1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Akşehir ve Eber Gölü kuruyor
Akşehir ve Eber  Gölü kuruyor

Akşehir ve Eber Gölü kuruyor

Akşehir ve Eber Göller Çevre Koruma Birliği ile Konya Teknik Üniversitesinin (KTÜN) göl sularının çekilmesine dair yürüttüğü projede, yüzey faylanmaları ve küçük obruk oluşumlarına, vahşi sulamaya bağlı aşırı yeraltı suyu çekiminin neden olduğu tespit edildi.

A+A-

Akşehir ve Eber Göller Çevre Koruma Birliği ile Konya Teknik Üniversitesinin (KTÜN) göl sularının çekilmesine dair yürüttüğü projede, yüzey faylanmaları ve küçük obruk oluşumlarına, vahşi sulamaya bağlı aşırı yeraltı suyu çekiminin neden olduğu tespit edildi.

KTÜN Jeoloji Mühendisliği Bölümü Uygulamalı Jeoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Nalbantçılar ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Eren, Konya'nın Akşehir, Tuzlukçu, Afyonkarahisar'ın Çay, Bolvadin, Sultandağı ilçeleri ile Yeşilçiftlik ve Dereçine beldelerini kapsayan projede, göl sularının çekilmesi başta olmak üzere bölge de sık sık karşılaşılan yarıkların, yüzey faylarının ve küçük obrukların nedenleri için araştırma yaptı. Yaklaşık bir ay süren araştırma sonucunda yarıkların, obrukların ve çatlakların nedeninin bölgede yapılan vahşi sulama olduğu belirlendi. Prof. Dr. Nalbantçılar, Akşehir Gölü'nde suyun mayıs ayından itibaren tamamen çekildiğini, gölün tamamen kuruduğunu, Eber Gölü'nde ise yaklaşık 10 kilometrekarelik bir alanda su kaldığını belirtti.
‘AKŞEHİR GÖLÜ, KUPKURU’
Eber Gölü'nde önceki dönemlerde yaklaşık 30 metre su yüksekliği olduğuna dikkati çeken Nalbantçılar, "Eber Gölü'nde bugün neredeyse 1 metre düzeyinde bir suyun varlığını tespit ettik. 354 kilometrekare alana sahip Türkiye'nin 5. büyük gölü Akşehir Gölü ise bir tarafından diğer tarafına yürüyebileceğiniz şekilde kupkuru." dedi. Nalbantçılar, "Zaman zaman Akşehir fayında meydana gelen depremlerin göl sularının çekimine etkisinin olup olmadığı" konusuyla yola çıktıklarını belirtti.
‘TEDBİRİ ELDEN BIRAKMAMAMIZ LAZIM’
Nalbantçılar, giderek artan küresel iklim değişikliğine bağlı sıcaklığın ve beraberindeki yağış azalmasının bundan sonra da devam edeceği düşünülerek, yeni bir hidrojeolojik ve hidrolojik bilinçle mevcut tarımsal yapının uygun hale getirilmesinin önem arz ettiğine dikkati çekti. Yakın gelecekte Akşehir ve Eber göllerinin geçici göl pozisyonuna doğru ilerlediğini vurgulayan Nalbantçılar, şunları kaydetti: "Nasreddin Hoca'nın maya çalacağı gölde su kalmıyor. Bu noktada tedbiri elden bırakmamamız lazım. Acilen bu bölgede yeni bir stratejiyle yola deva etmek gerekiyor. Bu noktada elde ettiğimiz veriler, daha çok bu işin üstesine gidilmesi gerektiğini gösteriyor. Bu konuda da Tektonik ve Deprem uzmanı Prof. Yaşar Eren hocamız, kırık fay ve deprem etkisini de arazide incelediğinde mevcut yarıkların, minik obrukların ve çatlaklıkların depremlerle ilişkili olmadığını tespit etti. Bu kırık ve çatlaklıkların kesinlikle yer altı suyunun fazla tüketilmesiyle ortaya çıkmış kurumaya bağlı yüzey faylanmaları olduğunu ortaya koymuş oldu. Su kullanımının vahşi sulama olarak devam etmesi durumunda yarık ve çatlakların gitgide uzayacak, yarılmaların açıklıkları artacak. Netice itibarıyla da Allah korusun yarıklar, mevcut göl çanağına doğru ilerleyip bu çanağı çatlattıktan sonra da çanağın içinde bir damla su kalmayacak şekilde hasara neden olacaktır."
ÇATLAK VE YARIKLAR YERLEŞİM YERLERİNİ TEHDİT EDİYOR
Nalbantçılar, yüzeyde oluşan çatlakların sadece göller için değil yerleşim alanları için de sorun teşkil ettiğini belirterek, "Çatlaklar, yolları, mezarları, dükkanları ve evleri yarıp geçmekte, yıkıma neden olmaktadır. Her yıl bu çatlaklarda ilerleme devam etmektedir." ifadelerini kullandı. Bölgedeki mevcut yer altı suyu kullanım politikalarının değiştirilmesinin önemine dikkat çeken Nalbantçılar, daha az su tüketen ürünlerin yetiştirilmesi ve su tasarrufu sağlayan tekniklerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.


HABERE YORUM KAT