Ali Dere: Konyaspor'dayken memur gibiydim
Yeni Malatyaspor ile anlaşarak Süper Lig macerasına devam eden Konyalı Ali Dere, suskunluğunu Yeni Haber'e bozdu. Veli Özkan'a konuşan genç futbolcu, 'Konyaspor'dayken memur gibiydim. Zincirlerimi kırdım artık.' dedi
Yıldızını 17 yaşındayken Süper Lig’de Konyaspor formasıyla Manisaspor’a gol atarak parlatan Ali Dere, yeşil-beyazlı takımdan yeterince şans bulamadığı için ayrıldı. Yeni Haber’e içini döken Ali Dere, ‘Konyaspor’dayken memur gibiydim. İdmana git-gel yapıyordum. Aykut hoca, bana yeterince şans tanımadı. Kupa maçlarında bile oyuna sonradan girdim. Ali Dere öyle ya da böyle Konyaspor’un bir değeriydi. Avrupa maçlarında 1 dakika bile süre alamamak beni çok üzdü. Konyaspor’dan ayrılarak kelepçelerimden kendimi kurtardım. Artık kendime temiz bir sayfa açacağım’ diye konuştu.
Ali Dere ismini 17 yaşındayken Süper Lig’de Manisaspor’a attığın golle duyurdun. Bitime kısa süre kala oyuna girerek attığın golü anlatır mısın?
O gün çok rahattım. Maç kampında bile gülüp eğleniyordum. Takım düşme hattındaydı ama yaşım küçük olduğu için durumun farkında değildim. Takımdaki ağabeylerim ‘keşke senin gibi kafamız rahat olsa’ diye iç geçiriyorlardı. Hocamız Ziya Doğan’dı. Maç 0-0 bitmek üzereydi. Bitime birkaç dakika kalmıştı. Mesut Erçetin’e kenarda kim ısınıyor diye sormuş. Mesut ağabey beni çok severdi. O da Ali ısınıyor demiş. Kulübeden çağrıldım. Uzatma dakikalarıydı. Apar topar üzerimi değiştirdim. Oyun durmuştu. Fazla zamanımız yoktu. Hoca, ‘Zamanımız yok git kafana göre istediğin yerde kendin gibi oyna’ dedi. Manisaspor’un atağını Emre Toraman kesti. Top bana geldi karşı atağa geçtik. Erdal Kılıçaslan ters koşu yaparak rakibi benim önümden çekti. Önüm açılınca ben de hızlı bir şekilde topu sürdüm ve Hakan Polat hocamın vuruş tekniğini uygulayarak topu gol yaptım. Benim için hayat durmuştu. Sevinçten konuşamıyordum. İlk defa böyle güzel bir duygu yaşamıştım.
Ziya Doğan seni çok seviyordu. Hatta devre arasında Kastamonuspor’a çağırdı. Senin için 600 bin lirayı gözden çıkarmışlardı. Neden gitmedin?
Geçen sezon Anadolu Selçukspor’da çok iyi bir performans sergilemiştim. Geçen seneki takım bu sene de olsaydı birkaç takviyeyle şampiyon olurduk. Sezona Konyaspor’da başladım fakat forma şansı bulamadım. Sağolsun Ziya hoca çağırdı. Gitmeyi istedim, oynamam lazımdı. Başka bir takıma gidecek olsaydım. Sözleşmem uzatılıp kiralık gönderilecektim. Ben de onu kabul etmedim. ‘Anadolu Selçukspor’a gideyim sezon bitince de Konya’dan ayrılayım’ dedim. Yöneticilerimiz kabul etti. Sezonun ikinci yarısını Anadolu Selçukspor’da geçirdim bu yüzden.
Yıllardır emek harcadığın takımda birkaç sezondur forma giyemiyorsun. Yerinde olmak istemezdim.
Konya’da hep ikinci planda kaldım. Ben, istemez miyim Konya’da kalmayı. Ailem burada, evlilik planları kuruyorum. Konya’dan ayrılmak zorundayım artık. Bu bana çok koysa da ayrılmak zorundayım. Tek düşüncem yeni takımımda başarılı olabilmek… Daha çok çalışarak, daha iyi olarak bir gün yine Konyaspor’da forma giymeyi çok isterim. Bu durum beni çok üzüyor ama yarım sezonluk Konyaspor maceramda memur gibiydim. Saat 15’te toplan, idmanını yap, saat 19’da yemeği ye eve dön. Böyle bir mesleği kabul edebilir misin? Bunu kabul eden zaten karaktersizdir. Beni futbolcuyum. Benim işim o yeşil sahada. Ben, bunu yapamazsam niye varım.
Avrupa kadrosunda olmana rağmen 1 dakika bile süre alamadın. Buna ne diyeceksin?
Aykut Hoca çok enteresan birisi… Hocalığını ve karakterini çok beğeniyorum. Ama bir türlü kafasındaki oyun metodunda ben yer almadım. Benim, onun oyun sisteminde yer alacak bir isim olmadığıma inandığı için bana şans vermedi. Süper Ligi, Türkiye Kupası’nı boş verdim de 1 dakika bile olsa Avrupa’yı hak ettiğimi düşünüyorum. Mesela Kızılcabölükspor maçının son 5 dakikasında oyuna girdim. Girdikten sonra adama çarptırarak gol attım hatta. O maçta hoca beni ilk 11 başlatıp göre bilirdi. Kabul edemiyorum. İçime sindiremediğim bazı şeyler var.
Konyaspor’dan ayrılışının temelinde bu var o zaman…
İstediğin kadar iyi ol ama bazı şeyler olmayacaksa zorlamayacaksın. Gençlerbirliği ve Eskişehir ile oynadığımız hazırlık maçlarında çok iyiydim. Aykut hoca yanıma geldi, tebrik etti. Diyalogumuz da çok iyiydi. Hocaya bir şey diyemem ama olmadı yani oynatmadı.
Hocayla görüştün mü bu durumu?
Yok, hocayla hiç görüşmedim. ‘Hocam beni niye oynatmıyorsun’ diyemem ki.
Giderken hoca ne dedi peki?
Ayrılırken hocayla görüşmedim.
O zaman küs ayrıldınız. Kırgın mısın hocaya?
Yok, fırsat olmadı görüşemedim. Konya’da yoklardı. Kırgın değilim hocaya ama içimde ukde bıraktı. Kaç yıl sonra Süper Lig’de forma giyme şansı yakalamıştım ama olmadı.
Acaba sana 1-2. lig topçusu yaftası vuruldu da o yüzden mi forma giyemedin?
Bu sene ak kara belli olacak. Bu sene onu düşünenleri üzeceğime inanıyorum. Beni tanımamalarına rağmen başarılı olmamı istemeyen o kadar çok kişi var ki. Ben, araba kullanmayı bilmezken, Ali Dere arabayla kaza yapmış diyenler vardı. Ben, Bosna’nın yolunu bilmezken, Ali Dere kızlarla takılıyor diye dedikodu çıkaranlar vardı. Ben, kimseye yalakalık yapmadım, kimsenin adamı olmadım, kimseye yalandan gülmedim.kimseye ikili oynamadım. Bu yüzden sevmediler beni.
Şimdiye kadar futboldan çok para kazanabildin mi?
Hayır. Şu zamana kadar hiç hak ettiğim değeri görmedim maddi anlamda. Toplasam 1 milyon lirayı anca bulur. Ali Dere Konyaspor’dan 1 milyon alıyor dediklerinde ben 95 bin liraya oynuyordum. Çıkan haberlere evde babamla gülüyorduk. Aldığım parayı da çarçur etmedim. Ev aldım, aileme verdim.
Futbol piyasasına çok erken düştün. Yıllardır bu camianın içindesin ve yaşın hala genç. Bu durum senin için avantaj mı dezavantaj mı?
Yaşım genç olmasına rağmen 165 resmi maça çıktım. Bu benim için çok önemli bir rakam. Dezavantajı ise daha hayatı öğrenemeden kurtlar sofrasına düştüm. Bazı şeyleri erken yaşamanın sıkıntısını yaşadım. İşin garip tarafı yeni nesil beni bilmiyor. Gençken yaşlanmak ne onu öğrendim.
8 ay süren kasık sakatlığın futbol hayatının kırılma noktası oldu diyebilir miyiz?
Ben, Fethiye’ye gittiğimde sakattım. Tam iyileşmemiştim. Bir maçta 5 dakikada iki depar atamıyordum. Adüktörüm kopmuştu yani kasığım dizime düştü. Kasığımın olduğu yer bomboştu. Bu sakatlığı yaşayanlar futbola dönemiyordu. Futboldan kopacağım diye çok korkmuştum. Ben, 4 ay yataktan kalkamadım, yatalaktım. Psikolojim inanılmaz bozulmuştu. Çok kötüydüm. Annem, benim o halimi görmemek için odanın kapısını açmaya korkmuş ve birçok kez yanıma bile gelememişti. Ben, o noktadan buraya tekrar gelebildim.
Yeni Malatyaspor ile anlaştın. Artık temiz bir sayfa açtın kendine neler söyleyeceksin?
Bonservisimi elime aldıktan sonra birçok takımla görüştüm. Süper Lig ve TFF 1.Lig’den isteyenler oldu. Malatya’nın teklifi cezbetti diyebilirim. Çok çalışacağım ve herkese gerçek Ali Dere’yi izleteceğim.
Futbolu bıraktıktan sonra antrenörlük yapmayı düşünüyor musun?
Birkaç yıl dinlenmek ve aileme zaman ayırmak istiyorum. Daha sonra antrenörlük kurslarına yazılacağım. Daha önümde uzun bir süre var. Futbolu ne kadar üst noktada bırakırsam antrenörlükte de o kadar avantajlı olurum. Ben, sürekli kendini geliştirmek ve çalışmayı ilke edinmiş birisiyim. İnşallah ileride iyi bir hoca olarak Türk futboluna hizmet etmek isterim.
Veli Özkan / Konya Yeni Haber
Bakmadan Geçme