AK Parti Grubu Adına Akış konuştu
AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Akış, Meclis Genel Kurulu'nda 2014 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı Görüşmelerinde Ak Parti Grubu Adına söz aldı.
Ak Parti Konya Milletvekili Mustafa Akış’ın Genel Kurulda Yaptığı Konuşmanın Tam Metni;
Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Türkiye Su Enstitüsü kurumlarının bütçeleri üzerine söz almış bulunuyorum. Ancak bu kurumlarımızı konuşurken havadan sudan bahsetmekte istemiyorum.
Fakat hava kadar, su kadar önemli olan demokrasi, özgürlükler, kişinin kimliğini, dilini, dinini özgürce yaşayabilmesi ve kendini ifade edebilmesi üzerine bişeyler söylemek istiyorum.
Değerli Milletvekilleri,
3 Kasım 2002 seçimleriyle oluşan parlamento ve işbaşına gelen hükümetimiz 11 yıllık süreç içerisinde çok önemli reformlar gerçekleştirmiş, demokratikleşme yolunda çok cesur adımlar atmıştır. Bugün de ‘’çözüm süreci’’ başlığı altında yapılan çalışmayla Türkiye’nin ayağındaki prangaların en büyüğünden terör sorunundan inşallah kurtulacaktır.
Kökü çok gerilerde olan bu sorun 80’li yılların ortalarından itibaren artık bir alev topu haline dönüşmüştür. Kamu bürokrasisi de bu tarihten sonra meseleye tamamen asayiş eksenli bakmaya başlamıştır. Böylece bir semptom olan terör, hastalığın yerine ikame edilerek sorun sadece ama sadece terörle mücadeleye indirgenmiştir. Güvenlik ve asayişe indirgenen mücadele ile ilgili anlamda yurttaş ile terörist ayrımı göz ardı edilmiştir. Olağanüstü hal geçici bir tedbir olmaktan çıkmış ve 24 yıl sürdürülerek kendi başına ayrı bir hukuksal ve idari düzeni ifade etmeye başlamıştır. Böylelikle mesele köy boşaltmalarına kadar varacak bir ötekileştirmeye dönüşmüş ve 90’lı yıllar bu şekilde heba edilmiştir. 2002 yılına gelindiğinde ise Ak Parti iktidarıyla iç barışı güçlendirecek huzurumuzu tahkim edecek adımlar bir bir atılmaya başlanmıştır. Bugüne gelene kadar Ak Parti iktidarı bir yandan millet idaresine helal gelmemesi için kapatılma tehditleri altında darbe senaryoları içerisinde vesayetle mücadele etmiş bir yandan da hak ve özgürlükler konusunda önemli reformlara imza atmaktan geri durmamıştır. Türkiye değiştikçe , şartlar iyileştikçe ve olgunlaştıkça, dirençler ortadan kalktıkça, siyaset bir hak arama yöntemi olarak , bir sorun çözme yöntemi olarak daha fazla güç kazandıkça yapılan reformlar da o nispette büyümüştür. Çözümsüzlüğün bir siyaset tarzına dönüştüğü ; siyasetin çözüm değil çözümsüzlük anlayışı içerisinde üretildiği bir ortamda Ak Parti iktidarı hak ve özgürlükler noktasında karalılıkla yoluna devam etmektedir.
Değerli Milletvekilleri,
Asolan hak ve özgürlük taleplerinin siyasi bir zeminde, demokratik bir kültürle, şiddetin, silahın dışlandığı bir ortamda siyasetin meşru araçlarıyla dillendirilmesidir. Ancak bugün karşılaştığımız tablo hükümetin cesur adımları karşısında muhalefetin istismar gayretidir. Çözüm gerçekleştiğinde beslendikleri ve varlık sebepleri kaos ortamının ortadan kalkacağından korkanlar huzur ortamının ortaya çıkmaması için her türlü dejenerasyonu ve dezenformasyonu yapmaktan hiç çekinmemektedirler. Hala silahın gölgesinde siyaset yapanlar silahın yardımıyla mazlum vatandaşa siyasi tercih dayatanlar bir provakasyon olduğu apaçık ortada duran ve her seçim öncesi tekrar tekrar sahnelenen Yüksekovadaki hadiseyi bile ateşe benzin dökerek büyütme gayretinde olmuşlar, bu olaylardan medet umar hala gelmişlerdir. Kan ve gözyaşı telkin edenler bu saiklerle siyaset yaptıkları müddetçe başarılı olmayacaklar ve siyasi zeminlerini de kaybedeceklerdir. Artık kan ve gözyaşı miadını doldurmuştur. Bu ülkede artık kamu alanını otoriterleştiren bu alanı kendi tanımladığı makbul vatandaşa benzemeyenlere cehennem haline getiren bir devlet anlayışı yoktur. Artık devletin ali menfaatlerini milletinden üstün tutan bir iktidar yoktur. Halkımız özellikle de Kürt vatandaşlarımız kendini kavgaya, tartışmaya huzursuzluğa zorlayan siyasi anlayıştan ve onun mahalle baskısından bıkmıştır. Vatandaşlarımız hizmet beklemekte müreffeh bir biçimde, huzur içerisinde yaşamak arzusundadırlar. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışını kendine bir yol haritası olarak benimseyerek, tahriklere, kanlı provakasyonlara rağmen Milli iradeye, sandığa, demokrasiye yönelik her türlü kışkırtmaya rağmen Ak Parti değişim iradesinden geri adım atmamıştır.
Temel hak ve özgürlüklerin genişletildiği, ülkenin demokratikleştirildiği, millet için büyük hizmetlerin sunulduğu sesiz devrim cesaret ve kararlılıkla yoluna devam etmektedir. Bu hareket ‘’ Bu şarkı burada bitmez’’ denildiği gün başlamıştır. Bugün ise hala o şarkı çalmakta ve dinleyicisinin kulaklarında hoş sedalar bırakmaya devam etmektedir ve inşallah uzun yıllar da devam edecektir.