Ahiliğin sadece ‘nostaljik bir kurum’ olarak algılanmasının yanlış olduğunu kaydeden Doç. Dr. Ömer Akdağ, “Ahilik ekonomik bir birlikteliğin çok ötesinde bin yıl önce Anadolu’nun şehirleşmesinde, İslamlaşmasında nasıl büyük bir etkiye sahipse, bugünde aynı dinamizmle çağın sorunlarına ışık tutabilecek nitelikte ve o derinlikte bir yapıdır. Çağımıza uyarlanması ve yeniden hayat bulması ekonomik ve mesleksel sorunların çözümü açısından çok önemli” diye konuştu.
Ahiliğin sadece ‘nostaljik bir kurum’ olarak algılanmasının yanlış olduğunu kaydeden Doç. Dr. Ömer Akdağ, “Ahilik ekonomik bir birlikteliğin çok ötesinde bin yıl önce Anadolu’nun şehirleşmesinde, İslamlaşmasında nasıl büyük bir etkiye sahipse, bugünde aynı dinamizmle çağın sorunlarına ışık tutabilecek nitelikse ve düşüncede bir yapıdır. Çağımıza uyarlanması ve yeniden yaşatılması sorunların çözümü açısından önemli” diye konuştu.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Akdağ Ahilik ile ilgili gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Ahi’nin Arapça bir kelime ve ‘kardeşim’ demek olduğunu ifade eden Ömer Akdağ, Ahilik sisteminin İslam Halifesinin organize ettiği bir teşekkül fütüvvet Teşkilatı’ndan faydalandığını söyledi. Ahilik sisteminin İslam dünyasının ortaya koymuş olduğu fütüvvet anlayışının Anadolu’daki icraatı olduğunu ifade eden Akdağ, ‘Ahiliğe sahip çıkılması kanaatindeyim. Ahi almadan almayı reddeden vermeyi ilke edinen insan demektir. Paylaşmak esasına dayanır” dedi.
HİLAFET, FÜTÜVVET TEŞKİLATI’NIN BAĞLI OLDUĞU TEMEL SİSTEMDİR
Fütüvvet Teşkilatı’nın Bütün dünyadaki ülkelerdeki Müslüman olanları fikri bakımdan İslam ülkelerine bağlı olduğunu ifade eden bir teşekkül olduğunu belirten Akdağ, Bu İslam dünyasına güç getirir. Üst bir konumdur. Hilafet te Fütüvvet Teşkilatı’nın bağlı olduğu temel sistemdir. Teşkilatın Anadolu’daki kurucusu Ahi Evren’dir. Ahi Evren hem filozof hem bilimi adamı hem din adamı hem yaşayan yaşatan ve aynı zamanda mesleği olan birisi. Türk- İslam geleneğinde meslek önemseniyor. Bu durum padişahlarda da vardır. Her padişahın mesleği vardır. Ahi Evren’in de mesleği dericilik. Ahi Evren Bağdat’tan 13.yüzyılın başlarında Anadolu’ya geliyor. İlk uğradığı yer olan Kayseri’de dericiliğe devam ediyor. Kurduğu sistemle dericiliğe devam ederken müderrislik görevini de yapmıştır” dedi.
ÇIRAKLIĞIN 1001 GÜN BİR SÜRESİ VAR
Ahilik sisteminin içerisinde hem mesleği yapmak aynı zamanda tasavvufi anlayışında olduğunu vurgulayan Akdağ, “Akşamları zaviyelerde çıraklar, ustalar, çalışan insanlar tasavvuf sohbetleri yapar. İnancını, ruhunu yeniler. Ruhi beslenme olur. Gündüz de gider çalışır. Ahilik sisteminde prensipler var. Ahilik sistemi hem sanayiye hitap ediyor hem de ruhlara hitap ediyor. Yani bir standart mesleği iyi yapmak var. Özellikle çok sert bir hiyerarşi vardır. Ahilik sisteminde kategori aşağıdan yukarıya doğru yamak, çırak, kalfa, usta şeklinde olur. Buna çok dikkat edilir. Yamak henüz çocuk yaşta işe verilir. Kabul görürse belli bir sistem ve sınavdan geçer. Sınavlar gözlem şeklinde olur. Sonra çırak olur. Çırak olduktan sonra belli bir dönem geçer, kalfalığa yükselir. Kalfalıktan ustalığa geçişte sembolik ve çok önemsenen merasim yapılır. Buna Şed Kuşatma deniyor. Usta olan birisinin usta olduktan sonra da ustasına hürmeti hep devam eder. Mesela iş yeri açacaksa müsaade ister. Çıraklığın 1001 gün bir süresi var. Çevresinden ve ustasından onay alındıktan sonra usta olur”şeklinde konuştu.
