Ağrı'daki terör saldırısı

Ağrı'daki terör saldırısı
TAKİP ET Google News ile Takip Et

 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ağrı'daki terör saldırısına ilişkin, "Teröristlerin Mehmetçiğe uzun namlulu silahlarla saldırması ve sonuç itibariyle dört vatan evladının yaralanması AKP-PKK pazarlıklarının alçak bir neticesidir"  değerlendirmesini yaptı.   

Bahçeli, yazılı açıklamasında, Türkiye'de seçimlere 55 gün kala huzursuzluk girdabının derinleştiğini, provokasyon ve problem alanlarının yaygınlaştığını ileri sürdü. 

Türkiye'yi yıkmaya odaklı kirli bir oyun oynandığını iddia eden Bahçeli, "Erdoğan'ın gömleğin dar gelmesiyle ilgili dayanıksız, temelsiz ve ucube yorumu Türkiye'nin içten içe erimesi ve çökmesi anlamına gelmektedir. Uzunca bir süredir gururla giydiği BOP gömleğini ülkemizin üzerine geçirmeye çalışan bu sorumsuz zihniyetin tamamıyla kontrolünü yitirdiği, basiretini kaybettiği, akli melekelerini gömdüğü ortadadır" ifadesini kullandı.

Bahçeli, şunları kaydetti:

"Erdoğan güdümünde süren ve mesafe alan PKK ile kanlı-barutlu pazarlıklar başkanlık sistemine dönük bir ihanet aşısı, çirkin bir tezgahtır. PKK silah bırakmayacağını söylemesine rağmen, hükümetin çözülme sürecindeki ısrarı, sürdürülen ihanet müzakerelerindeki kararlılığı şüphesiz ki çürümüşlüğün tescili, Türkiye düşmanlığının resen somutlaşmış halidir. PKK, Türkiye vatanı ve milletiyle teslim olmadan silahın devreden çıkarılmayacağını her defasında meydan okur gibi duyurmaktadır.

AKP çözüm dedikçe PKK namluyu üzerimize çevirmektedir. AKP eğildikçe, büküldükçe, sırnaştıkça PKK, silahın ortaya çıkış şartları kaldırılmadıktan sonra çözüm yok demektedir. AKP taviz verip teslimiyetçilikte aşılması güç yeni rekorlar kırdıkça PKK cesaret kazanmakta, imkan ve kabiliyetini artırmaktadır."

Ağrı'daki terör saldırısına ilişkin "Teröristlerin Mehmetçiğe uzun namlulu silahlarla saldırması ve sonuç itibariyle dört vatan evladının yaralanması AKP-PKK pazarlıklarının alçak bir neticesidir" ifadesini kullanan Bahçeli, çatışmanın saatlerce sürdüğünü belirtti. 

Bahçeli, açıklamasına şöyle devam etti:

"Şayet AKP ile PKK arasında danışıklı dövüş bir saldırı planlanmış ve Mehmetçiğin kanı üzerinden bir siyaset tasarımı projelendirilmişse, bilinsin ki bunun hesabını hiç kimse veremeyecektir. 7 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimi'nin kana bulanması ve kışkırtılan kutuplaşma üzerinden oy devşirilmesi hesaplanmışsa bu iğrenç senaryonun, bu hayasız niyetin aktörleri mahşeri vicdanda ilelebet hain olarak damgalanacaktır.

Bu itibarla ne Erdoğan ne de Başbakan'ın sözleri samimiyet ve inandırıcılıkla bağdaşmamaktadır. Davutoğlu'nun HDP'nin Eş Genel Başkanı'yla nafile yere atışması, gündeme bomba gibi düşen bazı iddialar karşısında telaşa kapılması dikkatlerden elbette kaçmamıştır. AKP'nin milletimizle arası açıldıkça, milli iradenin teveccüh ve takdirinden mahrum kaldıkça paniklemesi ve bu kapsamda Türkiye'ye tuzak kurması çok güçlü bir ihtimal olarak karşımızdadır. AKP-HDP-PKK sacayağı ayakta kalabilmek için her ahlaksız yol ve vasıtaya başvurabileceklerdir."

-"Türkiye adım adım uçuruma yuvarlanmaktadır"

"Milli varlığın terörün kanlı ellerine mahkum edildiğini" savunan Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: 

"HDP'nin barajı aşması konusunda muazzam bir lobi çalışması yürütüldüğü de herkesin malumudur. Kaleminden nifak ve zehir damlayan sözde gazeteci ve yazarlar, Türkiye'nin aleyhine faaliyet gösteren omurgasız sivil toplum kuruluşları, yarım aydınlar, mensubiyet ve kimlik buhranı yaşayan köksüzler HDP'nin gönüllü propagandasına dahil olacak kadar küçülmüşlerdir.

PKK-HDP, AKP'den aldığı prim ve gösterilen kolaylıklarla her yere nüfuz etmiştir. Ne hazindir ki, bölücülük tavan yapmış, taban bulmuştur. Bunun yegane nedeni ise çözülme sürecindeki kaygan ve endişe verici ilerlemelerdir. İhanet sürecinin mimarı Erdoğan 'Yeni Türkiye, başkanlık ve 400'den 335'e' düşürdüğü milletvekili sayısıyla uğraşırken Türkiye adım adım uçuruma yuvarlanmaktadır. 

Şunu da herkes bilmelidir ki, yakında süreç kepazeliğiyle ilgili açılacak davanın bir numaralı sanığı şu anda kaçak ve karanlık sarayda mukimdir. Erdoğan ne söylerse söylesin, nerede durursa dursun, son günlerdeki sözleriyle ne kadar çark ederse etsin terör örgütleriyle girdiği bulanık ve gayri ahlaki ilişkilerinden dolayı sonuna kadar sorumludur."

Bakmadan Geçme