• Haberler
  • Gündem
  • Başbakan Davutoğlu'ndan başkanlık sistemi açıklaması

Başbakan Davutoğlu'ndan başkanlık sistemi açıklaması

Başbakan Ahmet Davutoğlu Başkanlık Sistemi ile ilgili ''Bizim kanaatimiz iyi tanımlanmış bir Başkanlık sistemi'' dedi.

Başbakan Davutoğlu'ndan başkanlık sistemi açıklaması
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Başkanlık sistemindeki tartışmaları değerlendiren Davutoğlu, "Başkanlık sistemi ya da parlamenter sistem bir mekanizmadır. Bunların her ikisinin de özgürlükçü örnekleri de otoriter örnekleri vardır. Önemli olan siyasi felsefe, önemli olan siyasetin ne olduğudur. Üzerinde ittifak edeceğimiz husus şu olmalı; özgürlükçü, vesayete karşı bir anayasa olmalı, güçler ayrılığı prensibine dayanan bir anayasa olmalı. Herkesin vatandaşlık kavramının en kapsayıcı olarak tanımlandığı bir anayasa olmalı. Kendi kültürel birikimimize ters düşmemeli ama evrensel değerlerle uyumlu olmalı. Bu çerçeve, kimsenin karşı çıkmayacağı bir felsefe. Önce bunun içini dolduralım, sonra bunu yaptıktan sonra mekanizmayı yani siyasal sistemi konuşalım. Bunu yapmadan salt anayasayı başkanlık meselesi gibi göstermek, başkanlık sistemi savunmak açısından da sakıncalıdır ona karşı çıkmak açısından da sakıncalıdır" dedi.

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
"12 Eylül bir darbe anayasası olması itibarıyla birlikte şunu demiştir; siyasiler hata yapabilir, onların seçtiği başbakan da hata yapabili,r dolayısıyla onları denetlememiz lazım. Nasıl denetlenecek? Cumhurbaşkanlığı makamına mutlaka askeriyeden biri gelmeli ve öyle güçler vermeliyiz ki seçilen başbakan kendini sürekli denetim altında hissetsin, bağımsız kararlar alamasın. Mantık böyle kurulunca cumhurbaşkanı ve başbakan, parlamenter ve başkanlık sisteminin arasında son derece karmaşık, son derece bozuk ve kişisel ilişkileri bozan bir kargaşa doğmuş, bir kargaşa, kakafoni neredeyse."

"Ortada çok sağlıklı işleyen parlamenter sistem var da bunun yerine başkanlık sistemi ikame edilmek isteniyor değil" diyen Davutoğlu, "Ortada bir problem var ve ben bu problemi yaşayan biri olarak söylüyorum, problemi gördüğümde gözümü kapatmam. Burada da şahsi hesap yapmam. Mesele, Sayın Cumhurbaşkanımızın yetkisinin artırılması, eksiltilmesi meselesi gibi tartışılmamalı. Herkes dürüstçe bu problemin Sayın Sezer'le Sayın Bülent Ecevit arasındaki bir tartışma parlamenter sistemde olabilir miydi? Anayasa kitapçığını fırlatıldığı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı Alman, İngiliz parlamenter sisteminde var mı? Dolayısıyla cumhurbaşkanı ile başbakanlık makamı arasında her an problem çıkarmaya ayarlı bir yapı var. Hesabı başbakan verecek, 12 Eylül'ün mantığı böyle, ama yukarıda kontrol durumunda olan cumhurbaşkanı hesap vermeyecek. Sorumsuzsa tümüyle tarafsız olmalı, sorumluysa da bu anlamda yetkisinin daha net tanımlanması lazım. Bu açıklıkta konuşuyorum, çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Davutoğlu, Kılıçdaroğlu değil. Koyarız tabloyu ortaya. Bir kere halk tarafından seçilmiş olduğu için cumhurbaşkanı, o anlamda başkanlık sistemine evrilmesi daha kolay. Başka bir şeyin varsa getirin tartışalım" açıklamasında bulundu.

Önce gerilimlerin dozunun düşmesi ve her şeyin sükunetle konuşuluyor hale gelmesi gerektiğine işaret eden Davutoğlu, "Meselenin Cumhurbaşkanlığı makamının gücünü artırmak ve onun üzerinden bir güç mücadelesi olarak görülmemesi ve sükunetle tartışılması lazım" dedi.

Devletin ve demokrasinin restore edilmeye ihtiyacı olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, "Onun ana sütunları de belli. Yeni anayasa bizim önümüzün ufkunu açar ama her şeyden önce kimin ne kaygısı varsa, mekanizmayla ilgili, onu paranteze alalım. Nasıl bir anayasa öngöreceğiz, insan hak ve özgürlüklerini nasıl teminat altına alacağız, devlet yerine insan diyen anayasayı nasıl öne çıkaracağız, bu temelde güçler ayrılığı prensibi nasıl harekete geçireceğiz, bunları konuşalım. Sonra da uygun siyasi mekanizmayı birlikte geliştirelim. Biz kimseye şu veya bu modeli dayatmak için bir şeyi gündeme getirecek değiliz" şeklinde konuştu.

Başbakan Davutoğlu, ilk görevlerinin hükümeti kurmak, ikinci görevlerinin hükümet programı olduğunu belirterek, "Şahsi hesaplarımızı bir kenara koyalım. Siyasi rekabeti onunla tanımlamayalım, millete hizmet yolunda tanımlayalım. 50 sene, 100 sene sonra da torunlarımızın gurur duyacağı bir anayasayı da birlikte yazalım. O anayasa da ister başkanlık sistemi, parlamenter sistem, birlikte bir şey oluşturursak doğru yere gideriz. Bizim kanaatimiz, gelinen evrede, iyi tanımlanmış güçler ayrılığı prensibine dayalı bir başkanlık sistemidir. İnşallah önümüzdeki aylarda inşallah bunu tartışacak zemini hazırlarız. Kendi halkına ve vatandaşına güvenen bir anayasa, başkanlık sistemini de bu çerçevede tartışalım. Bunun dışında bunu konjonktürel bir mesele olarak gündeme getirmek, başkanlığı savunanlar için de doğru olmaz. Eleştirenlerin konjonktürel açıdan eleştirmesi de doğru olmaz. Ama ne Sayın Cumhurbaşkanımızın ne benim bu konuda şahsi bir hesabı, milletin istikbalinden öne alacağımız kaygısını kimse taşımamalıdır" diye konuştu.  

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Hükümeti kurduktan sonra eğer olumlu cevap alırsam, yeni anayasa da dahil olmak üzere bütün konuları rahatlıkla konuşacağımız şekilde muhalefet liderleriyle biraraya gelmeyi planlıyorum, oturup konuşalım" dedi.

Bakmadan Geçme