakette telefonu göremeyince karakola gitti.

Postacı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldı.

Yerel mahkeme, postacının atılı suçtan beraatine hükmetti. Kararda, görevi kötüye kullanma suçunun manevi unsurunun "kasıt" olduğu, söz konusu olayda kasıt bulunmaması nedeniyle suçun manevi unsurunun gerçekleşmediği bildirildi.

Sanığın görevi ihmal kastıyla hareket etmediği belirtilen kararda, A.Ç'nin, M.Ç. ile aynı yerde oturduklarını söylemesi ve soyadının da tutması nedeniyle bu kişiye verdiği kaydedildi.

Cumhuriyet savcısının kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 5. Ceza Dairesine geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını bozdu.

Bozma kararında, sanığın kargoyu 5584 sayılı Posta kanunu ve Posta Tüzüğü hükümlerine aykırı şekilde kargo sahibinin adresine gitmeden ve ikamette olup olmadığını kontrol etmeden, bu kişinin yakını olduğunu söyleyen birine teslim ettiği anlatıldı.

Sanığın görevinin gereklerine aykırı hareket ettiği belirtilen bozma kararında, bu şekilde şikayetçinin mağduriyetine yol açtığı ve bazı kişilere haksız kazanç sağladığı gerekçesiyle üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu bildirildi.

Bozma kararı üzerine dosyayı yeniden görüşen yerel mahkeme ise beraat kararında direndi. Direnme kararında sanığın, A.Ç'nin beyanlarına inandığı, suç işleme kastının bulunmadığı ifade edildi.

Direnme kararı sonrasında dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulunun gündemine geldi. Kurul, direnme kararını bozarak, Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararı doğrultusunda sanığın görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerektiğine hükmetti.

 

Bakmadan Geçme