Avrupa'nın Ayıbı: Srebrenitsa
En az 8 bin 372 Boşnak sivilin Sırp askerlerce hunharca katledildiği Srebrenitsa soykırımı, aradan 23 yıl geçmesine rağmen Bosna halkı için kapanmayan bir yara olmaya devam ediyor.
En az 8 bin 372 Boşnak sivilin Sırp askerlerce hunharca katledildiği Srebrenitsa soykırımı, aradan 23 yıl geçmesine rağmen Bosna halkı için kapanmayan bir yara olmaya devam ediyor. Boşnaklar, Dünya’nın gözü önünde, Avrupa’nın göbeğinde hunharca katledilen sevdiklerini anıyor.
Eski Yugoslavya’nın parçalanma süreci ile birlikte Bosna Hersek’te katliam planlarının başladığını dile getiren Bosna Sancak Akademik Kültür ve Tarih Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Elmas Orak şunları söyledi; “Süreçten önce Sırpların Boşnaklar üzerine onları yok etmek, oralardan sürmek ve o topraklara el koymak gibi emelleri vardı. Ve parçalanma sırasında Bosna’nın bağımsızlığını ilan etmesi üzerine bu süreç başlatıldı. Kırılma noktası burasıdır. Bu sırada Slovenya ve Hırvatistan da bağımsızlıklarını ilan ettiler. Slovenya’da olay neredeyse bir kurşun atılmadan, tereyağından kıl çeker gibi, batılı ülkelerin, özellikle Almanya’nın girişimleriyle halledildi. Hırvatistan ile Sırbistan arasında ciddi savaşlar oldu ama enteresan bir şekilde ne zaman ki Bosna bu işin içerisine girdi her şey tersine döndü. Bosna’nın üzerine saldırılmaya başlandı. İki savaşan ülke olan Hırvatistan ve Sırbistan Bosna’ya ortak saldırmaya başladılar. Olayların fitili 1992 yılında böyle ateşlendi.”
“SIRPLAR HER YERE SALDIRDI”
1992’den 1995 yılının sonuna kadar ki süreç içerisinde Bosna’da Boşnakların ağırlıklı olarak yaşadığı bölgelerde ciddi şekilde Boşnak yerleşim yerlerine, tarihi eserlerine camilerine, kütüphanelere, camilere ve evlere hem silahlı, hem de fiziksel saldırı olduğunu söyleyen Orak; “Olabildiği yerde, yakalayabildikleri Boşnakları yaşlı, çocuk, kadın, erkek demeden maalesef öldürdüler. İnsanları toplama kamplarına götürdüler. Oralarda aç ve susuz bıraktılar. Fiziksel ve ruhsal işkenceye maruz bıraktılar. Bunların hepsi bütün Bosna genelinde oldu. Bunlar olurken Birleşmiş Milletler altı bölgeyi güvenli bölge ilan etti. Bunların içerisinde tabii ki Srebrenitsa sembol olarak vardı. Bu güvenli bölgelerden Srebrenitsa’yı muhafaza etsinler diye önce Fransız askerlerine, ardından Hollanda askerlerine verdiler. Hollanda taburu Sırpların saldırısı karşısında tek bir kurşun atmadan Srebrenitsa’yı Sırplara teslim ettiler. O zaman ki Sırp General Ratko Mladiç burada Hollanda komutanı Thom Karremans ile kadeh kaldırarak gazetecilere gülerek poz verdi. Ve Sırplar Srebrenitsa’nın devir teslimini basitçe aldı. Teslimin ardından gelen dört beş gün içerisinde bilinen en az sayıyla 8372 kişiyi gözlerini kırpmadan katlettiler” dedi.
“HALA DEFNEDİLMEYEN CENAZELER VAR”
Aslında rakamların bundan daha yüksek olduğunu, elde edilen verilerin sadece hesaplanabilen veriler olduğunu dile getiren Orak şu çarpıcı bilgileri paylaştı; “Sırplar katlettikleri Boşnakları önce toplu mezarlara koydular. Sonra burası bulunur başka yere taşıyalım deyip oradan başka başka toplu mezarlara taşıdılar. Vefat edenlere bile böyle işkence yapan Sırplar, mezarları beş defa, altı defa taşıdılar. Dolayısıyla cenazeler maalesef ki parçalandı. Bir cenazeye ait kemikler dört beş ayrı yerden çıkıyor. Bundan dolayı daha hala tanımlanamayan cenazeler olduğu için bazı mezarlar boştur. Her sene 11 Temmuz’da Srebrenitsa Anma Törenleri’nde naaşları tamamlanan ellişer, altmışar kişilik cenazeler defnediliyor”
“BU KATLİAMI ASLINDA AVRUPA YÖNETTİ”
Boşnaklar, Dünya’nın gözü önünde, Avrupa’nın göbeğinde hunharca katledilirken, Avrupalıların katliamı naklen yayında Dünya’ya izlettiğini söyleyen Orak, “Bu katliamda sadece Sırplar sorumlu değil. Bütün Avrupa ve hatta bütün Dünya’nın gözü önünde naklen yayınla soykırım izletildi. Katliam yapılırken bütün Dünya; ‘İki ulus savaş yapıyor ikisi de kabahatli şeklinde ‘ yorumlayıp sustular. Hatta hatta ‘Boşnaklar kendilerini öldürüp acındırma yapıyorlar’ gibi trajikomik açıklamalar yaptılar. Olay bitip soykırım mahkemelerce onaylandığında ise Kofi Annan; ‘Biz bunu gördük, görmezden geldik özür dileriz’ tarzında demeçler verdi. Basit ifadelerle bu katliamı geçiştirdiler. Ne zaman ki Bosna Cumhurbaşkanı katliam ile ilgili dava açmaya kalkışsa direkt bastırıldı. Olayın üstü örtüldü. Avrupa aslında bu olayı yönetti. Kimisi dâhil olarak kimisi sessiz kalarak yönetti. Böylece Bosna’nın başına çorap ördüler. Bosna 25 senedir kılını bile kıpırdatamıyor. Çünkü üç tane adamın imzası lazım... Hırvat Cumhurbaşkanı temsilcisinin, Sırp Cumhurbaşkanı temsilcisinin, Bosna Cumhurbaşkanı temsilcisinin... Buna yanaşmıyorlar. 20 sene nüfus sayımı bile yapamıyorlar. Oradaki Boşnak Halk hala geleceğinden emin değil. Son olarak enteresan bir bilgi daha vermek gerekirse, Bosna ayrıldığı zaman cumhuriyetti. Birleşmiş Milletler ve bütün Dünya devleti böyle tanıdı. Ardından Sırplar saldırdı. Topraklarının yarısı hiçbir zaman o topraklarda yaşamamış olan Sırplara hediye edildi. Ve o Sırplara bir de cumhuriyet vasfı verildi. Böyle de saldırgana, garip bir ödüllendirme ve soykırımı meşrulaştırılma durumu ilan edildi” diye konuştu.
Gülşen YILMAZ / YENİ HABER
Bakmadan Geçme