• Haberler
  • Gündem
  • Bakan Soylu açıkladı! Polislerin çalışma saati değişiyor

Bakan Soylu açıkladı! Polislerin çalışma saati değişiyor

İçişleri Bakanı Soylu, polislerin çalışma saatleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Asayiş olaylarının düştüğünü belirten Soylu, Ekrem İmamoğlu'na da sert tepki gösterdi.

Bakan Soylu açıkladı! Polislerin çalışma saati değişiyor
TAKİP ET Google News ile Takip Et

İçişleri Bakanı Soylu, bir otelde gerçekleştirilen Polis Merkezleri Eğitici Yetiştirme Kursu 2. grup açılış programına katıldı. Programa Bakan Soylu’nun yanı sıra Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, daire başkanları, polis merkezi amirleri ve emniyet personeli katıldı. Programda Asayiş Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan "Güven Masası" adlı film ve çarşı ve mahalle bekçileri ile ilgili tanıtım filmi izlendi. Eğitim programına katılan teşkilat üyelerine hitap eden İçişleri Bakanı Soylu, “Bizim polis teşkilatımız Türkiye’de yapılan güven araştırmalarının tamamında ilk 3 sıradadır. Eksiklerimiz yok mu, elbette var, varacağımız mesafe elbette var. Bu eksiklerimizi kapatmaya devam edeceğiz. Geldiğimiz noktayı da önemsiyoruz. Bu noktadaki moralin hem teşkilatıma hem bütün milletimize yayıldığını anlıyor, görüyoruz. Aynı zamanda özellikle 15 Temmuz’un getirdiği süreçlerle birlikte bir taraftan asayiş olaylarında ciddi bir dağınıklıkla karşı karşıyaydık. Bu büyük teşkilat hemen derlenip toparlandı. Kolları sıvadı ve sadece terörle mücadele değil, organize suçlardan bütün örgütlü suçlara kadar büyük bir başarıya imza attı” diye konuştu.

 

"3 BİN KADIN POLİS ADAYIMIZ EĞİTİM GÖRÜYOR"

Emniyetin çok önemli bir mücadeleye imza attığını söyleyen Bakan Soylu, “Güven Masası oluşturduk. Meselelere ayrıştırarak bakmak zorundayız. Vatandaşlarımızın bizden hizmet kalitesi beklentileri yükselmektedir. Bizim yapmamız gereken beklentiyi karşılamaktır. Polis akademimizde 3 bin kadın polis adayımızın eğitimleri devam etmektedir. Polislik eğitimi alıyorlar, hem de vatandaşlarla ilişkiler ve temas konusunda eğitim alıyorlar” dedi.

"ASAYİŞ OLAYLARI DÜŞTÜ"

Dünyadaki suç ve suç çeşitlerinin arttığına işaret eden Bakan Soylu, “Türkiye’de ortaya çıkan asayiş olayları sayısında da bir düşüş söz konusu. Yeni başlıklarımız var, aile içi şiddet ve kadın cinayetleri konusunda bütün bunlarda alınan tedbirler önemli. Geçen hafta aile bakanımız, adalet bakanımız bir araya gelerek ekiplerimizin yaptığı çalışmaların tekrar üzerinden gittik. Alacağımız tedbirler konusunda bizim üzerimize ne düşüyor onu anlattım. Hep birlikte hangi adımları atabileceğimiz konularında değerlendirmelerde bulunduk. Sorunlara çözüm üretmek ve onun gerisinde kalmamak, bunu hep birlikte sağlamak ve gerçekleştirmek durumundayız” şeklinde konuştu.

"POLİS  MERKEZİ AMİRLİKLERİ SAYISI ARTIYOR"

Bazı ilçelerde ve şehirlerde “getto” diye tabir edilen alanların büyüdüğünü belirten Bakan Soylu, “Alanlar o kadar büyüdü ki bizim polis merkezi amirliklerimizin onlara yakınlıkları maalesef uzak. Yeni bir adım atıyoruz, özellikle bu alanlarda polis merkezi amirliklerimizin sayısını artırmak suretiyle İstanbul, Ankara, İzmir, Adana gibi yerlerde polis merkezi amirliklerimizin sayısını artırmak suretiyle meselenin göbeği ve ortasında, hem de vatandaşımızın polise intikal etmek istediği zaman dilimi içerisinde bunu sağlayabilecek bir taraftan bekçisi, bir taraftan dolaşan ekipleri ve diğer asayiş birimlerinin oluşturduğu kavrayıcılık, meseleleri kaçırmama noktasında iradeden tam anlamıyla bunu takip etmek hususunda adım atılacak” dedi.

Bakan Soylu, “Terör örgütünün sözcülüğünü ve kuryeliğini yapan siyasi partinin merdivenlerinde evlatlarının resimleri ile beraber nöbet tutan annelerden ve babalardan utanmıyorlar. Varsın göçmen teknelerini Akdeniz’in ortasında batıran diğer dış ülkelerle paylaşıyor olalım, varsın yakaladığı kaçak göçmeni çırılçıplak soyup Meriç Nehri'ne donmak üzere bırakan ülkelerle komşu olalım, varsın kendi içimizde Suriyeli muhacirler üzerinden nefretini kusanlarla milleti inancından, merhametinden soyutlamaya çalışanlarla, milleti sokağa dökmek için olmadık iftiraları, olmadık yalanları ortaya atanlarla aynı havayı soluyalım. Yine de bizim vicdanlarımız sarsılmamalıdır, bizler Batılılar gibi ve bizim içimizdeki kararmış kalp sahipleri gibi değiliz, olamayız, olmamalıyız. 21. yüzyılda teknolojinin geliştiği ama insanlığın gelişmediği bir yüzyıl görüyoruz” şeklinde konuştu.

Sınır ötesi operasyonu eleştirenlere tepki gösteren Soylu, “Dünyada PYD diye bir devlet var mı? Böyle bir devlet duyduk mu, peki o paçavralar neyin nesidir. Sınırımızın dibinde Suriye’nin topraklarında silahlı adamlar, kamplar, tahkimatlar var. Sallanan Suriye devletinin bayrağı değil, PKK’nın şubesinin paçavralarıdır. Türkiye’de hala aklı ermeyenlere seslenmek istiyorum. HDP’nin öncülüğünde, onun Türkiye sevgisi, insan sevgisi olmayan sözde eş başkanının talimatlarıyla çukurlar, hendekler açıldı mı, açıldı. Evlatlarımız şehit oldu mu, evlatlarımız tarumar oldu mu? Okullarımız, camilerimiz, kütüphanelerimiz yakıldı yıkıldı mı? Ne yapacaklardı biliyor musunuz, aynen Rasulayn’da olduğu gibi, Tel Abyad’da olduğu gibi o çukurları tünellere döndüreceklerdi. Ona mı müsaade etseydik” ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU'NA TEPKİ; "TÜRKİYEYİ ŞİKAYET EDEN AHMAĞA SÖYLÜYORUM"

Bakan Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'ne katılmak için gittiği Fransa’da Türkiye’yi şikayet etmesine ilişkin, “Terörist olmaktan ceza alanları bu ülkenin selameti ve o beldenin selameti için görevden aldığımızda, Avrupa’ya giderek Türkiye’yi şikâyet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Yazıklar olsun, bu milletin sana okuttuğu okula yazıklar olsun. Bu milletin sana verdiği emeğe yazıklar olsun. Birileri eline silah alıp 9 aylık çocuklarımızı, bebeklerimizi şehit edecek, orada Kürt kardeşlerimizin, Arap kardeşlerimizin, Türk kardeşlerimizin sabah dükkânını açmasını engelleyecek, çocukların okula gitmesini engelleyecek, bunun belediye başkanlığını yapacak, sen de Avrupa Birliği’ne Türkiye’yi şikâyet edeceksin, yazıklar olsun” dedi.

Bir gazetecinin terör örgütü üyesi DEAŞ'lı Hollandalı 2 kadının yakalanmasına yönelik sorusu üzerine, "Şu anda hapishanelerimizde bin 200'e yakın DEAŞ'lı var. Özellikle Barış Pınarı Harekatı'ndan sonra elimizde bir kısmı kadın ve çocuk olan 287 DEAŞ'lı bulunuyor. Ancak hapishanelerdeki hepsi yabancı terörist savaşçı. Aynı zamanda geri gönderme merkezlerimizde yabancı terörist savaşçılar var. Bunların hepsiyle ilgili çeşitli çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bunlar dönem dönem bahsettiğiniz yollarla Türkiye'ye girdiler ve yakalandılar. Burada bütün güvenlik ekiplerimiz teyakkuz halinde. Bunlar yakalandıkları zaman adli makamlara intikal ettiriliyor. İntikal ettirildikten sonra ya cezaevlerine girerler veyahut da geri gönderme merkezlerine gider. Biz de bunları dönem dönem ülkelerine iade ederiz" diye konuştu.

"DEAŞ'lılar kendi ülkelerine gönderilecek"

Türkiye'nin elinde bulunan DEAŞ'lıların ülkelerine gönderileceğini belirten Soylu, "Ancak dünya yeni bir metot belirledi. Belirledikleri metot, 'Biz bunları vatandaşlıktan çıkaralım' diyorlar. Özellikle dünkü açıklamamızdan sonra şöyle bir tespitte bulunmaya çalışıyorlar. 'Bunlar, bulundukları yerlerde yargılansınlar' diyorlar. Yani bu da yeni bir uluslararası hukuk herhalde. Yani 21. yüzyıla mülteci, sığınmacı meselesinde maalesef hiç uymayan davranışlar ortaya koyan ülkeler, şimdi terörizm konusunda yeni bir içtihadı ortaya koyuyorlar. Bu içtihadı kabul etmek mümkün değildir. Hiç üzülmesinler, biz elimizdeki DEAŞ'lıları ister vatandaşlıktan çıkarsınlar ister çıkarmasınlar kendi ülkelerine göndeririz" şeklinde konuştu.

İçişleri Bakanı Soylu, "Çakar düzenlemesi kapsamında İstanbul'da 68, Ankara'da 50 çakar uygulamasını ihlal etmiş araca ceza uygulandı" dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Sadece Emniyet Jandarma entegrasyonunda faili meçhul olayları aydınlatma sayısı 12 bine ve yakalanan kişilerin adalete teslim etme sayısı 16 bine yükseldi" dedi.

 

POLİSLERİN ÇALIŞMA SAATLERİ DEĞİŞİYOR

İçişleri Bakan Soylu konuşmasının bir bölümünde;

Ben İçişleri Bakanı olduğumda herkes 12-12 çalışıyordu. Kimse bir şey demiyordu ve çalışıyordu. Çünkü içinde bulunduğumuz durumun farkındalardı. Zamanla bu çalışma şeklini 12-24, şimdi de 8-24 'e doğru yavaş yavaş değiştiriyoruz. Gördük ki çok çalışmak değil doğru çalışmak daha önemli. " ifadelerine yer verdi.

Bakmadan Geçme