• Haberler
  • Konya
  • Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü 100. Kuruluş yılını kutluyor

Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü 100. Kuruluş yılını kutluyor

Osmanlı döneminde ülkemizin tarım ve hayvancılığı korumak üzere kurulmuş, Konya'mızın göz bebeği kurumlarından Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü 100 Yaşında...

Enstitünün Kurulumunda ilk önemli adım, 1914 yılında Vali Haydar bey zamanında atıldı. Bu elzem yatırım için, büyük kısmı o yıla kadar “mahalle otlağı” durumunda olan bu günkü hara sahası üzerinde duruldu. Vali Haydar Bey, bu boş araziyi ele alarak, gerekli düzenlemelerle ve inşaatla, bir “çiftlik” haline getirdi. Başına da bu işlerden anlayan Todori adındaki bir şahsı mühendis olarak getirdi. 1916 yılına kadar, artan ihtiyaçlar doğrultusunda çiftlik arazisi genişletildi. Konuklar Devlet Üretme Çiftliği’nden üç baş Arap aygırı, 25 baş yerli kısrak, iki boğa ve 30 baş da boz ırk inek getirildi. Her yıl muntazam gelişmeler kaydeden çiftlik merkezinde, 1921 yılında “Ziraat Okulu” açıldı. Müteakip yıllarda besi ve kesim mahalleri ilave edildi. Konya Harası’nın tarihinde büyük etkileri olanlardan birisi de Vali İzzet Bey’dir.1921 yılından önce mahalle sığırlarının otlağı durumunda olan yakınındaki araziye, Vali İzzet Bey, “Numune Çiftliği” adıyla bir çiftlik kurdu. Şehrin doğusunda, Karapınar Yolu’nun sağ tarafında faaliyete geçirilen bu gerçekten güzel ve örnek çiftlik, şehre 7 km mesafede idi. Sağladığı faydalar üzerine arazisi, çevresinde yapılan istimlâk ve satın alma gibi çeşitli yollarla büyütülüp, genişletildi. Ne var ki, araya giren bazı krizlerden dolayı 1932 yılında, gerekli yatırım ve yeniliklerden mahrum kalmıştı. Hususi Muhasebe’den yeterli tahsisat ayrılamamış, bunun sonucu olarak da, büyük emek ve ideallerle tesis ve teşkil edilen çiftlik, giderek mühmel ve mahzun hale gelmiştir.

 

Birkaç yılını bu şekilde sıkıntılı olarak geçiren çiftlik, 23 Haziran 1934’te Tarım Bakanlığı çiftliği, Konya Özel İdaresi’nden satın alarak tesisin, bir “hara” statüsüne kavuşturulması için, gerekli düzenlemeleri başlatmıştır. Binaenaleyh, “Konya Harası”nın tesis yılını, bu tarih olarak kabul edebiliriz. 
 

Harada 1948 yılı kayıtlarına göre boğa, inek ve danadan oluşan  “yerli karasığır”; koyun ve koç olarak da “Akkaraman”; safkan ara patı kısrak ve aygır bulunuyordu. Aygır  mevcudu, safkanarap, yarımkanarap, Nonius,yarımkan İngilizden  müteşekkildi. Merkep aştırılan kısrak da vardı. Haranın tarıma açık arazisinde güzlük olarak arpa, yulaf, buğday, çavdar, bakla; yazlık içinde yonca, hayvan pancarı, mısır fasulye, nohut, ayçiçeği ekiliyordu.  Faal birimler, günün ihtiyaçlarına en iyi şekil ve kapasitede cevap vermesi için,    yeni ve modern traktör, pulluk, tırmık, mibzer, orak, biçer-döğer, harman, çayır, ot balya, çapa makineleri gibi araç ve gereçlerle donatılmıştı. Genel meşguliyet dalları, gerek mekân ve mera ihtiyaçları, gerek eleman sayısı ve gerekse makine parkı, her yıl giderek artırılmış, geliştirilip, genişletilmiştir.  Bütün bu gelişmelerin yanı sıra gerek Türkiye’nin ve gerekse dünyanın belli başlı haralarında gerçekleştirilen çalışmalar, ortaya konulan yenilikler, yakından ve dikkatlice takibe dilerek, bunlara Konya’da da yer verilmesine özen gösterilmiştir. Nitekim meselâ, 9.5.1953 tarihli Yeni Meram Gazetesi’nde şu haber yer almıştı: “Konya Harası Bütçesi Yüzde Elli Arttırılıyor-Yeni yıl bütçesi üzerinde konuşmalar yapılmak üzere yurdumuzdaki bütün hara müdür ve muhasipleri ile inekhane müdürler, yarın Ankara’da mühim bir toplantıya çağrılmışlardır. Bu arada Konya hara müdürü Ömer Gelebek ve hara muhasibi toplantıda hazır bulunmak üzere dün şehrimizden ayrılmışlardır. Haber aldığımıza göre, Konya Harası’nın bu yılki bütçesi, geçen seneki bütçesine nazaran yüzde elli nispetinde arttırılacak, bu suretle müessesenin eksik olan tesisleri tamamlanılmış olacaktır. Konya harasına ait tam malûmatı, hara müdürünün avdetinden sonra okuyucularımıza bildireceğimizi umuyoruz”. 

 

Hara’nın odaklandığı alan, “aygır deposu” projesidir. II. Meşrutiyet’ten sonra açılan haralardan biri olarak dikkati çeker. Atçılık çalışması ve at yetiştirmekten çok, elindeki yüksek vasıflı aygırları, halk kısraklarına çekmek suretiyle çevredeki at neslinin ıslah ve kaliteleştirilmesi amaçlanır. Bunun yanı sıra Arap, Yarımkan Arap, Safkan Karacabey Nonius’u, safkan ve yarımkan Poitou Eşeği ile Kıbrıs Eşeği üretimi ve ıslahı da yapılmıştır.

 

Harada safkan Arap aygırı olarak Fatih (Irak Kralı Faysal’ın Atatürk’e armağanı), Seklavi VI. (Sultan suyu yetiştirmesi), Hamdani-i Simri 937, Berk (Çifteler yetiştirmesi), Küheylân-ı Mahsus, Hidilli, Heban (Çifteler yetiştirmesi), Ferhan (Karacabey yetiştirmesi),  Bögio (Macaristan’dan satın alma) gibi birçok değerli damızlık bulundurulmuştur. Hara’nın en faal olduğu yıllarda, yöresinde sekiz aşım durağı kurulmuştur. Bu yolla yılda ortalama 2000–2500 adet halk kısrağına aşım yapılmıştır.

1957 yılında görülen lüzum üzerine hara’dan “Atçılık Şubesi” kaldırılarak, elde bulunan damızlıklar, aygır deposunda toplanıldı.1987’de işletmenin faaliyeti durdurularak kapatıldı. Yeri ve tesisleri, “Hayvancılık Araştırma Enstitüsü” olarak tahsis edildi. 1987-2002 yılları arasında müessesede önemli değişiklikler gerçekleştirilerek, “Bahri Dağdaş Milletlerarası Kışlık Hububat Araştırma Merkezi” ve “Konya Hayvancılık Merkez Araştırma Enstitüsü” adıyla iki enstitü şeklinde çalışmalara yönlendirildi. İki enstitü, 10.6.2002 tarihinde “Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü” adı altında birleştirildi.

Günümüzde de bu ad ve mahiyetle faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ayrıca 100 yıl onurunda Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırma Enstitüsünde çok sayıda etkinlik yapılması planlanmaktadır... 

 

 

 

 

 

Bakmadan Geçme