'Benim gönlümdeki pazar yerleri...'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Pazarcı Esnaf buluşmasında Meyveciler ve Sebzeciler Federasyonu'na hitap etti.

'Benim gönlümdeki pazar yerleri...'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Pazarcı Esnaf buluşmasında Meyveciler ve Sebzeciler Federasyonu'na hitap etti.
Konuşmasına Muhsin Yazıcıoğlu'nu anarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2009'da elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden sevgili Muhsin Yazıcıoğlu kardeşime Allah'tan rahmet diliyorum. Yaşantısıyla hep örnek olan birisiydi. Allah onu inşallah cennetine koyar" dedi.
Konuşmasına pazar yeri kültürüyle ilgili olarak devam eden Erdoğan, hayalindeki pazar yerlerinin nasıl olması gerektiğini de şöyle açıkladı: Burada siz pazarcı arkadaşlarımıza sesleniyorum... Pazarcılık insanların toplu olarak yaşamaya başladıkları dönemden beri var olan, dünyanın en eski ve muteber mesleklerinden biridir. Peygamberimizin 'hiçbir kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir' diye ifade ettiği meslek de sizin mesleğinizdir. Pazarcılar yaz kış demeden çalışır. Sebze ve meyveyi en taze biçimde insanımıza ulaştırır. Sizlerin reklamı olmayabilir. Şatafatlı tabelaları olmayabilir. Ama sizin milletimizin gönlündeki yeriniz çok ayrı. Pazar kültürünü yaşatmalıyız. Ama benim aklımdaki gönlümdeki pazar farklı. Sokak arasındakinden ziyade, her gün açık, otoparkı olan, sosyal alanı olan, ışıklandırması düzgün olan, çatısı kapalı olan bir pazar olmalı. Bütün belediye başkanı arkadaşlarıma da bunu tavsiye ettim. "Pazarcı esnafımız için pazar yerleri açınız" diyerek teşvik ettik. Güzel gelişmeler var. Daha da iyi olacağına inanıyorum. Modern pazar yerlerinin açılışını yaptım ama bu da yetersiz. Siz pazarcı kardeşlerim belediyelerimizi teşvik etmelisiniz. Milletimizle gönül bağınız var. Bu bağı daha da güçlendirmelisiniz.
 

"Benim gönlümdeki pazar yerleri..."Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan pazarcı esnaf buluşmasında Meyveciler ve Sebzeciler Federasyonu'na hitap etti. Cumhurbaşkanı buradaki konuşmasında, pazarların sokak aralarında kurulmaması gerektiğini söyleyerek, "Benim aklımdaki gönlümdeki pazar farklı. Sokak arasındakinden ziyade, her gün açık, otoparkı olan, sosyal alanı olan, ışıklandırması düzgün olan, çatısı kapalı olan bir pazar olmalı. Çalışmalar var ama daha iyi olacak" dedi.
ESNAF RAHAT NEFES ALDI
"Geçmişte esnaf ve sanatkarlarımız çok zor günler yaşadı" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: Hatırlayın 2001'de tarihimizde ilk defa esnaf ve sanatkarlarımız sokağa çıktı. Bu kötü dönemi acı bir hatıra olarak anımsıyoruz. Orta direk büyük ölçüde esnaf ve sanatkarlardan oluşur. Bu kesimin sıkıntısı tüm toplumu etkiler. 2002'de göreve geldiğimizde ilk işimiz esnaf ve sanatkarlarımızı ayağa kaldırmak oldu. 2002'de faiz yüzde 47'ydi. Biz bunu yüzde 4'e düşürdük. Böylece esnafımıza rahat bir nefes aldırdık. Kredi limitlerini 150 bin liraya yükselttik. Faiz desteğini artırdık. Artık esnafımızın kullandığı kredilerin faizlerinin yüzde 50'sini devlet karşılıyor. Borçları yapılandırdık. Sizler açısından önemli olan perakende ticaretin düzenlenmesine yönelik kanun devreye girdi. Bu kanunla AVM'lere esnaflarımızın girmesi de sağlanıyor. Bu kanunun da bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum.
Yabancıların bizdeki esnaf kültürüne hayran olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, "Bizim tarihimizde esnaf ve sanatkar sadece ticaret erbabı değildir. Ticaretiyle birlikte toplumu inşaa eden kesimdir. Sizin böyle önemli bir göreviniz var. Ahilik Osmanlı'nın ve Selçuklu'nun kuruluşunda, yükselişinde önemli bir rol oynadı. Ahiliğin özünü ahlak oluşturur, erdem oluşturur. Fatih Sultan Mehmet, tebdil-i kıyafet esnafı gezerken. Bir esnaftan alışveriş yaparken, esnafın " Ben siftah yaptım bu ürünü de yandaki arkadaştan alın. O siftah yapmadı" demiştir. İşte bu ahlak önemlidir. Sizler de adaletlisiniz. Ölçerken ve tartarken dikkatli olduğunuzu biliyorum. Herkesin birbirini kolladığı bir anlayışla ticaretimizi yaparız. Ne pahasına olursa olsun helalinden kazanç peşinde koşuyoruz. Yabancılar da esnafımızın bu durumuna hayranlar" dedi.
BEN DE CUMA PAZARINA GİDERDİM...
Pazar yerleriyle ilgili açıklamalar yapan Erdoğan, annesi ile birlikte yaşadığı anıları da pazarcılarla paylaştı:
Sebzenin iyisini değil arkaya koyarsan olmaz. Aynı malı herkes 3'e satarken müşteriye 5'e verirsen o da olmaz. Müşteriye kötü davranırsan kendi elinle kendi sonunu hazırlarsın. Böyle durumlarla karşılaşan müşteri gözünü süpermarkete çevirir. Sen de güneşin altında, yağmurun altında oturursun. Devletin esnafın arkasında olması yetmez. Esnafımız ticaret ahlakına sıkı sıkıya sarılmalı, milletimizle olan gönül bağını güçlendirmeli. Sizden ricam aradaki çürük elmaları ayıklayıp yola devam etmeniz. Bu şekilde hareket ederseniz bu millet sizi el üstünde tutar. Bu defa markete, AVM'ye değil pazar yerine gelir. Kesinlikle. İki kere iki dört. Başbakan, Cumhurbaşkanı olduktan sonra gidemiyorum. Ama öncesinde Kasımpaşa'daki Cuma pazarına giderdim. Hatta anacığımla birlikte pazara giderdik. Fileye koyardık sebzeyi, meyveyi eve öyle giderdik. Üsküdar'da da pazar evimizin önündeydi. Herşeyimizi oradan alırdık. Bu bizim kültürümüze sinmiştir. Belediyelerimizle elele verelim. Pazarlarımızın en uygun yerlerde olması sizleri güçlü kılar hem de vatandaşım her ihtiyacını her gün karşılayabilir.
Türkiye 12 yılda her alanda sınıf atladı. Eğitimde, sağlıkta, ekonomide büyüyen Türkiye yeni bir eşikte. Önümüzde 2023 hedefleri var. Başlattığımız değişim sürecini yeni bir aşamaya geçirmeliyiz. Biz buna Yeni Türkiye diyoruz. Bunun için yeni Anayasa'ya, Başkanlık sistemine ihtiyacımız var.
2023 İÇİN BAŞKANLIK SİSTEMİ
"Hedefimiz kişi başı milli geliri 25 bin dolara çıkarmak" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2023'te bunu başarmamız lazım. Bunun için hızla yürümemiz lazım. 10 yılda bir 20 yılda bir arıza çıkıyor. Bu arızalardan bıktık. Arızası minimize olmuş bir sisteme ihtiyacımız var. Hızlı karar almayı sağlayacak bir sistem ortaya koymalıyız. O yüzden Başkanlık sistemini ülkemize taşımamız lazım. G-20'ye biz liderlik edeceğiz. Burada G-20'deki ülkelerin en ileri olanları Başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Biz niye bu konuya "Hayır" diyoruz. Biz bu konuda adım atmalıyız. Ben Başkanlık sistemi deyince "Tek adamlık", "Diktatörlük" diyorlar. ABD'de, Fransa'da, Brezilya'da diktatörlük mü var? Ben inanıyorum ki milletim bu konudaki kararını acil bir şekilde bu seçimlerde seçeceği milletvekilleriyle ortaya koyacaktır. 400 milletvekiline ihtiyaç var. Milletim eski Türkiye'nin manzaralarını biliyor. Bu millet eski manzaraları yaşamak istemiyor. Bu anlamda 7 Haziran'ı çok önemsiyorum" şeklinde sözlerini noktaladı.

Bakmadan Geçme