AK Parti'den Suriye'de Güvenli Bölge açıklaması!
AK Parti sözcüsü Ömer Çelik Suriye'deki güvenli bölge anlaşmalarıyla ilgili açıklama yaptı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'nın ABD ve Rusya ile Suriye'de Güvenli Bölge için yaptığı tarihi anlaşmalardan sonra AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu.
"Beladan kurtarıldı"
Ömer Çelik açıklamasında, "Başkan Erdoğan liderliğinde diplomatik zaferdir. Yapılan anlaşmaların başarı olduğu dünya basınında yer aldı." dedi.
"Güvenli dönüş sağlanacak"
Sözcü Çelik, "Milli Güvenliğimiz ve bölge halkları beldan kurtarıldı. Açık kaybedeni terör örgütüdür. kaybetmeye devam edecek. Tehdit organizasyonu son merhale ile tamamlandı. Mültecilerin güvenli şekilde dönüşü sağlanacaktır. " diye konuştu.
"Siyasi sabotajdır"
Ömer Çelik, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ın küstah mektubunu kürsüden okuyup alkışlatmasıyla ilgili olarak "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları siyasi sabotajdır. Net bir seviyesizlikle karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.
İşte Çelik'in açıklamalarından satır başları:
Rusya ve ABD tarafından teyit edildi
"Ayrılıkçı gündemler boşa çıkarıldı. 30 km içinde terör örgütü unsurları bulunmayacak. Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı'ndaki pozisyonu hem ABD tarafından hem de Rusya tarafından teyit edilmiştir. Mültecilerin güvenli ve gönüllü geri dönüşü konusunda ortak çalışma yapılacak. Bunun açık başarı olduğu dünya basınında yer aldı. Herkes Türkiye'nin diplomatik zaferinden bahsediyor. Bunun açık kaybedeni terör örgütüdür ve kaybetmeye devam edecektir.
Kılıçdaroğlu'nun sözleri
Türkiye düşmanları bu çabalara karşı eleştirilerini ortaya koyarken Türkiye birlik ve bütünlük içinde duruşunu sergilemiştir. Milletimizin her kesimi birlik ve beraberlik sergilemiştir. CHP'nin ortaya koyduğu tavır trajiktir. Kılıçdaroğlu siyasi sabotaj gerçekleştirmeye çalışıyordu. Cumhurbaşkanlığı makamına saygı esastır, yok hükmündedir. En temel vatansever duruşu CHP Genel Başkanı'ndan görmedik. Bizim açımızdan yok hükmünde olan bir mesajı grup toplantısında gündeme getirerek siyasi sabotaj yapıyorlar. CHP Genel Başkanı dünyada söylenenlerin sözcüsü oluyor. Net bir seviyesizlikle karşı karşıyayız. Yok hükmünde olan bir mesajı sahipleniyor. Cumhurbaşkanımızın başarısı bunlarda travma yaratıyor."
"Seviye sorunu var"
Kılıçdaroğlu'nun bu mektubu dillendirmesi trajedinin aynı şekilde sürdüğünü göstermektedir. Dünyanın her yerinden mesaj gönderildiğinde Türkiye'nin bu mesajı kabul edip etmediği önemlidir. Türkiye'nin buna nasıl karşılık verdiği meselesinde karşı tarafın yanında yer alıyor CHP. Burada açık bir seviye sorunu olduğunu ifade etmek isterim.
"Milletimiz tespit etmektedir"
Türkiye Cumhuriyeti'nin şan ve şerefinin nasıl korunduğunu aziz milletimiz net bir şekilde görerek tespit etmektedir. Gerekirse askeri harekat, diplomasi en zirve noktasında gerçekleştirerek net bir şekilde ortaya konulmaktadır."
Hastalık psikoloji
Buradaki hastalıklı psikoloji şudur. Dinleyenlerin bir kısmının da bu konuşmayı alkışlamasıdır. Eğer onur ve itibara sahip çıkma konusunda gerçekten samimilerse Kılıçdaroğlu'nun iç siyasetteki siyasi müttefikinin Türkiye cumhuriyetine, TSK'ya dönük iftiralarına ne diyeceğini duymak isteriz.
Şunu beklerdik mesela… Cumhurbaşkanımız Soçi'de bu zorlu mücadeleyi yürütürken CHP Genel Başkanı deseydi ki hükümetin yürüttüğü politikalar nedeniyle eleştirim var ama Soçi'de mücadele yürütüyor o sebeple bugün eleştirilerimi bir kenara bırakıyorum, terör örgütlerine karşı yanlarında duruyorum deseydi bu soylu bir tavır olur derdik. Bu hayal düzeyinde kalmıştır.
"Namus sözü vermişti"
Mektubun sızdırılması, yok hükmündeki mektup diplomatik başarı süreçlerini sabote etmek için kullanıldı. Ama Türkiye bunu yok hükmünde sayarak müzakereleri güçlü şekilde yürüttü.
Seçimlerden önce belediyelerden hiçbir işçi atılmayacak diye namus sözü vermişti. Bu sözü kendisine bir kez daha hatırlatıyoruz.
"YPG'ye terör örgütü" değil demişti
Siyasi namusun en temel ilkesi teröre karşı olmaktır Kılıçdaroğlu geçmişte YPG terör örgütü değil demişti. YPG'nin nasıl bir örgüt olduğunu tekrar hatırlatmak istiyoruz. Bu örgüt harekattan beri sınırlarımıza bin kadar havan, top, roket saldırısı olmuştur. 20 şehit verdik, 187 yaralı vatandaşımız var. 7 kahraman askerimiz şehit oldu, 90 askerimiz yaralandı. SMO'da 96 şehit verdik, 369 kardeşimiz yaralanmıştır. Utanç verici bu konuşma CHP mensupları tarafından da reddedilmelidir.
AB ve Arap Birliği’ne tepki
Bu operasyonlarımız neticesinde AB'den Arap Birliği'nden gelen eleştirilerin de ne kadar yanlış olduğu görülmüştür. Eğer Türkiye bu göç meselesinde bu kadar yük alan bir davranış ortaya koymasaydı AB demokrasileri yerle bir olacaktı. Sınırlarına dayanan küçük sayıdaki mülteciler aşırı sağcılar bir çok ülkede meclislerine girdiler.
Türkiye'nin bu kadar mülteciyi misafir etmesi Avrupa demokrasisini koruyan bir şeydir. Arap birliği her açıklamada Arap toprağının işgalinden bahsediyor. En güçlü desteği vermesi gereken Arap Birliği'nden niye bu sesleri duymuyoruz.
Arap toprağının bir takım terör örgütleri tarafından işgal edilmesi karşısında fiziki mücadeleyi vermesi gereken kendileri değil mi? Ama mücadeleyi veren Türkiye'dir.
DEAŞ meselesi
Biz DEAŞ'dan bahsederken Araplar demiyorsak PYD/YPG için Kürtler dememek gerekir. Bizler bu bölgeye baktığımızda kardeşlerimizi görüyoruz. Ama birileri oraya baktığında robot terörist haline getirecek bir grup olarak görüyor
PYD/YPG'den bahsederken kasten Kürtler diye bahjsedenler Kürtlerin kendi projelerinin lejyoneri olması için bir hareket içindedir. Kürtler kadim bir halktır."