'Akif'in duruşuna ihtiyacımız var'

İstiklal Marşı’nın yazıldığı günlerde Türk milletine yönelik tehditlerin bugün daha fazlasının yaşandığını ifade eden İstiklal Marşı Derneği Konya Şube Başkanı Mustafa Deveci, “İstiklal Marşı yazarımız Mehmet Akif Ersoy gibi o günkü milli ruhla birlik ve beraberlik içinde mirasımıza sahip çıkmalıyız” dedi.

Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı’nın 12 Mart 1921’de Milli Marş olarak kabul edilişinin 95. Yıldönümü kutlanıyor. Mehmet Akif’in hiçbir çıkar gözetmeksizin halis duygularla bu marşı kaleme aldığı milletimizin hissiyatına tam manasıyla tercüman olan İstiklal Marşı ile ilgili İstiklal Marşı Derneği Konya Şube Başkanı Mustafa Deveci gazetemize özel açıklamalarda bulundu.  Bugünkü şartların İstiklal harbi sırasında İstiklal Marşı’nın yazıldığı şartlardan daha kötü durumda olduğunu ifade eden Başkan Deveci, “O zamanlar insanlar kendilerinin ne olduğu ve düşmanlarının kimler olduğu noktasına fikir sahibiydiler. Düşmanlarımız bize sinsice saldırdıkları gibi alenen de saldırıyorlardı. Zaten Yunanın İzmir’e asker çıkarmasıyla 1919 Mart ayında başlayan yine doğuda Ermenilerin yaptığı süreç bunlar sinsice değil alenen yapılan işlerdi. Müslümanlar öldürülüyor. Camiler yıkılıyordu” dedi.

mehmet-akif-1.jpg

İSTİKLAL HARBİ MİLLİ İNİSİYATİFLE BAŞLADI

Çanakkale Savaşı ve 1. Dünya savaşından çıkmış yorgun bir halkın olduğunu belirten Deveci, “Yapılan bu işler Anadolu’nun diğer yerlerinde dalga dalga duyuluyor. Duylunca da eğer bir yatarsak İzmir’de olan Afyon’da da Konya’da da olacak. Bu fikir fark edilince insanlarda mecburi olarak toparlanmaya sevk ediliyor. Maraş, Antep ve Urfa’da başlayan milli işler devlet talimatıyla değil kendi milli inisiyatifleriyle sıcak çatışmaya girmiş ve gavuru kendi vilayetlerine çıkarmışlardır. O yüzden bu şehirlere Kahraman, Gazi ve Şanlı unvanları veriliyor. Yani bizim İstiklal Harbimiz bir devlet talimatıyla değil milli bir destek ve inisiyatifle başlamış bir hadisedir” diye konuştu.

DÜŞMANIMIZIN KİM OLDUĞUNU BİLMİYORUZ

Türkiye’nin durumunu insan vücuduna benzeten Deveci, “Bizim varlığımızı bir bünyeye benzetecek olursak bizim bünyemizde bir takım zararlı toksinler var. Bunları vücuda zararlı diye savaşan unsurlar var. Bunu emniyet güçleri sayabilirsin. Şimdi geldiğimiz yerde beyin senin düşmanın yoktur diye telkin veriyor. Kimseyi ötekileştirme, nefret söylemi yapma. Herkes kardeşin. Düşmanına da merhamet göster. Kin gütme. Sürekli bunlar işleniyor. Bizim kendi düşmanımızı seçmemize mani olunuyor. Böyle olduğu için değil onlarla savaşmak düşmanımızın kim olduğunu bile bilmiyoruz. Bu sebeple büyük bir tehlikeyle yüz yüzeyiz. Zararlı toksinleri vücudumuzun bir parçası gibi görüp onlarla mücadele etmeyi bıraktığımız zaman vücut tamamen kansere teslim olup külliyen yok gitme riskiyle karşı karşıyayız” şeklinde konuştu. 

mehmet-akif.jpg

BİZ TÜRKİYE’Yİ GÂVURA YERDİRMEM DİYEN MÜSLÜMANLARIZ

“İstiklal harbinde bizim canımıza malımıza kastedenler sürekli bize kardeşim diyen bizim topraklarımızda yaşayan gayrimüslimlerdi” diyen Deveci, “Meclis kurulduğunda bunlarla bir savaş yürütüleceği için mecliste bunların olmaması gerekiyordu. Biz İstiklal harbini kazandık. Normalde kazanmamız mümkün değildi. Ama Allah yardım etti. Biz kazandık. Biz kimiz? Biz Türkiye’de etnik kökeni neye mensup olursa olsun Türkiye’yi gavura yerdirmem diyen Müslümanlarız. Ve bizim kimliğimiz orada doğdu. Türkiye Cumhuriyetini kuran gayrimüslimlere rağmen Müslümanlardır.  Şimdi bizim canımıza kasteden insanlarla beraber tekrar bir yapılanmaya gitmemiz söyleniyor. Bunu Müslüman olduğunu söyleyen insanlara yaptırarak bizim savunma geliştirmemize engel oluyorlar”ifadelerini kullandı.

İSTİKLAL MARŞI TÜRK MİLLETİNİN TARİFİ

İstiklal Marşı’nın Türk milletinin tarifi olduğunu belirten Deveci, “Türkiye ahalisi olarak son bin yıldır Türkiye’yi vatanlaştıran İstiklal Harbinde tekrar bunu yapan Müslümanlarız. Bu Müslümanlara bizim dışımızdakiler Türk adını vermişler. 8 tane Haçlı seferi def ettik. Biz sürekli bir haçlı kuvvetleriyle karşılaştık.  İstiklal Marşı yazarımız Mehmet Akif Ersoy duygularına ve duruşuna sahip olmamız gerekiyor. Akif vatanının düşman çizmesinde kalmasına razı olan bir insan değildi. Akif gibi nice insanlar bir vazife ifa ettiler. Bu mirası bizim elimizin tersiyle itmemiz gerekiyor. Sahip çıkmamız gerekiyor. O miras bize doğru yolu gösterecek.  Hangi siyasi partiye mensup olunursa olunsun bir niyeti bozukluk olmadıktan sonra millet bir bütün olarak yaşamaya devam ediyor ve etmelidir” diye konuştu.

İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme