Akşehir AK olacak mı?
Akşehir'de Ak Parti ve MHP yarışacak. Adaylar belde ve köylerle birlikte Akşehir'de seçim çalışmalarını hızla sürdürüyor. Ak Parti'nin bu yarıştan zor da olsa birinci parti olarak çıkması muhtemel gözüyle bakılıyor.
Yeni Haber - Hamdi Bağcı, A. Akif Solak
Akşehir Konya’nın büyük ilçelerinden bir tanesi. 93 bin 900 nüfuslu bir ilçe. Akşehir büyük bir ilçe olduğu için hizmet alanı da haliyle büyük. Ak Partili mevcut Belediye Başkanı Abdülkadir Oğul’un Akşehir’de iyi işlere imza attığı düşünülüyor. Ancak Ak Parti Akşehir’de aday değişikliğine giderek, Abdülkadir Oğul’u yeniden aday göstermedi. Ak Parti’nin yeni adayı ise Salih Akkaya. Akkaya’nın bir süre Akşehir dışında görev yapması ve dışarıdan gelmiş olması seçimlerde aleyhine bir durum olarak değerlendiriliyor. Fakat Köy Hizmetleri’nde yıllarca çalışmış olması nedeniyle köy ve beldeleri iyi biliyor. Bu da hanesinde büyük bir artı olarak göze çarpıyor. Akşehir’de yarışacak adaylar ise şöyle; Osman Fedai – MHP, Salih Akkaya - AK Parti, Lütfi Çelebi – CHP, Mevlüt Orhan – Saadet Partisi, Seyit Mehmet Hallaç – BBP, Mustafa Terlemez – DSP, Ali Şenel Çobanoğlu – BTP, olmak üzere 7 aday. Ancak Akşehir’de Ak Parti ile MHP yarışacak gibi görünüyor. Vatandaşlar Akşehir’de park sorunu olduğunu ve bu sorunun çözülemediğini söylüyor. Buna ek olarak cadde kenarlarının ücretli olması, cadde boyundaki esnaflar tarafından tepkiyle karşılanıyor. Esnaf müşterilerinin dükkanlarının önüne araç koyamadıklarını söylüyor. Yolların da yapımının üstünkörü yapıldığı konusunda bazı vatandaşlar da şikayetçi. Akşehir’de yaşanan bu olumsuzluklar da Ak Parti’nin hanesine eksi olarak yazılıyor. CHP Akşehir’de önceki kadar güçlü görünmüyor. Akşehir’de CHP’nin göreve geldiği yıllarda çalışma yapamaması, “fırsatı değerlendiremedi” olarak yorumlanıyor. Bu da şu an CHP’nin Akşehir’de etkin olmamasının ana nedeni. Saadet Partisi Akşehir’de önceki yıllara oranla etkinliğini biraz daha artırmış gibi görünüyor. Bu seçimlerde de oy oranını artıracağa benziyor. Ancak Akşehir’de seçim yarışı Ak Parti ve MHP arasında geçecek. Ak Parti’nin ise bu yarıştan zor da olsa 1. Olarak çıkacağı düşünülüyor.
KAZANACAĞIMIZA İNANCIM TAM
Ak Parti Akşehir İlçe Belediye Başkan Adayı Salih Akkaya, Akşehir’de oldukça iddialı olduklarını söyledi. Tek rakiplerinin 2011 Genel seçimlerindeki oy oranı olduğunu belirten Akkaya, Akşehir’de bu oy oranını geçerek rekor kıracaklarını söyledi. Bu noktada kaygılarının olmadığını belirten Akkaya, “Kazanacağımıza inanıyorum. Köy Hizmetleri’nde yıllarca çalıştım. Köyleri ve beldeleri iyi bilirim. Sorunları ve ihtiyaçları iyi bilirim. Bu yüzden köy ve beldelerde ziyaretlerde bulunduk. Oralarda da bize karşı olan hava oldukça iyi durumda.” Diye konuştu. Seçilmeleri halinde Akşehir’de yapacakları projelere de değinen Akkaya sözlerini şöyle sürdürdü; “Akşehir’de işsizlik sorunu var. Bu sorunu çözmek için öncelikle Organize Sanayi Bölgesi kurmayı hedefliyoruz. Köyümüzün birinde de jeotermal su kaynağı çıktı. Bunu da iyi bir şekilde değerlendirip orada yapılacak yatırımla hem istihdam sağlanır hem de turizm açısından bir gelişme olur. Akşehir’de doğalgaz çalışmaları yapacağız. Yine istihdamı artırmaya yönelik olarak paketleme fabrikası kurmak için girişimcilerimizi destekleyerek, bu fabrikayı kurabiliriz. Akşehir’de turizmi daha da canlandıracak çeşitli projeler düşünüyoruz. Konya merkezden sonra en çok Selçuklu mirası Akşehir’de bulunuyor. Bunları tek tek restore ederek turizme kazandırıp, Akşehir’e gelen turist sayısını artırabiliriz. Ayrıca Akşehir’deki öğrenci sayısını da artırarak ekonomik canlılığı da artırmak için çalışmalar yapacağız.”
İNSANLAR SADAKAYLA KANDIRILIYOR
Saadet Partisi Akşehir İlçe Başkan Adayı Mevlüt Orhan, seçim çalışmalarını ve projelerini değerlendirdi. Orhan, Akşehir’in yatırım konusunda hak ettiğini almadığını söyledi. Akşehir’de hizmetin vatandaşların göreceği alanların dışına çıkamadığını belirten Orhan, sözlerine şöyle devam etti; “Akşehir’de kenar mahallelerde hizmet yok. İnsanlar sadakayla kandırılıyor. Biz bu anlayışı bertaraf edeceğiz. Kazandığımız takdirde her şeyi vatandaşlarımıza soracağız, onlara danışacağız. Alacağımız cevaplara göre hizmetler getireceğiz. Bunları vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Ziyaretler çok olumlu geçiyor. Ancak sürprizlere gebe bir seçim olacak. Biz Akşehir’in kazanması için uğraşacağız.”
