Başbakan Yıldırım: Zeytin Dalı Harekatı bölgedeki insanları kurtarmaya yöneliktir
Başbakan Yıldırım, Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin, 'Tamamen orada yaşayan Kürt, Arap, Türkmen, sivil, gücü, imkanı olmayan insanları kurtarmaya yönelik bir faaliyettir.' dedi.
Başbakan ve AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım, Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin, "Esasen terör örgütü PKK, YPG, PYD'nin dünya kamuoyunu etkilemeye çalışmak için kullandığı kara propagandanın tam tersi var burada. 'Kürtleri öldürmek için, bölgede Kürtleri yok etmek için Türk Ordusu operasyon başlattı' şeklindeki konu, tamamen orada yaşayan Kürt, Arap, Türkmen, sivil, gücü, imkanı olmayan insanları kurtarmaya yönelik bir faaliyettir. İşin özü bu." dedi.
Medya temsilcileriyle Vahdettin Köşkü'nde bir araya gelen Yıldırım, toplantının amacının dün saat 17.00 itibariyle resmen başlayan Zeytin Dalı Harekatı hakkında istişarede bulunmak, bundan sonraki süreçte, millet olarak, medya olarak, bu harekatın başarıyla sorunsuz tamamlanması için neler yapılması gerektiği konusunda görüş almak, hem de kendi hassasiyetlerini paylaşmak olduğunu söyledi.
"İsim değiştirerek kamuoyunu etkilemeye çalışıyorlar"
Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:
"2014 yılından itibaren Suriye'nin kuzey batısındaki Afrin Bölgesi'nde PKK, PYD, YPG, KCK unsurları burayı kanton ilan ederek bölge halkı üzerinde sistematik bir baskıya başladı. Zorla gençleri askere almak da dahil vatandaşlarla orada yaşayan -ki nüfus dağılımına baktığımızda yüzde 55 Arap daha sonra Kürtler var, bir miktar da Türkmen var- Bunlara sistematik zulüm uygulayarak, onlara itaat edenleri koruyup, itaat etmeyenleri de bölgeden sürgüne göndermek şeklinde bir baskı, zulüm politikasını bugüne kadar sürdürdüler. Bu şekilde şehri terk edenlerin sayısının 300 bini aştığı tahmin ediliyor. Bunların büyük bir kısmı da Türkiye'ye geldi. Esasen terör örgütü PKK, YPG, PYD'nin dünya kamuoyunu etkilemeye çalışmak için kullandığı kara propagandanın tam tersi var burada. 'Kürtleri öldürmek için, bölgede Kürtleri yok etmek için Türk Ordusu operasyon başlattı' şeklindeki konu, tamamen orada yaşayan Kürt, Arap, Türkmen, sivil, gücü, imkanı olmayan insanları kurtarmaya yönelik bir faaliyettir. İşin özü bu. Fırat Kalkanı Bölgesinde DEAŞ'ın yaptığını, burada DEAŞ da kısmen olmakla beraber PKK, YPG ve PYD dediğimiz PKK'nın kuzenleri. Aynı esasında, PKK ile bir farkları yok. Ancak PKK dünyada bir çok ülkede biliniyor ve terör örgütü ilan edildiği için isim değiştirerek, farklı bir yapıda olduklarını, daha masum bir hareket olduklarını anlatmaya çalışıyorlar, kamuoyunu etkilemeye çalışıyorlar."
"Sınırlarımızda 700'ün üzerinde taciz oldu"
Terör örgütünün, gerek dost ve kardeş bölge halkı, gerek Türkiye'de sınıra yakın yaşayan vatandaşların can ve mal güvenliğe yönelttiği tehlikenin son dönemlerde artmaya başladığını belirten Yıldırım, "Şu anda 700'ün üzerinde taciz oldu sınırlarımızda. Sınırın ötesinden 6 tane roket Kilis'e attılar. Allah'tan can kaybı yok, 2 vatandaşımız hafif yaralı. Arkasından topçularımız gereken karşılığı verdi ve hedefleri imha etti." ifadelerini kullandı.
Afrin Bölgesi'nden, Hatay ve Kilis ile civardaki karakollara, üslere 700'e yakın tacizin gerçekleştirildiğini, hudut karakollarının Afrin Bölgesi'ndeki terör örgütlerinin saldırısına ve tehditlerine sürekli olarak maruz kaldığını anlatan Yıldırım, söz konusu taciz ve saldırılarda hayatını kaybeden vatandaşların, şehitlerin olduğunu hatırlattı.
"Harekat, terör unsurları bölgeden temizleninceye kadar devam edecek"
DEAŞ gibi PKK, KCK, PYD, YPG'nin de bir terör şebekesi olarak masum Suriyeli sivilleri tahakkümü altına almak için her türlü terör faaliyetine başvurduğunu, sadece Araplar ve Türkmenleri değil, kendisine karşı çıkan Kürtleri de etnik ve ideolojik temizliğe tabi tuttuğunu ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti:
"Nitekim Suriye'den ülkemize bu süreçte yüz binlerce Kürt göç etmek zorunda kalmıştır. Bu tespitlerin ışığı altında TSK tarafından ülkemiz sınır güvenliğini sağlamak, Afrin Bölgesi'ndeki teröristleri yok etmek, bu sürette Kürtler, Araplar, Türkmenler başta olmak üzere dost ve kardeş bölge halkını terörün zulmünden ve baskısından kurtarmak amacıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın Başkomutanlığı riyasetinde Zeytin Dalı Harekatı başlatılmıştır. Harekat, terör unsurları bölgeden temizleninceye kadar devam edecek. Milletimizin harekata desteği tamdır. Bu da askerimizin oradaki operasyon kabiliyetini daha da arttırmaktadır."
Bugün gazetelerin iç sayfalarına baktığını anlatan ve bu vesileyle medya temsilcilerine teşekkür eden Yıldırım, "Aynen 15 Temmuz'da olduğu gibi görüş farklılıklarımızı, duruşlarımızı, dikkate almadan ülke menfaati için, milletin geleceği için çok güzel bir fotoğraf gösterdiniz. Esasen bugün buradaki fotoğraf da bunun aynısıdır. Burada bugün bize karşı muhalefet içinde olan da olmayan da bütün medya mensupları, yazılı ,görsel bir arada. Çünkü bu mesele milli meseledir." diye konuştu.
Hedef terör örgütü
Harekatın planlama ve icrasında, sadece bahse konu terör unsurlarıyla, bu unsurlara ait barınak, silah, sığınak, mevzi, araç ve gerecin hedef alındığını, sivil halkın zarar görmemesi için her türlü hassasiyetin gösterildiğini belirten Yıldırım, "Harekat uluslararası hukuk temelinde, BM Sözleşmesi'nin 51. maddesine dayandırılarak, meşru müdafaa hakkı olarak yürütülüyor. Ayrıca BM'nin Güvenlik Konseyi'nde aldığı terörle mücadeleye ilişkin 1373, 1624, 2170, 2178 sayılı kararları uyarınca, Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı esasına göre yürütülüyor." diye konuştu.
Bu harekatın milli menfaatler doğrultusunda başarıyla tamamlanması, sivil halkın zarar görmemesi ve bölgede arzu edilen barışın sağlanması için yazılı ve görsel medyanın desteği ve katkılarını önemsediklerini dile getiren Yıldırım, yabancı kaynakların, PKK, KCK, PYD, YPG ile DEAŞ terör örgütü kaynakları üzerinden Türkiye aleyhinde yapacakları muhtemel dezenformasyonlara karşı dikkatli olunmasını istedi.
Bakmadan Geçme