Anadolu'yu Türklere açan zafer: Malazgirt
Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında Malazgirt Zaferinin çok önemli bir yer tuttuğunu ifade eden tarihçi Mikail Bayram, 'Anadolu bin yıldır Türk milletinin toprağı olmuştur.
Tarihimize yön verecek üç zaferden bahsedilebileceğini, bunlardan bir tanesinin de Malazgirt Zaferi olduğunu ifade den tarihçi Prof. Dr. Mikail Bayram, “Malazgirt Anadolu tarihi için çok büyük önem arz eder. Tarihimize yön evren üç zaferden söz edebiliriz. Bu zaferlerden ilki Gazneliler ile Selçuklular arasında gerçekleşen Dandanakan Zaferi’dir. Bu zaferle tüm İran toprakları hatta Mezopotamya bölgesi dâhil olmak üzere Türklere açıldı. İkincisi Malazgirt Zaferidir. Bu zaferler ile Kızılırmak boylarına kadar, Diyar-ı Rum olarak adlandırılan Anadolu, Türklerin hâkimiyeti altına girdi. Batılılar ile birlikte Bizans uzun yıllar Anadolu’yu geri alabilmek için teşkilatlar kurdu. Hatta Haçlı Seferleri düzenlendi. Sonuncusu ise Miryokefalon zaferidir. Bu savaşla da Anadolu’nun Türklere ait olduğu tescillenmiştir. Batı’nın Anadolu’yu geri alma umudu yok olmuştur. Malazgirt de bu zaferlerin arasında önemli bir yer tutmaktadır.” dedi.
“ANADOLUNUN KAPILARINI AÇAN ZAFER”
Malazgirt Savaşının sebepleri ve sonuçları hakkında bilgi veren Mikail Bayram, “Sultan Alparslan Malazgirt Savaşı öncesinde Mısır’da Fatımilerle mücadele içinde bulunuyordu. Alparslan, Bizans İmparatoru Romen Diyojen’in 100 bin kişilik büyük bir ordu ile Doğu Anadolu’ya ilerlediği haberini alınca hemen geri dönerek askeri karargâhlarından biri olan Azerbaycan’a geldi. Ordusunu toplayarak Van gölünün kuzeyine Erciş ve Ahlat bölgesine ilerledi. Alparsan o dönem halkı Ermeni olan Ahlat halkı ile bir görüşme yaparak savaşta kendi yanlarında yer almalarını istedi. Bizans zulmünden usanmış olan Ermeni Ahlat halkı da bunu kabul etti. Türk ve Ermeni kuvvetleri birleşerek Malazgirt’e geldi. Alparsalan Kürt olan Malazgirt halkı ile de bir görüşme yaparak kendi yanlarında yer almalarını istedi. Kürt halk da Ermeniler gibi Selçuklu ordusunda yer almayı tercih etti. Malazgirt Ovasında Alparslan’ın yaklaşık 50 bin kişilik ordusu, Bizans’ın 100 bin kişilik büyük ordusunu hezimete uğrattı. Zaferde Selçukluların Dandanakan Zaferinde de başarı ile uyguladıkları sahte geri çekilme taktiği büyük rol oynadı. Ayrıca Bizans ordusunda yer alan ve Türk soyundan gelen Peçeneklerin de Selçuklu tarafına savaşın seyrinde etkili oldu. İmparator Romen Diyojen dahi savaş alanından kaçamayarak esir düştü.” şeklinde konuştu.
“MALAZGİRT ZAFERİ İLE ANADOLU TÜRK YURDU OLDU”
Sultan Alparslan’ın kazanılan zaferin ardından Anadolu’yu imar çalışmalarını başlattığına değinen Bayram, “Malazgirt savaşından sonra Kızılırmak boylarına kadar bölge fiilen Selçukluların eline geçti. Sultan Alparslan bu yeni toprakları yönetmek için bir teşkilat kurdu. Erzurum ve bölgesi Saltuklulara, Erzincan, Divriği bölgesi Mengüceklilere, Tokat, Amasya, Niksar bölgesi ise Danişmentoğlu Melik Ahmet Gaziye verildi. Böylece bu bölgelerin yönetimi Selçuklu beylerinin eline geçmiş oldu. Bu beylikler hem bulundukları bölgelerin yönetimi ellerinde tutuyor hem de Anadolu’nun fetih işlemini tamamlıyorlardı. Malazgirt zaferinden önce bazı aşiretler Anadolu’nun doğu bölgelerine gelip yerleşmişlerdi. Malazgirt zaferi ile bu daha da hızlandı. Ahmet Yesevi dergahından gelen aşiretler, belli bölgeye yerleşerek buraların Türkleşmesi ve İslamlaşmasına katkıda bulundular. Anadolu’yu imar ettiler.” ifadelerini kullandı.
“FETİH SADECE KILIÇLA KAZANILMAZ”
Fetihlerin kültürel ve dini ögeler ile desteklenmediği taktirde kalıcı olamayacağının altını çizen Bayram, “Fetih denince akla ilk olarak askeri bir gücün bir toprağı zapt etmesi geliyor. Ancak fetih sadece bundan ibaret değildir. Askeri fetihler ne kadar güçlü olursa olsun kültürel ve dini müesseselerle desteklenmediği sürece kalıcı olamaz. İslam’ın doğuşu ile birlikte Müslümanlar İspanya’yı feth ettiler. İspanya 700 sene Müslümanların idaresi altında kaldı ancak Müslümanlar burada yapılanmadığı, halka nüfuz etmedikleri için kalıcı olamadılar. Bugün İspanya’ya baktığımızda sanki İslamiyet buraya hiç uğramamış gibidir. Türklerin Anadolu’yu feth etmesi ile Emevilerin İspanya’yı feth etmesinin arasındaki fark budur. Anadolu bin yıldır Türk milletinin toprağı olmuştur. Anadoluculuk ruhu bu topraklara öyle işlemiştir ki bu bölgenin, yörenin fıtratı haline gelmiştir. Dolayısıyla bu bölgeyi o yaradılıştan koparmak asla mümkün değildir.” dedi.
“MALAZGİRT ZAFERİ ANADOLU HALKINI BİRLEŞTİRDİ”
Malazgirt zaferinin kazanılmasında Kürtler ile birlikte Ermenilerin de katkısının olduğunu ifade eden Bayram, “Malazgirt zaferi özellikle Anadolu’da yaşayanlar için birleştirici bir unsur olmuştur. Savaşı Alparslan Türk, Kürt ve Ermeni birlikleri ile kazanmıştır. Bu milletlerin aynı ruhta buluşması Malazgirt zaferini getirdi. Malazgirt Zaferi anlatılırken ırkçı bir tutumla sadece Türklere mal edilir ancak bu zafer Anadolu’da oluşturulan birlikle kazanılmıştır. Ermeniler de Kürtler de Alparslan’ın ordusunda savaştılar. Onların da Alparslan ile iftihar etmesi gerekir. Malazgirt Zaferini Anadolu halkının ortak bir zaferidir.” diye konuştu.
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