- Haberler
- Konya
- Binali Yıldırım, Şeb-i Arus programında konuştu: Gönül dünyamızın büyükleri medeniyetimize şekil vermişlerdir
Binali Yıldırım, Şeb-i Arus programında konuştu: Gönül dünyamızın büyükleri medeniyetimize şekil vermişlerdir
Konya'da, Hz. Mevlana'nın 748. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri'nin kapanış gecesi düzenlendi. Programa katılan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı ve AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, 'Gönül dünyamızın büyükleri, söz ve nasihatleriyle medeniyetimize şekil vermişlerdir. Kültürümüzü, zenginleştirmişlerdir. Anadolu, 'Allah var gam yok' diyen muhabbet erenleri sayesinde barış ve huzur merkezi haline gelmiştir.' dedi.
Şeb-i Arus programında konuşan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı ve AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, “Yaratılanı sevmeyi hayat felsefesi haline getiren ve kâinatın sevgiyle güzelleşeceğine inanan Hz. Mevlana'yı anlamak, anmak ve bu amaçla düzenlenen tören vesilesiyle hepinizi sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum. Gecemiz mübarek, geleceğimiz aydınlık olsun. Bu gece Hz. Mevlana'nın fani alemden ebedi aleme göç edişinin 748. yıl dönümü. Biz de yaratılışın sırrının sevgide saklı olduğunu söyleyen Hz. Mevlana'yı Şeb-i Arus vesilesiyle anmanın sevincini ve mutluluğunu yaşıyoruz. Hz. Mevlana'yı, telkin ve tavsiyelerine uygun şekilde idrak etmek hepimizin ortak arzusudur. O doğunun batıyı da ışıtan, ısıtan güneşiydi. O'nun kamil insan olmak için tavsiye ettiği sabır, sebat, hoşgörü havuzunda, ruhumuzu arındırmaya, pişmeye ve içimizdeki iyilik hislerini canlı tutmaya çalışıyoruz. Aramızda hürmeti, muhabbeti yaymaya, barışı, kardeşliği, yaşatmaya, huzurlu ve tahammüllü olmaya gayret ediyoruz” dedi.
“ARİFLERE GÖRE ÖLMEK, DOSTA GİTMEKTİR’
Binali Yıldırım, “Ne diyor Hz. Pir, "Aşıksız olma ki, ölmeyesin. Aşkla ol ki diri kalasın." Arifler de bu anlayıştan hareketle, ölmeyi kurtuluş olarak görmüşlerdir. Onlara göre ölmek, dosta gitmektir. Nitekim, ölümüne yakın şöyle söylemiştir. 'Ölürsem ben öldü demeyin. Çünkü, ölüydüm dirildim, dost aldı götürdü beni. Cenazemi görünce ayrılık ayrılık deme. O vakit benim buluşma ve görüşme zamanımdır." Ölümü yüreğin sonsuzluğuna açılma kapısı olarak gördüğü için beka alemine göç etmenin mutluluğu ile gözlerini kapamıştır. Bizler de yaradanımıza teslim olmayı emreden inancın mensupları memnuniyeti, inancıyla Hz. Mevlana dergahındayız” ifadelerini kullandı.
‘SEVGİ VE KARDEŞLİĞİ ONLAR ÖĞRETMİŞTİR’
Binali Yıldırım, “Bu gece aynı zamanda dünyanın her yerinden gelen Mevlana dostaları da bizlerle beraber. Mevlana Hazretlerinin; "Yine gel, yine gel. Kim olursan ol yine gel. Kâfir, mecusi, putperest olsan da yine gel. Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel" çağrısına uyarak, sevginin gönülleri fetheden gücüne inanarak gelmişlerdir. Gecemizin kutlu ve mübarek olmasını temenni ediyorum. Mevlana ve Yunus gibi büyük mana erenleri, sevginin ve hikmetin engin kaynakları, barış ve kardeşliğin pınarlarıdır. Bizlere sevgi ve kardeşliği, aşkla var olmanın yollarını onlar öğretmiştir. Anadolu'yu sevgi ve barışla, ilmin sevgi, saygı ve hoşgörünün aydınlığıyla kandiller gibi ışıtmışlardır. Anadolu, yüce gönüllü büyüklerimiz sayesinde 13. yüzyılda hikmet kapısı, ilim, irfan merkezi, sevgi vatanı olmuştur” dedi.
‘SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZİN VARİSİ OLDUĞUNUN BİLİNCİYLE YAŞAMIŞTIR’
Binali Yıldırım, “Hz. Mevlana, bir alim olarak sevgili Peygamberimizin varisi olduğunun şuuru ve bilinciyle yaşamış ve Peygamberimiz gibi erdemli, faziletli insan olmayı öğretmeye çalışmıştır. Anadolu, Mevlana'nın sesi ve nefesiyle 'ney'iyle aydınlatmıştır. Ney, ilahi aşka inlemiş, semazenler ilahi aşka cem etmişlerdir. Anadolu'nun Moğul istilasıyla bunaldığı 13. yüzyılda Konya, Mevlana dergahının etrafında kümelenmiştir. Anadolu'yu vatan haline getirmek için Türkistan'dan, Horasan'dan akın akın gelen Türkmenler Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bayram, Bektaş-ı Veli gibi yüce gönüllü büyüklerimizin izinden giderek bu büyük medeniyeti inşa etmişlerdir. Gönül dünyamızın büyükleri, söz ve nasihatleriyle medeniyetimize şekil vermişlerdir. Kültürümüzü, zenginleştirmişlerdir. Anadolu, 'Allah var gam yok' diyen muhabbet erenleri sayesinde barış ve huzur merkezi haline gelmiştir. Dergahlarını herkese açmışlar ve kapılarına gelen herkese ahlaklı, adaletli, edepli olmayı telkin edip çalışmanın, üretmenin faziletini anlatmışlar, fedakar ve feragat sahibi olmayı öğretmişlerdir. Anadolu'da büyük bir manevi arınma ve aydınlanma yaşanmıştır” şeklinde konuştu.
‘SEVGİ VE SAYGIYI YAYMALIYIZ’
Binali Yıldırım, “Bizler Mevlana, Yunus, Hacı Bayram Veli, Hacı Bektai-ı Veli ve Ahi Evran gibi tahtlarını gönüllerine kuran büyüklerimizin inşa ettiği çok büyük bir medeniyetin mensuplarıyız. Bugün de sevgiyi ve saygıyı yaymaya, birlik ve kardeşlik içinde yaşamaya, zorlukları paylaşıp azaltmaya, sevinçleri paylaşıp artırmaya gayret etmeliyiz. Maddi planda gelişme elbette önemlidir. Ancak gerçek gelişmenin, kalıcı bir kalkınmaya dönüşmesinin manevi olgunlukla mümkün olduğuna inanıyoruz. İnsanların, hepimizin birbirine saygı duyduğu, güvendiği, komşuluk ilişkilerinin geliştiği, huzurlu, güvenli bir toplum haline geldiğimizde daha mutlu ve mesut olacağımıza yürekten inanıyorum. Aramıza fitne fesat tohumlarının ekilmesine asla müsade etmeyelim. Karşılıklı hoşgörülü anlayış içinde bir arada yaşamaya devam edelim. Dünyanın insanlığın ortak evi olduğunu, vatanımızı da ortak evimizin bir odası olduğunu aklımızda tutalım. Eğer yaradılış gayesine uygun yaşarsak, insanlık ailesi olarak dünyayı cennet haline getirebilir ve bugün yaşadığımız belirsizlikler ve bu virüs belasından dayanışmayla kolay bir şekilde kurtulabiliriz” dedi.
‘ASIL OLAN İNSANDIR VE İNSANIN MUTLULUĞUDUR’
Binali Yıldırım, “Mevlana Hazretleri'nin öğrettiği gibi, hiçbir insan diğerinden farklı değildir. Asıl olan yaratılana sevgiyle muamale etmektir. Bu anlamda Mevlana'nın şu tespiti çok önemlidir. Hintli, Kıpçak, Anadolulu, Habeş, hepisi de mezarlarında bir halde ve aynı renktedir. Buna dikkat et de o rengin, o güzelliğin tamamiyle bir yüz perdesinden başka bir şey olmadığını bil. Baki renk ancak Rabb'in rengidir. Ondan başka şeyler bil ki, çan gibi iğreti ve askıdadır. Asıl olan insandır ve insanın mutluluğudur. İnsanı yücelteceğiz devlet yücelecek, insanı yaşatacağız ve insanlık yaşayacak. Terör, şiddet, savaş gibi, yeryüzünü kan gölüne çeviren hiçbir kanlı eylemin ülkemizin barışını, huzurunu bozmasına izin vermemeliyiz. Hoşgörüyle birlikte yaşama görüşümüzü daha da ileriye taşımalıyız. Ülkemizin barış ve huzurunu bozanlarla yan yana durmamalı, kol kola yürümemeliyiz. Allah'ın yarattığı en şerefli varlığın insan olduğu, insanın da yaratılan bütün varlılara hürmetle muamelede sorumlu olduğu gerçeğini hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Mevlana'nın hürmet ve tavsiyelerinin her gönülde karşılık bulmasını, yeryüzünde iyiliğin hakim olmasını yüce Rabb'imden niyaz ediyorum. Şeb-i Arus'tan nasip olmayı Rabb'im cümlemize nasip etsin.” ifadelerini kullandı.
HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