Balyoz gibi
25 Aralık soruşturması kılıfıyla hükümeti devirmeye çalışan polislerden 5'i dün tutuklanarak cezaevine gönderildi.
25 Aralık darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alınan operasyonda 1. Sulh Ceza Hakimi Bekir Altun'a sevkedilen şüphelilerden 5'i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklananlar arasında eski İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Yakub Saygılı ile şube müdür yardımcısı Kazım Aksoy da bulunuyor. Sorgu hakimliği 6 şüpheli hakkında ise yurt dışı çıkış yasağı konulmasına hükmetti.
SAVCIDA SOMUT DELİLLER VAR
Kararda şüpheliler eski İstanbul Mali Şube Müdürü ve adli kolluk sorumlusu Yakub Saygılı, Mali Şube Müdür Yardımcısı Kazım Aksoy, Teknik Büro İzleme Kısım Amiri Arif İbiş, Teknik Büro Dinleme Kısım Amiri Mustafa Demirhan ve Nitelikli Dolandırıcılık Ekip Amiri Hüseyin Korkmaz'ın TCK 312. maddesin kapsamında T.C. Hükümetini ortadan kaldırmaya veya engellemeye teşebbüs etme suçunu işledikleri yönünde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu belirtildi. Gerekçede Balyoz için Yargıtay'ın verdiği karara şöyle vurgu yapıldı:
HÜKÜMETE KARŞI CEBİR VE ŞİDDET
'Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin ilamında belirtildiği üzere amaç suça ilişkin maddede aranan cebir şiddetin her durumda ve her aşamada dar anlamıyla maddi cebir, fiziki kuvvet kullanma olarak anlaşılmaması gerektiği, buradaki cebrin suçun konusu, suçla korunan hukuki yarardan dikkate alındığında hukuka aykırı iradede mevcut cebirle ulaşılacak hukuka aykırı amaçlara cebir içeren zorlayıcı iradeye yönelmiş ve gerektiğinde fiziki cebir kullanacağı, fiziki cebirle sürdürüleceği duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkmış hareketler olarak anlaşılması ve maddedeki cebirin geniş anlamıyla kabul edilmesi gerektiği failin kullandığı vasıtalar cebir kullanmaya ilişkin sahip olduğu imkan ve kabiliyetler ile mümkün olan engel sebeplerin dikkate alınacağının belirtildi.'
Doğan'la aynı suçtan
Tutuklama kararında, polislerin emniyetin hiyerarşisi içerisinde hareket etmeyerek yasal olmayan oluşum çerçevesinde faaliyet yürüttükleri belirtilerek 'paralel yapı' şöyle tarif edildi: 'Meşru emir komuta zinciri dışına çıkabilen gizliliğe, güvenliğe, denetime önem veren ayrı bir hiyerarşik yapı oluşturdukları anlaşılmıştır.' Balyoz davasını onayan Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararında da 1 numaralı sanık Çetin Doğan'ın TSK'da ayrı bir yapılanmayla darbe girişiminde bulunduğu belirtiliyordu.
Darbeye teşebbüs suçundan tutuklandılar
Eski İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Yakub Saygılı'nın da aralarında bulunduğu 5 kişinin tutuklanmasıyla birlikte, serbest kalan 7 kişiye yurt dışına çıkış yasağı konuldu. Saygılı ile, eski İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Kazım Aksoy ve Arif İbiş, Mustafa Demirhan ile Hüseyin Korkmaz'ın 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs' suçundan tutuklanmasına karar verildi.
Başbakan'ı izlediler
61. Hükümetin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında 'örgüt lideri' ve 'dönemin Başbakanı' ibarelerinin fezlekede yer aldığının hatırlatıldığı kararda '15 Aralık 2013'de Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kapatılan TMK 10. madde ile görevli bölümüne gönderilen fezlekede yasama dokunulmazlığı olan eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında 4. grubun lideri olarak gösterildiği, 61. hükümetin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Nisan 2012'de Haliç Kongre Merkezi'nde yaptığı görüşmenin güvenlik kamera görüntülerinin alınarak dosyaya konulduğu, CMK'nın 140. maddesinde şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve iş yerlerinin teknik araçlarla izlenerek ses veya görüntü kaydı alınabileceği hükmü altına alınmışken, Recep Tayyip Erdoğan'ı suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ihaleye fesat karıştırma suçu gerekçe gösterilerek 14 Ekim 2012 saat 13.30 sıralarında Üsküdar ilçesinde bulunan evinde Yasin El Kadı isimli şahısla buluştuğuna dair cell-harita görüntüsünün dosya içerisine alındığı genel hatlarıyla görülmüştür' denildi.
İşte dinlemenin kanıtı
Şüphelilerin amaçları doğrultusunda hedef şahıslar olmadığı halde yasama dokunulmazlığı bulunan 61. Hükümetin Başbakanı Erdoğan'ı, 21 Temmuz 2012'den 29 Kasım 2013'e kadar 63 kez dinlediği vurgulandı. Ayrıca çok sayıda bakanın da dinlendiği belirtildi. Dokunulmazlığı olan kişilerle ilgili kanunun gerektirdiği işlemin yapılmadığının vurgulandığı kararda hedef şahıslar üzerinden hükümet üyelerinin dinlendiği ve hükümeti iş görmez hale getirmek için kurdukları ittifak doğrultusunda hareket ettikleri belirtildi.