• Haberler
  • Konya
  • Ahmet Çalışır: Musiki amaç değil araçtır

Ahmet Çalışır: Musiki amaç değil araçtır

Musiki ile uğraşan insanların bunu amaç haline getirdiğine vurgu yapan Klasik Türk Musikisi bestekârı ve ses sanatçısı Ahmet Çalışır, 'Musiki asla amaç haline gelmemelidir. Bunun bir araç olduğu unutulmamalıdır.' İfadelerini kullandı.

‘Türk musikisi gelişmiyor’ yorumlarının yanlış olduğunu, geliştiğini ancak fazla gündeme gelmediğini ifade eden Klasik Türk Musikisi bestekârı ve ses sanatçısı Ahmet Çalışır, “Bugün baktığımız zaman genel yapısıyla Türk musikisinden ziyade Osmanlı musikisi diye tabir edeceğimiz bir müzik türü var. Yani Kazakların, Özbeklerin yaptıkları da Türk müziğidir. Dolayısıyla geniş bir coğrafyaya hükmetmiş Osmanlı İmparatorluğu’nu düşünürsek eğer, hiçbir komplekse kapılmaksızın her ulaştığı yerdeki kültür, sanat ve medeniyetten kendi hissesine düşeni almış, dolayısıyla o medeniyet bağlamındaki bütün enstrümanları harmanlayarak zirveye ulaştırmıştır. Türk musikisi de bu anlamda Osmanlı musikisi olarak en üst seviyeye ulaşmıştır. Türk musikisinin gelişmesi konusunda bir sıkıntı söz konusu değil. Sadece popülarite anlamında biraz geride kalmıştır. Bunun sebebi günümüzle alakalı değil, biraz daha geriye gitmek icap eder. Tanzimat’a kadar gitmek gerekir. Bu bugünkü mesele değildir. Çünkü Tanzimat’la beraber batılılaşma hareketi başlamıştır. Bu ihanet, planı yıllar öncesinden yapılmış ve uygulamaya konmuş bir oyun. Biz bu oyunun bir parçası olduk. Mustafa Reşit Paşa’nın fermanından sonra bugüne kadar bunlar yaşandı. Bizim Türk müziğine meyhane müziği olarak bakılması sebebiyle bugünlere geldik. Eğitimleri dahi yasaklandı. Bunların yaşanmasına zemin hazırlandı” ifadelerini kullandı.

“MUSİKİDE MÜPTEZELLEŞME BAŞLADI”

Geçmiş zamanlarda müzikle uğraşan insanlara değersiz gözle bakıldığını söyleyen Ahmet Çalışır, “Zamanında musikinin helalliği haramlığı tartışılmış. O dönemde musikiyle uğraşan insan çok müptezelmiş. Neticede bu kişiler meyhanede ölüyormuş. Halk da dolayısıyla muhafazakar bir toplum olduğu için buna tepki göstermiş. Dolayısıyla musikiyle uğraşan insanlara çalgıcı gözüyle bakılmıştır. İnsanların ciddi bir maişet sıkıntısı olmuştur. Bunun ardından da iş iyice müptezelleşmiştir. Çünkü sanat zengin mesleğidir. Sizin para endişeniz varsa artık sanatta yaptığınız işten zevk alamazsınız. Bu doğrultuda vatandaşa hoş gelecek besteler yapılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla musikide bir müptezelleşme başlamıştır. Yani gelişe gelişe günümüze gelen musikimiz bir bozulmaya uğramıştır” dedi.

“HER TARAFTA YOZLAŞMA SÖZ KONUSUDUR”

Sadece müzikte değil hayatın her alanında yozlaşmanın söz konusu olduğuna dikkat çeken Çalışır, “Devletin politikaları klasik musikiyi dayatarak vatandaştan soğutmuştur. Hâlbuki sevdirerek yapsa bu kadar tepki görmezdi. Katıksız bir musiki anlayışıyla insanların tepkisini çekmiştir. Bu sadece musiki olarak değerlendirilmemelidir. Her tarafta bir yozlaşma söz konusudur. Gençlerde giyimden tutun dini yaşamına varıncaya kadar muhafazakâr görünüp ancak hiç onlarla alakası olmayan bir yaşantıları var. AK Parti iktidarıyla beraber insanlarda ciddi bir refah oluştu. Bu şükürle beraber devam etseydi sıkıntı yoktu. Ancak bir azgınlık, bir şımarıklıkla devam edince biz aslında şuanda kendimizden uzaklaşmaya başladık” şeklinde konuştu.

“MUSİKİ AMAÇ HALİNE GELDİ”

Musikinin araç olduğunu unutmamak gerektiğini ifade eden bestekâr Ahmet Çalışır, “Batının, Amerika’nın peşinden koşuyoruz. Şer-i hassasiyetleri göz önünde bulundurmuyoruz. Musiki asla amaç haline gelmemelidir. Bu işle uğraşanlarda amaç haline getirme sorunu var. Musikinin araç olduğu unutulmamalıdır. Tamam bu medeniyetin bir parçasıdır ancak salt olarak senin hedefin musikiyse yanlış yoldasın. Musiki seni doğruya götürecek, ilahiyata, ilahi noktaya ulaştırabilecek çok iyi bir enstrümandır. Siz bunun araç olduğundan uzaklaşıp, amaç haline getirdiğiniz zaman kulluktan da uzaklaşıyorsunuz” dedi.

“TEMELDEKİ SORUN KUR’AN’DAN UZAKLAŞMADIR”

Televizyonlarda yapılan müzik programlarının Türk kültürünü yansıtmadığını söyleyen Ahmet Çalışır, “Müzik programlarımız tamamen yere düşmüş bir vaziyette. Gençlerimiz de onları izleyip onları örnek alıyor. Musiki, eğlence aracından çok kişiyi kemaliyata ulaştıracak bir araçtır. Medeniyeti oluşturan birkaç enstrüman var. İslam medeniyetini oluşturan cüzler tamamen Kur’an çerçevesinde oluşmuştur. Musikisi, hüsn-ü hat’ı, tezhip’i, minhyatür’ü, ebrusu, ahşap oymacılığı, şiiri, edebiyatı bunların hepsi Kur’an-i sanatlardır. Temeline baktığımızda ise Türk musikisinin gelişememesindeki temel sorun Kur’an’dan uzaklaşmayla yakından alakalıdır. İnsan Kur’an’dan uzaklaşmışsa yapmış olduğu şeylerin meşruiyetini tartışmalıdır” diyerek sözlerini noktaladı.

HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme