Artık İslamiyet Avrupa'da kalıcı

Başbakan Davutoğlu, 'Artık İslam Avrupa'da da kalıcı. Herkes onu görüyor. Yani Müslümanları, Avrupa'dan geçici göçmen gibi göndermek mümkün değil artık' dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Almanya’nın başkenti Berlin’e resmi ziyaretinin ardından Türkiye’ye dönüşte, uçakta, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Önemli açıklamalarda bulunan Başbakan, özetle şunları söyledi:
Paris’teki Cumhuriyet Yürüyüşü’nde olmamızın hem dünya için hem Avrupa’daki Müslümanlar ve Türkler için önemi var. Bunlar tarihi anlamda tarihe belli kayıt düşme alanıdır. Beyaz Saray, özür yayınlamış. Bu sıradan bir dayanışma değil. Fransa İslam Konseyi üyeleri büyükelçilikte beni ziyaret ettiler. Dediler ki, ‘Biz sizin katılma kararınızı duyduğumuz anda katılma kararı verdik’. Bu aslında Türkiye’nin taşıdığı önemi gösteriyor.
LİDERLERDEN TEŞEKKÜR
Herhangi bir Müslüman’ın yaptığı suçtan kolektif olarak bütün Müslümanlar suçlanamaz. Bu algıyı yıkmak için orada olmamız zaruriydi. Birçok lider gelip ‘Herkesin burada olması önemli ama en anlamlı olan sizin bulunmanız’ dediler ve teşekkür ettiler. Bu Türkiye’nin ağırlığını gösteriyor. Bir Türk Başbakanı'nın olmasının, o törene kazandırdığı meşruiyeti ve bütün dünyada yaptığı etkiyi gösteriyor. 
SAMİMİ BİR KAYGI VAR
Avrupalı liderlerde samimi bir kaygı var. En kanlı mezhep çatışmaları, Avrupa’da yaşanmıştır. Dolayısıyla zihinlerde çok güçlü bir iç tedirginlik var. Artık İslam Avrupa’da da kalıcı. Herkes onu görüyor. Yani Müslümanları, Avrupa’dan geçici göçmen gibi göndermek mümkün değil artık. Artık Türklere eskiden olduğu gibi, bazılarının düşündüğü gibi ‘Türkiye’ye geri gönderelim’ gibi bir kanaat hem insani değil hem uygulanabilir değil.
BİR KANAAT OLUŞTU
İslam’ın bir Avrupa gerçekliği olduğunu kabul ederek, çözüm bulunabileceği konusunda artık yerleşik kanaat var. 2008 küresel kriz sonrasında, Avrupa krizi yaşanıyor. Bunun bedelini yabancılara ödetmek isteyen bir zihniyet var. PEGİDA’nın verdiği mesajlar son derece ürkütücü. Onun için onlar da bir duyarlılığı yaygınlaştırma ihtiyacı var. Bunu daha iyi fark ediyorlar. Tam da bu konuları konuşmanın zamanı. Bir müddet sonra çok geç olur. Onun için yanan camii ziyaretimle, bir mesaj vermek istedim.

Genel başkan herkesle görüşür

Davutoğlu, “Soruşturma komisyonu çok tartışılmıştı. Dört bakana, ‘Kendi iradenizle Yüce Divan’a gidin’ dediğiniz ifade edildi. Böyle bir tavsiyeniz oldu mu?” sorusuna şu karşılığı verdi: “Biz soruşturma komisyonuna müdahil olmadık. Kimse bu anlamda yönlendirici bir şeyde bulunamaz. Bu anlamda komisyon üyeleriyle görüşmem ya da müdahil olmam söz konusu olmadı. Genel Kurula gideceğiz. Genel Kurulda grup kararı alınması ve yönlendirmede bulunulması doğru değil. Ama AK Parti Grubu kendi değerlendirmesini, kişisel değerlendirmeler ötesinde, ortak akılla da kendi doğrusu yönünde hareket eder. Bundan kimsenin şüphesi olmamalıdır.” Parti içinde genel başkan olarak herkesle konuştuğunu belirten Davutoğlu, “Ama ne konuştuğum, neyi, ne tür konuları ele aldığım gibi hususlar, sadece beni ve görüştüğüm kişileri ilgilendirir” diye konuştu. 

