Bakan Koca cevapladı! Bayramda kısıtlama olacak mı, camiler ne zaman açılacak?
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bakanlık Bilkent Yerleşkesi'nde Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Koca 'Bayramda kısıtlama olacak mı, camiler ne zaman açılacak?' sorularına da yanıt verdi.
"Türkiye'nin biricik insanları" diyen ve koronavirüsten etkilenen her yaş ve meslekten yediden yetmişe herkese seslenerek konuşmasına başlayan Koca, 8 haftasını geride bıraktıkları koronavirüsle savaşta dünyanın Türk insanına hayranlık duyduğunu söyledi.
"Dünyanın imrendiği başarı"
Türkiye'nin bilim insanlarının başarılarıyla, İtalya'dan Amerika'ya, dünyada bilim insanlarının ilgi konusu olduğunu vurgulayan Koca, şöyle konuştu:
"Uluslararası televizyonlar, başarı öykümüzü ekranlarına taşıyor. Dünyanın öteki ucundan doktorlar, Türkiye'deki meslektaşlarından bilgi alıyor. Salgının yarınlarını tehdit ettiği toplumların gözü Türkiye'de. Dünyanın imrendiği başarının kahramanlarını görmek için gözünüzü başka bir yere çevirmeyin. Kendinizi bu başarının altında kendi gücünüzü aşan bir şey aramaya zorlamayın. Bu başarının sahibi, tedbirlere uyduğunuz ölçülerde sizlersiniz."
"Bu başarının sahibi, sorumluluğunu tek tek yerine getiren 83 milyondur. Eğer bilim insanlarımızın önerdiği tedbirleri uygulamasaydınız, esnek davransaydınız sonuç alamazdık." diyen Koca, teklifin eyleme dönüştüğünü, bazı kısıtlamaların hayatı koruduğunu ifade etti.
Konya Merkezde uygun fiyata 2+1 ev!
"Salgın 21. yüzyılın tarihine geçecek"
Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu salgının 21. yüzyılın tarihine geçecek, insanlığın hikayesinde yeri olacak büyük bir olay olduğundan artık çok eminiz. Böylesi büyük bir hadisede 8 haftalık bir mücadele uzun ve yorucu değildir. Her günü kritik, yarını bugününden önemli bir mücadeledir. 8 hafta ortada büyük bir tehdit varken, insan hayatında son derece kısa bir zamandır. 8 hafta süren kimi yoksunluklar, riske rağmen kontrolü elden bırakmamıza yol açacak bir zaman değildir. Tedbirlere uyarak geçirdiğimiz 8 haftadan sonra, riskli bir gün bile tabloyu değiştirebilir. Daha ötesi, risk alınmış bir an bile, hayata, hayatlara mal olabilir. Karıştığımız kalabalıktan, girdiğimiz bir kuyruktan salgın tekrar uç verebilir. Tedbir, temkin, aklın seçeneğinden öte, artık aklın mecburiyetidir. Bu salgında tek tek sizlerin sağlığından sorumluyum. Hastalarımızın tedavisi ve bulaşmanın önlenmesindeki sorumluluk kadar, işin ciddiyetini söylemekle de yükümlüyüm."
Bakan Koca, koronavirüs salgınının 2. Dünya Savaşı'ndan sonra aynı anda tüm dünyanın konusu olan ilk olay olduğunu aktardı.
"Şimdi mücadelemizin ikinci dönemindeyiz"
Koca, geçen hafta olumlu net bilgiler ışığında, Türkiye'nin koronavirüsle mücadelesinde birinci dönemini tamamladığını hatırlatarak, "Şimdi mücadelemizin ikinci dönemindeyiz, ikinci dönemin ilk günlerindeyiz dedim. Tedbir zorunludur, çünkü tehdit devam etmektedir. Başarı, ilk dönemde olduğu gibi, yine tedbirlere bağlıdır. Tedbirsiz davranmak, tehdidin ortadan kalktığı yanılgısına düşmektir. " değerlendirmesini yaptı.
"Virüse fırsat tanırsak 1 ay öncesine dönmek ihtimaldir"
Virüsü taşıyan insanların tamamının hastanelerde veya evde izolasyon altında olduğunu düşünmenin tehlikeli olduğunun altını çizen Koca, "Virüs, şimdilik tam bilemeyeceğimiz bir dönem boyunca, bu toplumda, aramızda varlığını sürdürecektir. Virüs, dünyada hareket halinde olacaktır. Vuhan'daki ilk olay, özellikle kentlerdeki hayat için bir milattır." ifadesini kullandı.
Son verilerin açıkça ortaya koyduğu gibi şu anda bir hafta öncekinden çok daha iyi durumda olunduğuna işaret eden Koca, şöyle konuştu:
"Buna rağmen, bir hafta önce ne söylediysem tekrar ediyorum. Salgın hastalıklar, fırsat tutkunudur. Virüse bu fırsatı tanırsak, 1 ay öncesine dönmek ihtimal dahilindedir. Örnek olduğumuz dünyaya bu kez ders olabiliriz. İyi haber olan her sayı yükselirken, kötü haber olan her sayı azalırken, güç bizdeyken buna izin vermeyelim. Hastalıktan, ölümden korku doğaldır. Fakat korku, tehlikeyi, riski yönetecek bir strateji değildir. Uyarılarımızın hiçbiri korkudan medet ummuyor. Uyarılarımız, toplum olarak bir sağduyu örgütlenmesine işaret ediyor. Uyarılarımız, ricalarımız, önerilerimiz, salgın karşısında davranışın akla uygunluğu üzerinde duruyor."
