1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Bayraktar "Karşımızda bir saat bile duramadılar"
Bayraktar "Karşımızda bir saat bile duramadılar"

Bayraktar "Karşımızda bir saat bile duramadılar"

Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, geleceğe yön veren ve savaşta tayin edici rol oynayan Türk droneları hakkında konuştu. Bayraktar, Rus sistemlerinin Türk teknolojisi karşısında aciz kaldığını söyleyince Moskova'da kıyamet koptu.

A+A-

Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Rus elektronik harp sistemlerinin Türk Bayraktar TB2 saldırı drone'larına karşı "yetersiz" olduğunu söyledi.

Baykar CEO'su, şirketin drone için elektronik harp ekipmanına karşı koruma geliştirdiğini, bu nedenle "her zaman havada kalacağını" vurguladı.

Bayraktar şunları söyledi: "Rus siber savaş sistemleri Bayraktar TB2'yi durduramadı. Hem Libya'da hem de Artsakh'ta, Moskova sistemleri etkisiz kaldı."

"Pek çok ülke İHA'larımızı satın almak istiyor. Avrupa'dan da çok talep var. TCG Anadolu'ya da İHA kuracağız, bir yıl içinde her şey hazır olacak."

"Rusya'nın elektronik harp sistemlerinin Bayraktar TB2 üzerindeki etkisi bir saat bile sürmedi."

Bayraktar, "En son Karabağ zaferinde gördük. Orada 50'den fazla hava savunma sistemi, 140 civarı tank ve 100'lerce çok namlulu roketatar SİHA'lar sayesinde imha edildi. SİHA'lar bu açıdan oyun değiştirici sistemler" dedi ve şöyle devam etti:

"2004 yılında daha Baykar'ı kimse bilmezken, devletin kamu kurumlarının bile haberi yokken İsrailliler biliyordu."

"Heron’ları Türkiye'ye satan firma bizle ortak olmak istedi. Biz size inanıyoruz diyorlardı. O dönem daha ortaya çıkmış ürünümüz yoktu."

Bayraktar ayrıca, Kanada’nın yaptırımları sonrası alınamayan Wescam’lerin yerine ASELSAN üretimi CATS elektro-optik keşif, gözetleme ve hedefleme sistemi kullanıldığını belirtti.

RUSYA SİNİRLENDİ 

Rus medyasında geniş yankı bulan açıklamalar Moskova'yı kızdırdı. Rus uzmanlar, Rusya'nın Türk İHA'larıyla savaşmak için etkili bir donanıma sahip olduğunu iddia etti.

Bu araçlardan birisi de Tor-M2KM uçaksavar füzesi sistemleri. Rus uzmanlar, bu sistemlerin aynı anda 48 hedefi tespit ettiği, 10'unu takip ettiği ve dördünü vurabildiği öne sürüyor.

Bazı uzmanlar, bu tür silahların "NATO için büyüyen bir tehdit" olduğunu ve bu nedenle savaşa girmeden önce etkisiz hale getirilmeleri gerektiğini belirtti.

TÜRK DRONELARI MANŞETLERDE 

Türk droneları dünya manşetlerinden inmiyor. ABD'nin ünlü Washington Post gazetesi Türkiye'nin geldiği noktayı kaleme aldı. Türkiye, prestij ve gücünü göstermek için büyük ölçüde drone sistemlerine güvenen, dünyanın en üretken drone kullanıcılarından biri haline geldi.

Türk ordusunun yükünü çeken ileri teknolojisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın geliştirdiği silahlı drone Bayraktar TB2 oldu. TB2, 27 saate kadar uçuş süresi ve 150 kiloluk taşıma kapasitesiyle ölümcül bir silah haline geldi.

Bu insansız hava araçları, Erdoğan'ın Türkiye'nin gücünü bölgeye yayma ve kilit müttefikleri destekleme konusundaki iddialı planlarında çok önemli bir rol oynadı. Türkiye son aylarda Suriye, Kuzey Irak ve Kafkasya'ya insansız hava araçları konuşlandırdı ve Akdeniz'deki enerji kaynakları üstündeki iddialarını korumak için insansız hava araçlarını kullandı.

Türkiye ayrıca Libya iç savaşında da boy gösterdi ve insansız hava araçlarını bir BM yetkilisinin "dünyanın en büyük insansız hava aracı savaşı" olarak adlandırdığı savaşa ekledi. Türk TB2'ler, Halife Hafter'in Libya Ulusal Ordusuna karşı BM tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni (UMH) destekledi.

Türk insansız hava araçları, UMH'nin büyük hava alanlarını ele geçirmesine ve ikmal hatlarını vurmasına yardımcı olarak savaşın seyrini değiştirdi.Bu başarının arkasından, Türkiye 2020'de başka bir büyük “drone-drone” çatışmasına da dahil oldu.

Ermenistan ve Azerbaycan, Güney Kafkasya'daki tartışmalı Dağlık Karabağ topraklarının üzerinde hava üstünlüğü için savaşırken, Türkiye Azerbaycan ordusunu destekledi.Aralık ayında Ermenistan, tartışmalı bölgelerin bir kısmını teslim etmeyi ve Rus barış güçlerinin yeniden çizilmiş sınırları korumasına izin vermeyi kabul etti.

Türkiye'nin eylemleri, uluslararası çatışmadaki daha geniş bir eğilimin simgesi: Ülkeler giderek daha fazla insansız hava aracına güveniyor. Türkiye'nin kısa süre içerisinde oyun kurucu rolünü büyütmesinin dünyada yankıları sürüyor.

Sahip olduğu gelişmiş teknolojiyle gözdağı veren Türkiye'nin en önemli kozlarından birisi de, elbette ki göz kamaştırıcı droneları. ABD'li medya kuruluşu Newseek'in haberine göre, drone tehditlerinin Ortadoğu'da artmasının çeşitli etkileri olacak.

Bunlardan ilki, İran gibi ülkelerin ve desteklediği silahlı grupların, ABD ve müttefiklerine karşı giderek herkesi içine çeken bir silahlanma yarışına girebilecek olması. Bir diğeri Çin, Rusya ve özellikle Türkiye'nin yeni drone'lara öncülük ediyor olması. Bu durum ABD'nin hesaba katmadığı bir gelişme.

Bahsi geçen savaş makineleri, ABD'nin Irak, Suriye ve Afganistan'ın yanı sıra Somali ve Yemen'deki gizli savaş alanlarında kullandığı silahlı dronelar.

Eylül ve Ekim aylarında Azerbaycan ile Ermenistan arasında meydana gelen Dağlık Karabağ'daki çatışmalar gibi, bölgedeki en son çatışmalar insansız hava araçları kullanan bir ordunun savaş alanında düşmana karşı yapabileceklerini çıplak bir şekilde gözler önüne serdi.

Dağlık Karabağ savaşının kaderine adeta tek başına karar veren Türk dronelarının teknolojik gücünün, daha önce görülmemiş savaş taktikleriyle birleştirilmesi dünya kamuoyunu oldukça etkilemiş hatta bir miktar paniğe de sürüklemişti.

Habere göre İsrail'den, İngiltere'den ve ABD'den askeri ve savunma uzmanları, bu son çatışmalardan sonra Türkiye'nin başı çektiği drone teknolojisinin önemini kabul ettiklerini söylediler.

Yeni ABD yönetimi yerine alışıp dış politikaya da daha dikkatli baktıkça, karşı-drone teknolojisi için desteği artırma ihtiyacını hesaba katması ve bu artan tehditleri incelemek için ortaklarla birlikte çalışması önemli hale gelecek.

Kongre, İsrail ile drone tehditlerine karşı mücadele için 2018'de zaten destek sağlamıştı. O zamandan bu yana teknoloji, yeni tip drone-sürü teknolojisi ve yeni lazerler, mikrodalga silahlar ve dronları avlayabilen radar ile hızla genişledi.

Bugünün savaş meydanı, terör gruplarına karşı bile daha fazla fütüristik filml teknolojileri ve daha az eski moda bomba ve tüfekler gerektiriyor. Uzmanlar ayrıca bu teknolojinin oluşturduğu tehditlerin boyutunun da altını çizdi. Ancak bunlar, gelecek nesil ileri teknolojinin öncüsü olan Türkiye'nin droneları hakkındaki ilk övgüler değil.

"AKINCI ağır silahlı İHA, birkaç ay içinde envanterimizde olacak. Akıllı mühimmatla 2 bin 500 km görev yarıçapına sahip. Keşif görevlerinde ise görev yarıçapı 5 bin km."

İNGİLİZ SAVUNMA BAKANI ÖRNEK GÖSTERMİŞTİ 

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, 11 Aralık'ta yaptığı bir konuşmada, Türk teknolojisi hakkında övgü dolu sözler sarf etmişti. Wallace, Türkiye'nin İHA, SİHA ve hava savunma sistemlerini Suriye, Libya ve diğer yerlerde kullanmasının sahada üstünlük sağladığını vurgulayarak Türkiye'nin yeni nesil SİHA'larını örnek göstermişti.

İHA ve SİHA'ların yüzlerce zırhlı aracı ve hava savunma sistemlerini imha ettiğini vurgulayan Wallace, Türkiye'nin dünyanın önde gelen yabancı askeri programlara erişiminin engellenmesinin ardından savunma sanayisinde yenilikler yaptığını duyurmuştu.

Bazı askeri programlardan vazgeçebileceklerinin sinyalini veren Wallace, "Bazı zor seçimlerin yine de yapılması gerekecek. Ancak bu seçimler yeni alanlara, yeni ekipmanlara ve yeni çalışma yöntemlerine yatırım yapmamıza izin verecek. Bazen nitelik nicelikten veya mükemmel iyiden önce gelir." demişti.

HABERE YORUM KAT