AYM’nin baraj kararı doğru

Çözüm Süreci’ne ilişkin, “Silahsızlanmanın olmadığı bir sürecin başarılı veya anlamlı olması mümkün değil. Mutlaka bu süreç içinde silahlar terk edilecek” diyen Davutoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin seçim barajına ilişkin kararı için, “Öncelikle, Anayasa Mahkemesi’nin kararı hukuki bir değerlendirmedir. Bu çerçevede de ben bu aşamada, doğru yönde alınmış bir karar olarak değerlendiriyorum. Ama bu seçim barajlarıyla ilgili tutumdan daha çok, seçime bu kadar kısa bir süre kalmışken ve ortada öncesinden bu kuralların belirlenmesi zarureti varken bu tartışmayı başlatmak doğru olmazdı. Bu anlamda her zaman alternatif modeller düşünülebilir ama seçime 3 ay kala olmaz” dedi. Başbakan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na ayakkabı fırlatılmasının hatırlatılması üzerine, “Her ne suretle olursa olsun, şiddeti kesinlikle kınarız” dedi.

Suç işleyen hukuk önünde hesap verir

Davutoğlu, paralel yapıyla mücadeleye ilişkin bir soruya, “Öncelikle bürokraside herhangi devlet hiyerarşisi dışında bir netvorkun oluşmasına kesinlikle izin verilmeyecek. Demokratik olarak seçilmiş bir hükümetin oluşturduğu hiyerarşi dışına çıkan her yapı, aslında hesap verilemez başka otorite oluşturuyor. Buna kesinlikle izin verilmeyecek. Bu konuda çok net tedbirleri, bütün kurumlarda alıyoruz. Sınav sisteminde -ki orada büyük adaletsizlikler yapıldı- KPSS’deki bütün bu süreci yakından takip ediyoruz, ilgili kurumları talimatlandırdık. Bu paralel yapı veya benzer niyetleri olan herhangi bir yapı olacaksa bunların bir daha böyle bir nüfuz kabiliyeti kazanmamaları için her türlü tedbiri alıyoruz” dedi.
“Okullar ne olacak, hala yayın yapan medya kuruluşları var?” sorusuna, Davutoğlu, “Suç işledikleri anda hukuk önünde hesap verirler. İşte 14 Aralık’ta olan aslında budur. Hukuk devletinin kuralları işletilecek ve kural dışına çıkan kim olursa olsun onunla ilgili gerekli çalışmalar yapılacaktır” karşılığını verdi. Davutoğlu, KPSS’deki usulsüzlükler için de hukuki sürecin devam ettiğini, sınavı haksız kazanmış olanlar varsa onlara karşı alınacak tedbirin, alın teriyle sınavı kazananların haklarını zayi etmeyeceğini söyledi.

Zor izinleri kitap okurken alırlar

Özel hayatından bilgiler de paylaşan Davutoğlu, “Eve gittiğimde, yaptığım ilk şey uykuda da olsa çocukları öperim” dedi. “Yemek yapıyor musunuz?” sorusuna, “Ben çok kötüyümdür yemek yapmakta. Hiçbir şey bilmem” karşılığını veren Davutoğlu, “Çocuklar bir araya geldiğinde, ‘Baba ne olur, peynirli yumurta yap’ derler. Çok iyi yaparım, 3-4 peyniri karıştırarak. O da Malezya’da yalnız kaldığımda geliştirdiğim birşey” diye konuştu. Kitap okumaya veya yazmaya başladığında bütün herşeyi unuttuğunu belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Bizim çocukların, benden gözlemle öğrendikleri birşey var, ben kitap okurken ya da yazarken bana kim ne derse desin, evet derim. Bir an önce beni yalnız bıraksın diye. Çocuklar zor izinleri, benden o dönemde, o saatte alırlar. Sonra Sare Hanım telaşla gelir, ‘Nasıl izin verdin?’ Vallahi hiç hatırlamıyorum derim. Çocuklar o arada izni koparırlar” diye konuştu. İki yeni kitap yazdığını da belirten Başbakan Davutoğlu, kitaplardan birisinin İngilizce olduğunu söyledi. 

Bakmadan Geçme