AHİLİK ŞEHİRLEŞMEYE KATKI SAĞLADI
Ahilik sistemi toplumun şehirleşmesine katkı sağladığının altını çizen Akdağ, “Çünkü meslek sahibi olmanız emek sizin yerleşik hayata geçmeniz demektir. Yani sanayi topluluğu oluşturuyorsunuz. Bir sistem kuruyorsunuz. Bunu yaparken de ahlaki inancı da beraberinde götürüyorsunuz. Bu aynı zamanda istikrarı da sağlar. Günümüzde sanayide çalışacak eleman bulamıyorlar. Geliyor kısa süre sonra ayrılıyor. Ahilik sisteminde bu yapılmaz. Bir ustanın çok para kazanmak için iş yeri açması ayıp telakki edilir. İslam ekonomisi arz yönlüdür, talep yönlü değildir. Tüketimde fazlasını ortaya koymak uygun değildir” dedi.
AHİLİK BİRLİKTE ÇALIŞMA İMKANI SAĞLAR
“Ahilik sistemine girmenin şartları var” diyen Akdağ, “Müslüman olmak ve meslek sahibi olmak. Ama bu vasıfları taşıyıp giremeyecek olanlarda var. Bunlardan bir tanesi tellallar. Tellalların bugünkü karşılığı reklamcılar. Çünkü tellal malın mevcut durumundan daha fazlasını ifade ediyor. Abartı yapıyor. Dolayısıyla talebi artırıyor. Talebin gereksiz yere artması sıkıntı doğurur. Ahilikte aşırı zenginliğe ve fakirliğe müsaade edilmez. Bir toplumda orta sınıf ne kadar genişse sürdürülebilir barış da o kadar geniştir. Ahilik buna katkı sağlamıştır. İkincisi de avcılar. Çünkü hayvanları avlıyor, can acıtıyor. Sizin zarar etmenizi engeller. Ticari varlığını sürdürmeye katkı sağlar. Ayrıca ahilik ihtisaslaşmayı sağlar. Birlikte çalışma yapmayı sağlar” ifadelerini kullandı.
AHİLİK SİSTEMİNİ GÜNÜMÜZE UYGULAMALIYIZ
Ahilik sistemi 13. Yüzyılın ortaya çıkıp Osmanlı döneminde 18. Yüzyıla kadar devam ettiğini ifade eden Akdağ, “Daha sonra ticarete gayrimüslimlerde dahil olmaya başlayınca loncalar ortaya çıktı. Günümüzde de odalar sisteminde bu durum vardır. Cumhuriyet kurulduktan sonra para kazanma öne çıktığı karın öne çıktığı bir sistemde ahilik sisteminin özü kayboldu. Tekrar Türkiye Ahilik sisteminden bir şeyler çıkarabilir. Türkiye halk ve kültür olarak Osmanlı’nın devamıdır. Biz varlığımızı sürdürmek mecburiyetindeyiz. Varlığımızı sürdürürken de tarihin devamlılığı esastır. Geçmişteki güzel olan şeyleri bugüne kopya etmeyiz. Güncelleyerek bugüne aktarırız. Ahilik sistemi de böyledir. Bugün Ahiliği aynen uygulayamayız ama güncelleyebiliriz. Mesela Ahilik sisteminde bir takım kurallar vardır. Sadakat, istikrar, söze güven, güvenilirlik olduğu yerde ticaret olur. Bu şekilde güncellenebilir diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
SANAYİ VE ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİNİ DE AHİLİK SAĞLAYABİLİR
Türkiye’deki temel problemin teori ile pratik ayrı ayrı yerlerde duruyor olması olduğunu ifade eden Akdağ, “Çok güzel konuşmalar yapıyoruz, teoride iyi şeyler geliştirebiliyoruz ama pratiğe aktaramıyoruz. Sanayi ve üniversite işbirliğini de Ahilik sağlayabilir. Üniversitelerimiz gerektiğinde fazla elit kalıp halka inemiyorlar. Hâlbuki sanat toplum içindir. Sanat, sanat için değildir. Siz eğer sanatı insanların hizmetine sunamıyorsanız neye yarar. Önce bilgi sonra uygulama” diye konuştu.
TÜRKİYE’DE BİR İLK
Öte yandan Türkiye’de ilk defa Ahilik bir ders kitabı olarak KTO Karatay Üniversitesi tarafından hazırlandı. Doç. Dr. Ömer Akdağ ve Uzman Meltem Kurtuluş’un editörlüğünde hazırlanan kitap geçtiğimiz günlerde Konya’yı ziyaret eden Başbakan Ahmet Davutoğlu’na KTO Başkanı Selçuk Öztürk tarafından hediye edilmişti.
İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