Ara 'kan' ağlıyor!

Arakanlı Müslümanların küresel güçlerin Asya siyasetine kurban edildiğini ifade eden Yusuf Sayın, Batı'nın ve dünyanın zulüm karşısında sessizliğe büründüğünü söyledi.

Ara 'kan' ağlıyor!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Arakanlı Müslümanlar, Myanmar askerleri tarafından acımasızca öldürülüyor. Dünya bu konuda sessizliğe büründü.  Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Sayın açıklamalarda bulundu. İlk insan var olduğundan bu yana bir olgu olan mezalimlik, onlarca yıldır bir halkı esir etmiş durumda olduğunu belirten Yusuf Sayın, Myanmar’ın Rohinya bölgesinde yaşayan, sayıları 1.5–2 milyon aralığında değişen ve günbegün azalan Arakan Müslümanlarının, bölgedeki on dört asırlık geçmişlerine rağmen bugün, doğal olarak sahip oldukları insani bütün haklarından mahrum bırakılmış durumda olduklarını söyledi.

10-1-1-009.jpg

KARDEŞLERİMİZ SİYASETE KURBAN EDİLİYOR

Hz. Ömer zamanında Myanmar’a, eski ismiyle Burma’ya yerleşen Arakanlı Müslümanların, bir etnik temizlik ve soykırım operasyonu çerçevesinde mevcut Myanmar hükümetince dışlandığını, sürgün edildiğini ve kasten toplu mezarlara mahkûm edildiğinin altını çizen Sayın, “İşin trajik tarafı ise bir Müslüman toplumun her şeyden önce bir insan topluluğunun, sadece Müslümanların değil, ‘dünya kamuoyunun gözleri önünde yok edildiğidir.  İnsan Hakları İzleme Örgütü, Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği vs. Kuruluş amaçlarında insan haklarını savunmak olan bir düzüne uluslararası teşkilatta ise derin bir sessizlik hâkim durumda. Bu kuruluşlarca kaleme alınan raporlar ise, beklediği uluslararası desteği göremediği için ancak tozlu raflarda yerlerini alıyor. İşin daha korkunç tarafı kendilerine yönelik bir soykırım harekâtı yürütülen Arakanlı kardeşlerimizin küresel güçlerin Asya siyasetine kurban edildiğidir” diye konuştu.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ZULMÜ İZLİYOR

Birleşmiş Milletler’in yaşanan zulme tepkileri görmezden geldiğini vurgulayan Sayın, “Birleşmiş Milletler, her zaman yaptığı gibi, yine raporlarında dünyanın “en fazla baskı gören halkı olarak ilan ettiği” Arakanlı Müslümanlara derman olmak bir yana, yaşanan zulme tepkisini göstermeye çalışan kamuoyuna da perde ve gölge olmakta. Arakan zulmü ise BM’nin zaten fesholmuş ve çökmüş yapısını teyit eder mahiyette ayrıca.  Nobel ödüllü ve Batı’nın şaşalı bir şekilde sunumunu yaptığı Aung San’in kızı Ang San Su Çi ise, Myanmar’ın Budist cunta rejimine karşı mücadele vermekten çok öte bir noktada. Arakanlı kardeşlerimizin yaşadıkların seyirci kaldığı gibi, destek de olmaktadır. Bu durum, son bir haftada yaşanan sivil halka yönelik toplu katliamlarda açıkça görülmekte. Son bir haftada hayatını kaybeden kardeşlerimizin sayısı bini bulmuş durumda” şeklinde konuştu.

DAVUTOĞLU VE EMİNE ERDOĞAN’IN ZİYARETLERİ ÇOK DEĞERLİ

Dışişleri Bakanlığı konuya bütünüyle kayıtsız kalmadığını fakat çok etkili bir çözüm de bulamadığını belirten Sayın, “Dünyada en çok diplomatik misyonu olan ülkeler arasında yer alan Bakanlık, diğer kamu diplomasisi kuruluşlarını da harekete geçirerek soruna ivedi bir çözüm teklifi getirmek durumunda. Zira bu, tarihin omuzlarımıza yüklediği bir yüktür. Bu noktada, Arakan’ı ilk ziyaret eden Dışişleri Bakanı Prof. Davutoğlu’nun ve Emine Erdoğan’ın bölgeye düzenledikleri ziyaret çok değerli ve takdire şayandır” dedi.

KURUMLARA VE YETKİLİLERE BÜYÜK İŞ DÜŞÜYOR

Bu sorun karşısında kurumlara ve yetkililere büyük iş düştüğünü vurgulayan Yusuf Sayın, “Bize bu konuda canımızla, malımızla ve eylemlerimizle destek olacağımız yolları açmaları elzemdir. Sayıları çok az olan sivil toplum kuruluşlarımız ise ellerinden geleni yapıyorlar, ama yine onların daha çok maddi, diplomatik ve siyasi desteğe ihtiyaçları olduğu aşikâr. Dışişleri Bakanlığı sorun karşısında daha aktif bir tutum izleyebilir. Mitingler ve eylemler düzenlenerek uluslararası kamuoyunun dikkati çekilebilir. Uluslararası diplomatik yapılar, meseleye daha hassas bakmaları konusunda ikna edilebilir. Maddi yardımlarımızı artırabiliriz Kurban bayramı arifesinde.  Suriye ve Iraklı dindaşlarımızı misafir ettiğimiz gibi, Arakanlı kardeşlerimizi mesafe uzak da olsa ülkemizde misafir edebiliriz.  Sosyal medya platformlarında konuyu gündeme getirebiliriz. En azından dua edebiliriz” ifadelerini kullandı.

İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme