Arıcılıkla değişen hayatlar
Konya'daki 72 bin 600 arılı kovanın yaklaşık üçte birinin yer aldığı Bozkır'da arıcılık önemli geçim kaynakları arasında bulunuyor.
Bozkır’da altı yıldır aracılık yapan Fatma ve Fatih Turan çifti, hayatlarını değiştiren arıcılık desteğiyle hayatları değişti. Tarım ve Orman Bakanlığı, hibe destekleriyle değişen hayatları web sitesinde yayınlıyor.
Son olarak Bozkırlı bir aileyi anlatan Bakanlık, bu konuda vatandaşları üretmeye çağırdı. Bozkır, temiz havası, kekik ve çam kokuları, soğuk su kaynaklı yaylalarıyla arıcılık faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı bir bölge olurken burada arıcılık yapan ailelerin hayatları değişiyor. Konya'daki 72 bin 600 arılı kovanın yaklaşık üçte biri Bozkır'da bulunuyor. 34 bin 360 arılı kovanın konaklama yapabildiği ilçenin, diğer şehirlerden gelerek konaklayan arıcı sayısında son 5 yıl içinde yüzde 400 artış yaşandı. Bozkır'ın zengin florasında yer alan "ballıbaba" familyasından kekik, geven ve çalba ile adaçayı, süpürge otu, engerek otu ve unutma beni çiçeği gibi ballı bitkilerin bulunması gezginci arıcıların bölgeyi tercih etmesinin en önemli nedenleri arasında bulunuyor. Bugün ilçede yaklaşık 250 kişi geçimini arıcılıktan sağlıyor ve 3 kişi de ana arı üretimi yapıyor. Onlardan biri de arıcılığı aile işi haline getiren Fatma ve Fatih Turan çifti.
ARI GİBİ ÇALIŞAN AİLE
Fatma ve Fatih Turan çifti, altı yıldır arıcılık yapıyor, Bozkır'da doğup büyüyen çift, hala ilçe merkezinde yaşıyorlar. Fatih Turan 40, eşi Fatma 34 yaşında, 9 yaşında bir kızları bulunuyor. Fatih Turan, uzun yıllar esnaflık yapmış, maddi sıkıntılar yaşamaya başlayınca da işyerini kapatmak zorunda kalmış. Yeni iş arayışındayken çevresindekilerin tavsiyelerine kulak verince hayatları değişmiş. Önce arıcılıkla ilgili kurslara gidip eğitim alan çift, sonra kendi imkânlarıyla ilk kovanlarını alıp arıcılığa başlıyorlar. "İkisi de arı gibi çalışkan" olunca işi büyütmeye karar veriyorlar. Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi onlara bu fırsatı sunuyor. Turan Ailesi projeden %80 hibe kapsamında 50 adet boş kovan desteği alıyor. Ödemeleri gereken %20'lik miktarı da Fatma Hanım'ın çabalarıyla, diğer kovanlardan elde ettiği polenlerin satışından kazandıkları parayla karşılıyorlar. Projeyle büyüyen iş zamanla aile işi haline geliyor. Turan çifti, geçimini arıcılıktan sağlayanlar için bu desteğin çok önemli olduğunu söylüyor. "Arıcılıktan başka bir iş yapmayı hiç düşünmedim. Arıları çok seviyorum, onların her biri benim çocuklarım" diyen Fatma Turan, "bahçe işlerini pek bilmiyorum ama arıyı yaparım dedim, severek de yapıyorum. Ne iş yapıyorsunuz dendiğinde 'Arıcılık yapıyorum' diyorum. Arıları çok seviyorum, her biri benim çocuklarım gibi” diye konuştu.
ARICILIK HAYATLARINI DEĞİŞTİRDİ
Turan ailesi, bal ile birlikte polen, arı sütü ve propolis te üreterek değer zincirine yeni ürünlerle katkıda bulunuyor, ürün çeşitliliğini artırarak yeni pazar fırsatları oluşturuyorlar. Fatma Turan arı yönetiminin biraz zor ama sevince kolay olduğunu söylüyor. "Arıyı yönettikten, belli bir düzeni oturttuktan sonra bırakırsınız bal olur. Bir kadının arılığa girmesiyle her şey daha farklı oluyor, daha derli toplu oluyor, iş yükü azalıyor. Birlikte yapınca daha az yoruluyoruz" dedi.
ARICILIKTA HEDEFLERİ YÜKSEK
Turan ailesinin üretim hedefleri her yıl giderek artıyor; 40 adet arı ile başladıkları işletmelerinde şu anda 140 adet arılı kovanları var. Her yıl 40 adet arı kolonisi, 200-300 adet ana arı, 100 kg polen ve 10 kg arı sütü satmayı planlıyorlar. Ana arı satarak girdilerin maliyetini hafifletmeye çalışan aile ana arı üretimi yaptıklarında üretim kovanlarını artırabiliyorlar. Ürettikleri balı genellikle İstanbul'a satıyorlar. Sosyal medyayı da aktif olarak kullanan aile pazarlama sorunu yaşamıyor. İkisi de Bozkır Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nin üyesi olan çift Kooperatif bir marka olduğu için güven sağlıyor. Bu sayede pazarlama ağlarını genişletebiliyorlar.
ARICILIĞI GENÇLERE SEVDİRMEK EN BÜYÜK HEDEFLERİ
Turan çifti arı sütü işine girmeyi düşünüyor ve denemelere devam ediyorlar. İş yükü artacağı için dört kişiyi daha işe almayı planlıyorlar. Böylece dört ailenin geçimine katkı sağlayacaklarını söylüyorlar. Fatih Turan yaptığı açıklamada, “Çevremizdeki ekip sayılarını arttırmayı düşünüyoruz. Veteriner hekim arkadaşımla birlikte 3-4 gence arıcılıkla ilgili eğitim vermeye başladık. Bu gençlerin meslek sahibi olmalarını ve arıcılıktan para kazanmalarını istiyoruz. Bu işi bizden sonra birilerinin devam ettirmesi gerekiyor. Hedefimiz arıcılığı gençlere sevdirmek” dedi. Gelecekte kendilerine ait bir arsa ve bir karavan olursa işlerini büyütmeyi planlıyorlar. Taşınabilir Güneş Enerji Sistemi'ni kullanmak en önemli hedefleri arasında; böylece enerji maliyetini düşürmeyi de planlıyorlar.
PROJEDEN KARAVAN, KOVAN VE EKİPMAN DESTEĞİ
Konya ve Karaman'da uygulanan Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi kapsamında bugüne kadar 117 yararlanıcıya arı kovanı desteği verildi, 2022 yılında da 1.800 yararlanıcıya arıcılık ekipmanı ve akıllı kovan ile birlikte arıcı karavanı için destek verilecek. 2016 yılından bu yana, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ek finansmanı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde uygulanan Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi kapsamında Arıcılık Ekipmanları ve Kovanları Hibeleri, Arıcı Barınak ve Tesisleri Hibeleri konularında %70- %80 hibe desteği veriliyor. Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi kapsamında verilen arıcılık desteklerinden yararlanarak işlerini büyüten Fatma ve Fatih Turan için aile işini sürdürmek ve geliştirmenin yanında istihdam oluşturacak adımlar atmak ve arıcılık sevdasını genç kuşaklara aşılamak en önemli hedef olarak görüyorlar.
• SERVET R. ÇOLAK / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme