Beşer Esad'ın babası Hafız Esad da zalimdi

Esad ailesi kırk yıldır Suriye’yi yönetiyor. Suriye halkı yıllardır Esed’lerden çekiyor.  33 yıl önce, bütün dünyadan habersiz büyük katliamlar yapan Hafız Esad’ın oğlu Beşer Esad da bugün aynı babasının yolundan gidiyor. Sebep olduğu savaş yüzünden ölen insan sayısı neredeyse yarım milyona yaklaştı. Ülkesini terk eden ve diğer ülkelerde yaşam mücadelesi veren Suriyelilerin durumu da ölenlerden çok farklı değil. Milyonlarca şehit, yetim, öksüz, sakat yarım yüzyıllık zulmün en kısa örneği… 

SURİYE’DE HAFIZ ESAD DARBE YAPTI (1970)

Hava kuvvetleri komutanı iken ordudan atılan Hafız Esad, Baas partisi içerisinde kısa sürede yükseldi. Önce Hava Kuvvetleri Komutanı oldu. Arkasında Savunma Bakanı oldu. Savunma Bakanı iken 13 Kasım 1970’de kansız bir darbe ile iktidarı ele geçirdi. Asker olan Hafız Esad 1971 yılında, o dönemlerde nüfuz sahibi olan Baas Partisi’nden yönetimi devralarak kansız bir darbe gerçekleştirdi ve Suriye’nin cumhurbaşkanı oldu. Anlatılanlara bakılacak olursa, halk üzerinde dikta yönetimini sıkılaştıran Esad, ordu ve istihbarat servisini güçlendirmeye önem verdi. Sadık bir milliyetçi olan Esad, Suriye’yi modernleştirdiği ve sanayisini güçlendirdiği için yönetimi destekleyen çevrelerde takdir gördü. Bununla birlikte hem orduyu hem de ekonomiyi güçlü bir hale getirdi.

HAMA KATLİAMI

Ülke içinde özellikle Müslüman Kardeşler'in muhalefetiyle karşılaştı. Müslüman Kardeşler'in Hama'da bulunan üyelerini ele geçirme gerekçesiyle Suriye Ordusu, 2 Şubat 1982'de Hama'ya saldırdı ve farklı kaynaklara göre 7 ilâ 35 bin arasında sivil Hamalı ordu ateşiyle öldürüldü. Bu olay Hama Katliamı olarak bilinir.

AKCİĞER KANSERİNDEN ÖLDÜ

Baas Partisi genel sekreterliğini de üstlendi. Öteki Arap devletleriyle ilişkileri geliştirerek Suriye'yi Arap Dünyası içinde itildiği yalnızlıktan kurtarma yönünde adımlar attı. İsrail karşıtı sıkı politikalarıyla bölgesel bir siyasi lider olarak öne çıktı. Bununla birlikte Irak'taki Baas yönetimiyle çatışma politikasını sürdürdü. Ekim 1973'te İsrail'e savaş açan Mısır'ın yanında yer aldı ama savaştan sonra izlenecek politikalar konusunda Mısır yönetimiyle de görüş ayrılığına düştü. Sonraki yıllarda SSCB ile ilişkilerini geliştirdi. 1980'de SSCB ile imzalanan yirmi yıllık dostluk ve işbirliği antlaşmasını, 1982'de SSCB'den silah ve teknik yardım almayı öngören bir başka antlaşma izledi. 1984'te bu ülkeye yaptığı geziyle ikili ilişkileri daha da ileriye götürdü. Filistin Kurtuluş Örgütü'ne geniş destek verdi; ancak FKÖ yönetimiyle ortaya çıkan anlaşmazlık üzerine, bu örgüt içinde Suriye'ye bağlı yeni örgütler oluşturmaya çalıştı. 1991'de FKÖ lideri Yaser Arafat'la ilişkilerini düzeltti. 1976'da birçok Arap ülkesinin muhalefetine karşın, Lübnan'daki iç savaşı sona erdirmek amacıyla askeri müdahalede bulundu. Altı yıl boyunca Lübnan'ın büyük bir bölümünü işgal altında tutan Suriye birlikleri, İsrail'in 1982'de Lübnan'a girmesi üzerine kuzey ve kuzeydoğudaki eski mevzilerine çekildi. 1979'daki ittifak girişiminin sonuçsuz kalmasından sonra Irak'la yeniden başlayan çekişme, 1982'de Suriye-Irak sınırının ve Suriye'den geçen Irak'a ait petrol boru hattının kapatılmasına yol açtı. Bunun üzerine Esad yönetimi, İran-Irak Savaşı'nda Irak'a karşı İran'ı destekledi. 1991'deki Körfez Savaşı sırasında Irak'a karşı uluslararası koalisyon güçlerini desteklemesi onu Ortadoğu'daki en güçlü Arap önder durumuna getirdi. Hiçbir zaman siyasi olarak tanımadığı ve Siyonist varlık olarak nitelendirdiği İsrail ile uzlaşmaya dayalı barış girişimlerine karşı takındığı katı tutumu 1980'lerin ortalarında bir ölçüde yumuşatarak Batılı ülkelerle diyalog kurmaya önem verdi. 1990'larda Sovyet desteği kesildikten sonra ABD'nin de baskısıyla Golan Tepeleri'ni geri almak için yapılan görüşmeler sonuçsuz kaldı. Suriye yönetimi Türkiye ile yaşadığı su sorunu ile alakalı olarak PKK'ya verdiği destekten dolayı özellikle 1990'lı yılların sonlarında bu ülkeyle ilişkiler gittikçe gerginleşti. Parti ve devlet yönetimindeki kişisel denetimini sürdürdü. 1978, 1985, 1991 ve 1999'da dört kez daha devlet başkanlığına seçildi. 2000 yılının Haziran ayında akciğer kanserinden öldü.

TERÖRE DESTEK VERMEKLE SUÇLANDI

Babasının ölümünden sonra parlamentonun toplanarak cumhurbaşkanlığı için gerekli olan 40 yaş sınırını, 34 yaş sınırıyla değiştirmesi üzerine Beşşar Esad, Suriye Cumhurbaşkanı olmuştur. Suriye-İsrail ilişkileri konusunda başkanlığı ele almasından itibaren babasının İsrail karşıtı politikasını sürdüren Beşşar Esad, çeşitli uluslararası konferanslarda İsrail ve ABD aleyhtarı konuşmalarıyla dikkatleri çekmiş; diğer Arap ülkelerinden farklı bir görüntü sergilemiştir. 11 Eylül olayları sonrası ABD-Suriye ilişkileri gitgide gerginleşmiş; ABD, Suriye’yi “teröre destek vermek”le suçlamıştır. İki ülke arasındaki ilişkiler Lübnan Cumhurbaşkanı Refik Hariri'nin öldürülmesi sonrası çıkmaza girmiş; ABD BM Güvenlik Konseyi’nin 1559 sayılı kararıyla Suriye askerlerinin Lübnan’dan çıkmasını sağlamıştır. Suriye İç savaşı nedeniyle de Birleşmiş Milletler'e göre ölü sayısı Eylül 2013 tarihi itibarıyla 120,000'e ulaşmıştır.

İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme