Anne sütü mucizesi: İçinde antikor bulunuyor!
Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da bulunan Academic Medical Center ve Emma Çocuk Hastanesi ortaklığı ile yapılan araştırmada, anne sütünün koronavirüse karşı antikor barındırdığı ortaya çıktı.
Hollandalı uzmanlar, halen devam eden çalışmalarının ön bulgularında, Koronavirüse yakalanan ve iyileşen kadınların sütü üzerinde yaptıkları deneylerde, anne sütünde Koronavirüse karşı antikor bulunduğunu ortaya koydular. Ancak bu etkinin geçici bir süre olduğunu ve pasif bağışıklık sağladığını doğrulayan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk immünoloji ve Allerji BD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasibe Artaç, “Bu virüsten korunmak için asıl hedef aktif bağışıklık oluşturmaktır. Bu da kişinin bağışıklık sistemini virüse karşı uyararak kendi antikorlarını üretmesini sağlamakla olur. Bunun için aşı çalışmaları çok önemlidir” ifadelerini kullandı. Kovid-19 tanısı almış veya teşhisi koyulmuş bir annenin bebeğini hemen ten teması ile emzirmesi gerektiğini kaydeden Artaç, “ Emzirmek, yeni doğan bebeğin vücut ısısını dengeler, sıvı kayıplarını önler. Erken bebek ölümlerini azalttığı kanıtlanmıştır. Anne sütünün yararı; Kovid-19 ile ilişkili hastalık ve geçişin potansiyel risklerinin önündedir” şeklinde konuştu.
‘ANNE SÜTÜ BAĞIŞIKLIĞI ARTIRIR’
Anne sütünün bağışıklığı artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Hasibe Artaç, Koronavirüse yakalanan annelerin bebeklerini emzirmeye devam edebileceklerinin altını çizdi. Anne sütünde bulunan antikorların bebeği pasif olarak koruduğunu söyleyen Artaç, anne sütü kesildikten bir süre sonra koruyucu özelliğin kalmadığını belirtti. Şimdiye kadar Kovid-19 tanısı konan bir annenin sütüne Koronavirüs geçişi olmadığının bilgisini veren Artaç, bu konuyla ilgili araştırmaların sürdüğünü ifade etti. Kovid-19’un yaygın olduğu toplumlarda anne sütünün verilmeye devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Artaç, bütün sosyo-ekonomik koşullarda anne sütünün ilk 6 ayda en önemli besin olduğunu, yeni doğan ve süt çocuklarında sağlıklı büyüme ve enfeksiyonlardan korunmak için vazgeçilmez elementler içerdiğini, anne sütünün kesilmesi veya ara verilmesinin önerilmediğini sözlerine ekledi.
‘HİJYEN KURALLARINA DİKKAT EDİLMELİDİR’
“Anne sütünü verirken hijyen kurallarına uymalı ve bebeğe damlacık yoluyla virüsün geçişini en aza indirmek için tıbbi maske takmalıdır” diyen Artaç, şöyle devam etti: “Anne sütü sağma pompaları, biberonlar uygun şekilde her kullanımdan sonra su ve sabun ile temizlenmelidir. Anne Kovid-19 nedeniyle ağır hasta veya eşlik eden başka bir hastalığı varsa kendini yeterince iyi hissettiği anda emzirmeye başlayabilir. Annenin iyileşmesi için beslenmesi desteklenmelidir. Yeni doğanlar ve bebekler, Kovid-19 enfeksiyonu için düşük riskli gruptadır ve anne sütü ile beslenmenin yararları potansiyel olan Kovid-19 risklerinin çok üstündedir. Bu nedenle mutlaka anne, bebeğine dokunmadan önce ellerini su ve sabunla veya alkol bazlı antiseptik kullanarak temizlemelidir. Tıbbi maske öksürük hapşırma durumunda yenisiyle değiştirilmelidir. Tekrar kullanılmamalıdır.”
ANNE SÜTÜNÜN FAYDALARI
Anne sütünün faydalarından da bahseden Artaç, “Anne sütü enfeksiyonlara karşı koruyucu faktörler içerir ve bağışıklık sisteminin gelişimini destekler. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde ishalleri önlediği solunum sistemi enfeksiyonlarına karşı koruyucu olduğu gösterilmiştir. İleriki yaşamda da alerjik ve romatizmal hastalıklara karşı koruyucudur. Son zamanlarda, anne sütünün içindeki mikroorganizmaların bebeğin mikrobiyatasını şekillendirdiği ve bağışıklık sisteminin olgunlaşmasını teşvik ettiği gösterilmiştir. Çocuk nörolojik, sosyal ve psikolojik gelişimi ve alerji ve kronik hastalık prevalansının önlenmesi dahil olmak üzere, bakıcı-çocuk etkileşimleriyle diğer faydalar sağlanmaktadır. Anne sütü büyük miktarlarda salgısal IgA içerir. Solunum ve gastrointestinal sistemde mikroorganizmaları nötralize eder ve epitelde oluşabilecek hasara karşı korur. Hasarın önlenmesi demek gelişebilecek doku iltihaplanmasının önlenmesi demektir” diye aktardı.

‘ANNE SÜTÜ HASTALIKLARA KARŞI KORUYOR’
Anne sütünün hastalıklara karşı korumada önemli bir rol üstlendiğine vurgu yapan Artaç, “Anne sütünün koruma süresi anne sütü kesildikten sonra da devam etmektedir. Anne sütü ile beslenmiş çocuklarda 6 yaşına kadar olan solunum yolu enfeksiyonlarının daha az olduğu gösterilmiştir. 3-4 ay anne sütü alanlarda ortalama 7 yaşına kadar solunum yolu enfeksiyonları, 3 yıl orta kulak iltihapları ve 2 yıl gastrointestinal hastalıklara karşı koruduğu belirlenmiştir. Aşı yanıtlarının anne sütü ile beslenenlerde daha iyi olduğu gösterilmiştir. Anne sütü canlı bir sıvı olduğu için sıcaklık etkilerine karşı duyarlıdır. Virüsler de dahil olmak üzere bulaşıcı hastalıklara karşı koruma sağlayan oligosakkaritler gibi besin ve biyoaktif bileşenleri içerir” diyerek sözlerini tamamladı.
•SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme