Afrin'in eseri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-AB ilişkilerindeki olumlu ivmeyi Afrin operasyonuna bağlarken, 'Olay, ülke olarak ne kadar güçlü olduğunuzla da alakalı. Güçlü iseniz gelişmeler daha farklı oluyor.
umhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Bulgaristan’ın Varna şehrinde katıldığı Türkiye-AB Zirvesi’nin ardından dönüş yolunda beraberindeki gazetecilerin sorularını yanıtladı.
* Uluslararası ilişkilerde ülkenin güçlü olması önemli. Sizce AB’de bu noktada bir fikir değişikliği, anlayış değişikliği var mı?
Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in konuşmalarından bir şeyler almışsınızdır. Bir araya gelinmiş olması; karşılıklı olarak oturup meseleleri konuşmak önemliydi...
* Vize serbestisi konusunda bir ilerleme, takvimlendirme söz konusu mu?
Bunu artık AB Bakanımız Ömer beyler takip edecek. Biz bugün onlara söyledik. Bu konuda, Şubat’ta kağıt verilmiş, Nisan’da görüşmeler için teknik heyet gelecek. Bundan sonrasını inşallah AB ve Dışişleri Bakanlarımız takip edecekler. Bakalım Mevlam neyler...
* İstanbul’dan Varna’ya hareketiniz öncesinde Sincar konusunda bir açıklamanız oldu. Bir taraftan Irak’la görüşmeler devam ediyor ama Türkiye tam olarak ne yapacak?
Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı, terörle mücadele konusundaki kararlı duruşumuzu ortaya koydu. Irak yönetimi de bu konudaki hassasiyetimizi biliyor. Bize haber gönderdiler. ‘Biz şu anda Sincar’da gerekli operasyonu birkaç yoldan başlattık, yapıyoruz’ dediler. Şimdi onlarda istihbaratın başına geçen yeni bir isim var. Hakan beyin muhatabı. Hakan beye gelmiş, görüşmüşler bugün. Olumlu istikamette gelişmeler olduğunu belirtiyorlar. Biz de işin takipçisi olacağız.
SINIRA 60 KİLOMETRE
* Basına bazı fotoğraflar düştü. Orada YBŞ’liler ile Irak askerlerinin yan yana olduklarını gösteren fotoğraflar.. YBŞ’nin sözde liderinin Sincar’ı terk etmeyecekleri yönünde beyanatları da var.
YBŞ vesaire bunların tümü hikaye. Biliyorsunuz, YPG-PYD’nin ardından SDG’yi çıkardılar. YBŞ de ona benzer bir şey. Farklı isimler kullanılsa da biz kimin ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Artık biz hem hakka’l-yakin hem ayne’l-yakin gidiyoruz. Yani sadece beyanatlara bakmıyoruz; ne yapıldığını teyit etmeyi, gözlerimizle de görmeyi esas alıyoruz. Sincar’dan teröristler çıkarılıyor ise ne ala. Yok çıkarılmamışlar ise sınırımıza 60 kilometre mesafedeki Sincar’a da operasyon yaparız.
* Hafta sonunda Azez’deki Tel Rıfatlılar, TSK ve ÖSO’ya bir çağrı gönderdiler. Tel Rıfat ile ilgili yol haritanız nedir şu an? Münbiç’e devam eder mi bu operasyon?
Bunlar önceden açıklanacak konular değildir. ‘Bir gece ansızın gelebiliriz!’ Gidecek olursak, bir gece ansızın gideriz. Bunun takvimini, yol haritasını verip düşmanı uyandırmak zaten doğru da olmaz. Biz bu tür işlerin planlarını komuta kademesi ile aramızda yapar; o doğrultuda harekete geçeriz.
AKDENİZ’DE TAVRIMIZ BELLİ
* Doğu Akdeniz’le ilgili daha önce Brüksel’de Türkiye’ye eleştiriler gelmişti. Burada geri adım atmamız söz konusu mu?
Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynakları konusundaki tavrımızdan geri adım atmamız söz konusu değil. Biz Kıbrıs adasının ortak sahibi olan KKTC’nin haklarının yok sayılamayacağını söylüyoruz. Orada bulunacak doğalgaz ve petrolde uluslararası hukuk doğrultusunda Kıbrıs Türklerinin de hakkı olduğunu söylüyoruz. Oradaki hidrokarbon kaynaklarına, adanın hem kuzeyindekileri hem güneyindekileri eşit oranda ortak olmalı.
Ancak Rum kesiminin derdi başka. Rum kesimi, ‘Biz hangi firmaya istersek onlara arama sondaj yaptırırız’ diyor. Biz, ‘Güney ve kuzey bir araya gelsinler; hangi uluslararası firmaya vereceklerse onun kararını beraber alsınlar’ diyoruz. Uluslararası hukuk bunu gerektirir. AB’nin bu meselede tarafsız davrandığını söyleyemeyiz.
GÜÇLÜYSENİZ TAVIR FARKLI
* Varnada’daki basın toplantısında, AB yetkilileri 15 Temmuz’da size suikast planlanmış olduğunu bilmediklerinden söz ettiler. Gerçekten bilmiyorlar mıymış?
Hayır, yeni öğrenmiş değiller. Onların kastettikleri hızlı tepki verememiş olmaları.
* Türkiye sayesinde Avrupa’ya mülteci akınında ciddi bir azalma yaşandı. Buna rağmen Türkiye’ye vaat ettikleri 3+3 milyar avroluk yardımın ilk taksidinin tamamını bile vermiş değiller.
Şu ana kadar bize aktarılan miktar yaklaşık 1 milyar 850 milyon avro. Biz mülteciler için 31 milyar dolar yatırım yapmış durumdayız. Bu konuda kendilerine 7 dakikalık video gösterimi de yaptık. ‘Neler yaptığımızı gelin bizzat görün’ dedim. Ama onlar bizim önerimizden farklı olarak, bu yardımın projeler üzerinden aktarılabileceğini söylüyorlar. Madem öyle, biz onların dilini anladığımızı göstermek için, projeleri hızla devreye sokalım. Madem proje bazlı ödüyorlar, o zaman bu dediğimi yapmamız lazım.
* Varna’daki zirve, AB üyesi kimi ülkelerin Türkiye ile müzakerelere son verilmesini istediği bir dönemde gerçekleşti. Toplantı olumlu geçtiğine göre, zor sürecin artık geride kaldığını söyleyebilir miyiz?
Tabii ki, ‘Her şey dört dörtlük, tüm olumsuzluklar geride kaldı’ demek, kendimizi yanıltmak olur. Ama liderler düzeyinde beraberce masaya oturup samimi bir şekilde konuşmamız önemliydi. Diyaloğu sürdürme, ilişkilere ivme kazandırma hususunda mutabakat var. Arkadaşlarımızın bundan sonra sıkı markaj yapmaları lazım. Ama olay eninde sonunda, ülke olarak ne kadar güçlü olduğunuzla da alakalı. Güçlü iseniz gelişmeler de daha farklı oluyor. Olumlu gelişmeler, Fırat Kalkanı’nın, Zeytin Dalı’nın, şehitlerimizin, gazilerimizin bereketidir bence.
KAYNAK:AA
Bakmadan Geçme