Ramazan bayramında sokağa çıkma kısıtlaması konusu
Ramazan bayramında sokağa çıkma kısıtlaması olup olmayacağı sorusu üzerine Koca, bunun bir hükümet kararı olduğunu, gelecek günlerde salgının seyrinin bunda etkili olacağını söyledi. Koca, "Önümüzdeki günler salgının seyrine göre zaten gündeme gelmiş olur. O durumda hükümet de Sayın Cumhurbaşkanımız da gerekli açıklamayı yapmış olur. Bununla ilgili Bilim Kurulu'nun gündemine gelmedi. Özellikle salgının gelecek haftaki seyri de görülerek, ona göre gerekirse gündeme almış olacağız." diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'da yapımı devam eden pandemi hastaneleriyle ilgili eleştirilerinin sorulması üzerine Koca, Çin dahil olmak üzere diğer yerlerde pandemi hastanelerinin daha çok geçici, sonra devre dışı kalacak, daha çok prefabrik yapılar şeklinde yapıldığını belirtti. Bakan Koca, şunları söyledi:
"O zaman da söylemiştim. Türkiye'de hastane yoğunluk, doluluk oranlarımız yüzde 30-32'lerde, yoğun bakımlardaki doluluk oranlarımız da yüzde 60'larda demiştim. Yani bu hastaneleri yüzde 90 veya 100 doluluğumuz olduğu için yapmıyoruz. Bun hastaneleri çok amaçlı ve kalıcı hastaneler olarak planlıyoruz demiştim. Yani özellikle Havaalanında, Sancaktepe'de de pist var biliyorsunuz, her ikisi için de söylüyorum. Atatürk Havaalanı'nda da rahat kullanılabilir durumda. Bizim, özellikle deprem, afetler, salgın için hastanelerimiz var mı? Yeri geldiğinde bu anlamda pistiyle çok rahatlıkla deprem ve afet döneminde de sizin kullanabileceğiniz hastaneler olarak kullanılıyor olacak. Onun için çok amaçlı hastane adını koyduk. Dünyada bunun örnekleri var.
Bunu sadece salgın ve pandemi döneminin hastanesi gibi düşünmedik ve düşünmüyoruz. Buna ilave olarak, çok amaçlı dediğimiz için yeri geldiğinde bunu sağlık turizmi için de kullanmayı düşünüyoruz ve kullanabiliriz. Bu anlamda dünyanın birçok ülkesinden çok rahatlıkla sağlık turizmi için bu hastaları buraya getirme çalışması içindeyiz ve bunu böyle yapıyor olacağız. Bunun dışında hem deprem hem afetler için, rahatlıkla uçak ambulans, helikopter ambulans dahil olmak üzere hastanın naklinin kolay yapılacağı alan olarak da düşünülmüş oldu. Bu, Türkiye için bir zenginlik. Bunu lütfen görmüş olalım."
Camilerin ibadete açılması
Camilerin ne zaman ibadete açılacağı sorusu üzerine Koca, "Dünya'da yer yer bazı uygulamaların olduğunu biliyoruz. Türkiye'de de salgının seyrine göre gündeme gelebilir. Bizim Bilim Kurulumuzda bu anlamda bir gündem olmadı ama önümüzdeki günler zannediyorum bu konu gündeme gelmiş olur. Eğer olabilme durumu olursa daha çok tedbirli, belli esasları, kuralları olmak kaydıyla, o durumda da Bakanlar Kurulu'nda zaten gündem olmuş olur, Sayın Cumhurbaşkanımız da bu anlamda açıklamayı yapmış olur." ifadelerini kullandı.
"Aşağı doğru inişin olacağı yönünde bir beklentimiz var"
Koca, virüs bulaştırma katsayısı R0'ın ne olduğu ve salgın sürecinde bu değerin en fazla kaç olduğunun sorulması üzerine ise bölgesel olarak değişen değerler olduğunu ancak il bazında 4,5-5'lerin görüldüğü dönemlerin olduğunu, şu anda Türkiye'nin R0 değerinin ise 1,56 olduğunu söyledi.
"Öngörülebilir" sözüyle neyi kast ettiğinin ve bunun nasıl yorumlanması gerektiğinin sorulması üzerine Koca, şunları kaydetti:
"Öngörülebilir derken bizim öngördüğümüz. Yani biz, toplumdaki hareketliliğe göre bu salgının önümüzdeki günler nasıl seyredebileceğini önceden tahmin edebiliyoruz ve o hareketlilik doğrultusunda baktığımızda, bir önceki hafta, yani 12 Mayıs için söylüyorum, biz o hareketliliğin arttığını gördük. Özellikle normalleşmenin başladığı hafta başı yoğun bir hareketlilik oldu. O hareketlilikle birlikte biz 1 hafta-10 gün sonrası için yani bugünlerde bu değişimin olabileceği beklentisi içindeydik. Kastettiğimiz oydu. Bugün ve yarın belki biraz daha dengeli bekliyoruz ama daha sonraki günler aşağı doğru bir inişin olacağı yönünde bir beklentimiz var. Bunu tamamen tahminden öte bilgiye, veriye dayalı olarak, hareketlilikle doğru orantılı olduğunu bilerek 'öngörülebilir' ifadesini kullanmıştık."
Bakmadan Geçme