AKŞEHİR TARİHİ
Tarih boyunca hep önemli bir yerleşim, ticaret, kültür merkezi olan Akşehir'e ait ilk arkeolojik bulgular Neolitik Dönem'e kadar uzanıyor. Etiler zamanında Akşehir'in adı Thymbrion' dur. Zamanla Frikya egemenliğine daha sonra Anadolu‘ da egemenlik kuran Lidyalılar’ın yönetiminde kalan Akşehir'in önemi daha da arttı. "Krallar Yolu" Akşehir'den geçmekteydi. Akşehir Helenistik dönemde Phrygia tiranı Philomelos tarafından kuruldu. İlk yerleşim alanı bugünkü kentin kuzey-batısında, sultan dağının kuzey yamaçlarındaydı. Kent roma döneminde Philomelium (Bal Sevenler) adını aldı.
Müslüman Araplar birçok kez yağmaladıkları kente Belde-i Beyza (Beyaz Şehir) adını verdiler. Malazgirt Savaşı' nın ardından başlayan Anadolu' nun türkleşmesi sonucunda Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından alınan kentin bundan sonra adı ve kaderi değişir. Nehçet-ül menazil'de buraya gelen hükümdarlardan birinin çiçek açmış ağaçlardan esinlenerek"Akşehir" dediği rivayet edilmektedir. Akşehir'in günümüzde sahip olduğu eserlerin pek çoğu Selçuklular zamanında yapılmıştır. Bu dönemde kent zenginleşir ve gelişir. Horasan illerinden Seyyid Mahmud Hayrani, Nimetullah Nahçevani gibi din bilginleri Akşehir'e göç ederek bu toprakların manevi dokusunun değişmesine katkıda bulunurlar.
Selçuklu devleti'nin çökmesiyle önce Eşrefoğulları, sonra da yüz yıl Hamitoğulları yönetir. Kenti beyliklerden günümüze sadece Marif köyündeki Şeyh Hasan Türbesi ile mezar taşları ulaşır. Akşehir 1381 yılında Murat Hüdavendigar'a satılır. Yıldırım Beyazıt 1402 yılında Timur'a yenilince Ferruhşah Mescidi'nin cenazelik bölümüne hapsedilir ve burada intihar eder. Timur'un zulmünden bunalan halk, Nasreddin Hoca'yı dirilterek doymak bilmeyen fillerden kurtulmanın çaresini arar. Fetret döneminde kısa bir süre Karamanoğulları eline geçen Akşehir, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1467 yılında fethedilir ve cumhuriyete kadar sürecek olan kesintisiz Osmanlı Hâkimiyeti başlar. 15. Yüzyılın sonlarına doğru çeşitli etnik ve dinsel kökenden gelen kavimlerin barış ve kardeşlik içerisinde bir arada yaşadığı günler başlar.
Sevr Antlaşması ile Akşehir İtalyanlar tarafından işgal edilir. İtalyanlar hıristiyan mahallelerindeki evlere yerleşirler. Ancak işgal günleri uzun sürmez. Çınaraltı Mescidiavlusundaki çınarın üstünde yuvalanan leyleğe ateş eden İtalyanların silah seslerini duyan halk sokağa fırlar. Bunu bir ayaklanma sanan işgal kuvvetleri toparlandıkları gibi şehri terk ederler. Ancak Anadolu'nun topyekûn kurtuluşu bu kadar kolay olmayacaktır.
Mustafa Kemal kumandasındaki ordu, Kurtuluş Savaşı'nı, halkla birlikte büyük sıkıntılar içinde sürdürecektir. Sakarya Meydan Muhabereresi'nden sonra 18 Kasım 1921'de Garp Cephesi Karargâhı Akşehir'e nakledilir. 24 ağustos 1922'ye kadar sürecek olan dokuz ay on günlük sürede taarruz hazırlıkları Akşehir'den yönetilir, planlar burada yapılır. Akşehir ve köylerine birlikler yerleştirilir. Kumandan İsmet ( İnönü ) Paşa TBMM' den ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa' dan aldığı emirlerle "Büyük Taarruz" un hazırlıklarını 9 ay boyunca Akşehir' de yapar. Akşehir, bir anlamda sinesinde Büyük Taarruz'u doğuma hazırlar. Garp cephesi komutanı Mirlavi İsmet Bey bu sürede sürekli Akşehir'de kalır. Mustafa Kemal Paşa’da hazırlıkları kontrol etmek için defalarca Karargâha gelir. 1922 yılının 28 Temmuz günü bir futbol turnuvası bahane edilerek bütün ordu komutanları Akşehir'de buluşur ve son hazırlıklar gözden geçirilir.
Nihayet ağustos sonunda taarruza karar verilir. 24 Ağustos 1922 günü sabahı ordu harekete hazırdır. Namaz kılınır, Nasreddin Hoca'nın Türbesi ziyaret edilir. Mustafa Kemal' in askerleri Akşehirlilerin alkış ve dualarıyla cepheye uğurlanır.
Ünlü yazarımız, hemşerimiz Merhum Tarık Buğra, Küçük Ağa romanında işte o günlerin Akşehir'ini anlatmıştır. 24 Ağustos her yıl Akşehir Onur Günüolarak coşkuyla kutlanır. O umut yüklü mücadele günlerinin anısına Garp Cephesi Karargâh Binası bugün aynı isimle Müze olarak hizmet vermektedir.
Bakmadan Geçme