Bakan Ersoy, Şeb-i Arus programında konuştu: İnsanlık bu çağrıya muhtaç
Konya'da, Hz. Mevlana'nın 748. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri'nin kapanış gecesi düzenlendi. Programa katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Bugün dünyanın içinde bulunduğu durum, insanlığın O'nun merhamet ve muhabbet çağrısına ihtiyaç duyduğunun açık bir şekilde göstermektedir. Bu çağrıyı, bu mesajı zaman, mekan, sınır tanımadan farklı coğrafyalara, farklı toplumlara ulaştırmak, bizim en temel görevlerimiz arasında yer almaktadır. İnsanlık gerçekten bu çağrıya muhtaç' dedi.
Şeb-i Arus programında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Vuslatının 748. sene-i devriyesinde Hz. Mevlana'yı rahmetle yâd ediyor, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bu hayata vedayı, dünya gurbetinden kurtuluş, vuslata eriş olarak ifade eden büyük Veli Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretlerini anmak üzere biraraya gelmemizi nasip eden Rabb'ime sonsuz şükürler olsun. İnsanlık zor bir süreçten geçiyor. Dünya genelini sarsan kovid sürecinde ağır bir imtihan ile karşılaştık. Bu zor süreçte insanın, toplumların, devletlerin zerre miktarda bir virüs karşısında nasıl zorda kaldığını gördük. Maalesef bazı ülkelerde yaşlıların huzurevlerinde terk edildiğini, hastaların ilaç bulamadığını, devletlerin birbirlerine gelen yardımları kapmak için nasıl taktiklere başvurduğunu, insanoğlunun zor şartlarda ne denli acımasız olduğunu üzülerek görmek durumunda kaldık. Bu zorlu süreç, bize zorda kalan insanın sınandıkları karşısında nasıl fıtratından uzaklaşıp bencilce davranmaya, dayanışmadan, paylaşmadan uzaklaşacağını gösterdi. İnsanlığın hakikatten sapması olarak görülecek bu davranışlar sonrasında Anadolu coğrafyasını kendisine vatan olarak bellemiş milletin evlatları olarak bizler, bu zor süreçte elimizden geldiğince insan olmanın bilinciyle hareket etmeye çalıştık” dedi.
‘DAYANIŞMA KÜLTÜRÜ BİZİ BİR ARADA TUTUYOR’
Bakan Ersoy, “Anadolu insanının mayasında var olan bu dayanışma, hoşgörü, kardeşlik, paylaşma kültürü, yüzyıllardır var olmaya ve bizi bir arada tutmaya devam ediyor. Bizi bir duvarın tuğlaları gibi bir arada tutan bu maya, Mevlana'ların, Yunus Emre'lerin, Hacı Bektaş-ı Veli'lerin elleriyle hayat buldu. Onlar bize hayata sevgiyle, merhametle, adaletle bakmayı öğrettiler. Her şeyin başının muhabbet olduğunu biz bu Veli'lerden öğrendik. Biz de bu muhabbetle, tarihin en zor sınavlarının üstesinden gelebildik. Yine bu muhabbetle bugün yaşadığımız tüm zorlukları aşacağız. Çünkü bu toprağın hamuurunda sevgi, muhabbet ziyadesiyle mevcuttur. Tüm dünya bireyselliğin, bencilliğin kıskacında zorluk çekerken, bu toprağın kadim milleti, toplumsal dayanışma ruhuyla her zaman güçlü şekilde var olmayı, ayakta kalmayı becermiştir” ifadelerini kullandı.
‘O’NU HER GEÇEN GÜN DAHA İYİ ANLAMALIYIZ’
Bakan Ersoy, “Yüzyıllardır bu topraklarda büyük destanlar yazan cesaretiyle cihana hükmeden ecdadımız, sevgisi, merhameti ve adalet anlayışıyla da gönülleri fethetmiştir. İşte bu büyük tarihsel yürüyüşün manevi liderleri de Mevlana'dır, Yunus'tur ve nice gönül erenleridir. Bize aşkı, kardeşliği, merhameti anlattığı için bu toprakların hamurunu muhabbetle yoğurduğu için Mevlana'ya sonsuz şükranlarımı sunuyorum. İnsanları insanın kurdu değil, kardeşi olarak, ümidi olarak kabul eden anlayışı bizlere miras bıraktığı için O'na en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum. O'nu her geçen gün daha çok sevmeli, daha iyi anlamalıyız. O'nun çağları aşan kardeşlik çağrısına her daim kulak kesilmeliyiz. O'nun öğretilerini hayatımızın vazgeçilmez düsturu haline getirmeliyiz. Mevlana Celaleddin-i Rumi'yi anmak 700 yıl önce yaşamış bir tarihsel şahsiyeti anmanın ötesinde O'nu her yönüyle anmak ve bu çağa taşımakla ancak mümkündür” şeklinde konuştu.
‘İNSANLIK, MERHAMET VE MUHABBET ÇAĞRISINA İHTİYAÇ DUYUYOR’
Bakan Ersoy, “Unutmamalıyız ki, bugün dünyanın içinde bulunduğu durum, insanlığın O‘nun merhamet ve muhabbet çağrısına ihtiyaç duyduğunun açık bir şekilde göstermektedir. Bu çağrıyı, bu mesajı zaman, mekan, sınır tanımadan farklı coğrafyalara, farklı toplumlara ulaştırmak, bizim en temel görevlerimiz arasında yer almaktadır. İnsanlık gerçekten bu çağrıya muhtaç. Hemen hemen her gün dünyanın dört bir yanından acı haberler işitiyoruz. Çocuklar babasız kalıyor, kadınlar eşlerini kaybediyor, insanlar evlerini terk edip, zorunlu göç etmek zorunda kalıyor. Köyler yakılıyor, şehirler bombalanıyor, milyonlarca insan suya, gıdaya, ilaca ulaşmakta büyük zorluklar yaşıyor. İnsanlar farklılıklarından ötürü, birbirlerini düşman görüyor. Böyle bir ortamda insanları sevgiye, iyiliğe ve adalete davet eden Mevlana'nın mesajını kıtaları aşarak dünyanın dört bir yanına ulaştırmak için elimizden gelen gayreti göstereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Böyle bir değere sahip olduğumuz için Allah'a ne kadar şükretsek azdır. Özellikle genç kardeşlerimizi, medeniyetimizin böyle köklü şahsiyetleriyle buluşturmak ve onları Mevlana Hazretlerinin düşünce yapısı ve ahlak anlayışıyla yetiştirmek adına ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle Mevlana Celaleddin-i Rumi gibi bir değere sahip olduğumuz için Rabb'ime sonsuz şükrediyor. Vuslatının 748. yıldönümümde Hz. Mevlana'yı rahmetle yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.
HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme