Başkanlıkla çok başlılık ortadan kalkar
Erdoğan, 'Bu millet, milli şef özlemi çekenlerin hevesini kursağında bıraktı. Seçimle gelen ve her icraatın hesabını veren bir başkandan tek adam da çıkmaz, diktatör de' dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü tarafından ATO Congresium’da düzenlenen ‘Pazarcı Esnaf Buluşması’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan şu mesajları verdi:
Aşılacak engeller var
Türkiye geçen 12 yılda çok büyük, muazzam bir değişim yaşadı, demokrasiden ekonomiye her alanda sınıf atladı. Eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada, toplu konutta, ihracatta her alanda büyüyen, güçlenen Türkiye, şimdi yeni bir dönemin eşiğinde. 2023 hedefleri için çözülmesi gereken sorunlar, aşılması gereken engellerin bulunuyor.
Çok başlılık bitecek
Başlattığımız ve başarıyla bugünlere gelen değişim sürecini, yeni bir aşamaya geçirmemiz gerek. Biz buna yeni Türkiye diyoruz. Yeni Türkiye için yeni bir anayasaya ve onunla birlikte başkanlık sistemine geçme ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Başkanlık sistemine geçtiğimizde bilesiniz ki şu parlamentoda yaşanılanların büyük bir kısmı artık yaşanmayacaktır, çok başlılık, tüm engellemeler ortadan kalkacaktır. Çok hızla koşan, sıçrayan ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkan bir Türkiye olacaktır. Çok partili hayata geçildikten iktidara geldiğimiz döneme kadar, Türkiye’de 16 ayda bir hükümet değişiyordu. 16 ayda bir hükümetin değiştiği bir ülkede, istikrar bulamasınız. İstikrarın olmadığı bir ülkede de güven bulamazsınız. Onun için ne oldu? Maalesef 3 bin 400 dolarda kaldık. Biz görevi aldık, hamdolsun 11 bin dolara kadar tırmandık. Şimdi kişi başına milli gelir 11 bin dolar. 230 milyar dolardan aldık, 820 milyar dolara çıkardık. Ama yeter mi? Yetmez. Hedefimiz kişi başına milli geliri nereye çıkarmak, 25 bin dolara çıkarmak. Ne zaman, 2023’te oraya ulaşmamız lazım, bunu başarmamız lazım. Bunun için de önümüzün kesilmemesi, hızla yürümemiz lazım.
Durma lüksümüz yok
Çünkü bizim artık durup, duraksamaya asla tahammülümüz yok, böyle bir lüksümüz de yok. Onun için on yılda bir, yirmi yılda bir arıza veriyor. Artık bu arızalardan bıktık. Artık arızası minimize olmuş bir sisteme ihtiyaç var.
ABD’de diktatörlük mü
Tekleye tekleye bu günlere geldik ama artık bu sistemle yolumuza daha fazla devam edemeyiz. Hızlı karar almaya ve hızlı uygulamaya imkan verecek yeni bir tesis, sistem ortaya koymalıyız. Bu bakımdan günümüzde en yaygın uygulanan başkanlık sistemini Türkiye’ye taşımamız lazım. G-20’nin içerisindeki ülkelerin en ileri olanlarının 10 tanesi başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Bunlar bu işi bilmiyor mu? Bunlar başkanlık sistemiyle yönetiliyor da bize ne oluyor? Biz niye bu konuda ‘Hayır’ diyoruz? Bu adımı atmamız lazım. ‘Başkanlık sistemi’ denilince, birileri bundan rahatsız oluyor. Hemen başlıyorlar ‘tek adamlık, diktatörlük’ demeye. Ya Amerika’da, Meksika’da, Arjantin’de, Brezilya’da, Fransa’da diktatörlük mü var? Onlar diktatör olmuyor da Türkiye’de ne için diktatörlük olsun?
Onların işine gelmiyor
Ben inanıyorum ki millet bu konudaki kararını acil, ideal bir şekilde, bu seçimlerde vereceği milletvekilleriyle ortaya koyacaktır. Bu iş için 400 milletvekiline ihtiyaç var. Ve 400 milletvekiliyle parlamento bu değişikliği yapacak güce ulaşacaktır. Bu millet, milli şeflik özlemini çekenlerin kursağında bırakmış bir millettir. Seçimle iş başına gelmiş ve her icraatının hesabını millete verecek bir başkandan tek adam da çıkmaz, diktatör de çıkmaz, bunu böyle biliniz. Biz buradaki asıl derdi biliyoruz, asıl dert milletin karşısına çıkıp, önce ondan destek alabilmek, sonra da dönüp millete hesap vermek. İşte onların işine gelmeyen bu. Millet, eski Türkiye’nin manzaralarını biliyor ve bunları tekrar yaşamak istemiyor. Güçlü bir başkan ve güçlü bir meclis hedefleri inşallah yakalayacaktır. Bu konuda 7 Haziran’ı çok önemsiyorum.
Pazarcının sermayesinin, sadece tezgahındaki mal değil, aynı zamanda müşteri karşısındaki duruşu, itibarı olduğunu belirten Erdoğan, “Devletin esnafımızın arkasında olması, onları desteklemesi yetmez. Esnafımızın da ahilik kültürüne, inancımızdaki ticaret ahlakına sıkı sıkıya sarılarak milletimizle olan gönül bağlarını güçlendirmeleri, geleceğe taşımaları gerekir” şeklinde konuştu. Her esnafın bu bilinçte olduğunu bildiğini dile getiren Erdoğan, “Sizlerden beklentim, varsa aradaki çürük elmaları ayıklayıp bu yolda devam etmenizdir. Bu şekilde hareket ettiğinizde inanın bu millet sizleri el üstünde tutar, size daha çok sahip çıkar. Bu defa markete, AVM’ye değil, pazaryerine gelir. Kesinlikle, iki kere iki dört” dedi.
Erdoğan, belediye başkanı, başbakan, cumhurbaşkanı olduktan sonra pazaryerlerine gidemediğini ama bu dönemlerden önceki yaşantısında Kasımpaşa’da hep cuma pazarına gittiğini söyledi. Çocukken annesiyle yaptığı pazar alışverişlerini anlatan Erdoğan, “Bu bizim artık kültürümüze sinmiş, aman bunu kaybetmeyelim, buna ihtiyacımız var. Bunları modernleştirerek, belediyelerimizle ele ele vererek, federasyonla görüşerek, bunların yapılması, en uygun yerlerde bunların olması inanıyorum ki hem sizleri çok daha güçlü kılacaktır hem de benim vatandaşımın ihtiyacını her gün pazardan almasına imkan sağlayacaktır” diye konuştu.
ERDOĞAN'DAN İLK AF
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı görevini devralmasından sonra ilk kez bir hükümlüyü affetti. Erdoğan, Adli Tıp Kurumunca saptanan sürekli hastalık hali nedeniyle hükümlü Mustafa Akcanlı’nın cezasını, Anayasa’nın 104’üncü maddesi uyarınca kaldırdı.
Erdoğan, Büyük Birlik Partisi kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 2009’da elim bir kaza sonucu ebediyete intikal ettiğini hatırlatarak, vefatının altıncı yılında Yazıcıoğlu’na Allah’tan rahmet diledi. “Savunduğu değerler ve mücadelesiyle örnek bir şahsiyet olarak gördüğüm. Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatı milletimiz için gerçekten büyük bir kayıp olmuştur, inşallah mekanı cennet olur” diyen Erdoğan, Yazıcıoğlu’nun geçen ay vefat eden annesi Fidan Yazıcıoğlu’nu da rahmetle andı.
Bakmadan Geçme