Bir İslam Mücahidi Necmettin Erbakan

Türkiye'nin gelişmesi uğruna harcadığı çabaları, emekleri göz ardı edilemeyecek bir kişiliğe sahip olan Necmettin Erbakan ölümünün 6. yıldönümünde siyaset dünyası ve sosyal medya üzerinden anılıyor.

Türkiye’nin gelişmesi uğruna harcadığı çabaları, emekleri göz ardı edilemeyecek bir kişiliğe sahip olan Necmettin Erbakan ölümünün 6. yıldönümünde siyaset dünyası ve sosyal medya üzerinden anılıyor. Yaşamı boyunca davasının ve inancının mücadelesini veren Milli Görüş Hareketi'nin lideri, 54. Hükümetin Başbakan'ı Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan kimdir?

Siyasette 42 yılını dolduran ve eski başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın aramızdan ayrılışının üstünden tam 6 yıl geçti. Türkiye’nin üzerinde büyük etkisi olan, 27 Şubat 2011'de vefat eden eski Başbakan Necmettin Erbakan kimdir?

KOZANOĞULLARI’NDAN ERBAKAN’A

Necmettin Erbakan Kozanoğulları soyundandır. 1800′lü yılların son döneminde Adana’nın Kozan ve Saimbeyli bölgelerinde asırlarca hüküm süren Kozanoğulları Beyliği’nden gelip İstanbul’a yerleşen ve Sultan Abdülhamid’e yakınlığı ile bilinen Hüseyin Bey’in torunudur. Dolayısıyla Necmettin Erbakan Türkiye’nin ‘Saraylılar’ diye adlandırılan ailesinden geliyor. Dedesi Kozanoğlu Hüseyin Bey, İkinci Abdülhamit döneminde saraya yakınlığı ve bağlılığıyla tanınan bir zattır. İşte Erbakan bu zatın oğlu Mehmet Sabri Bey’in oğludur. Annesi Kamer Hanım’dır. Kamer Hanım ise Sinoplu Kale Kumandanı Binbaşı Halil Bey’in torunudur. Erbakan’ın dedesi Hüseyin Bey, oğlu Mehmet Sabri Bey’e hukuk tahsili yaptırır. Mehmet Sabri Bey hukuk mektebini bitirdikten sonra ilk görev olarak Erzurum İstinaf Mahkemesi Savcılığı’na tayin edilir. Erzurumlular bu beyefendiyi çok severler ve tanınmış ailelerden Korukçuların kızı Sabire Hanımla evlendirirler. Savcı Mehmet Sabri Bey’in ve Sabire Hanımefendinin Nizamettin ve Selahattin isimli iki çocukları dünyaya gelir. Birinci Dünya Savaşı sonunda Rusların Erzurum’u işgali sebebiyle zorunlu bir göç başlar. İşte bu korkunç şartlar içerisinde yapılan göç sırasında Sabire Hanım yolda vefat eder. Böylece bu mutluluk bozulur. Arkasından Ağır Ceza Reisi olarak Sinop’a tayin edilen Mehmet Sabri Bey bu sefer Sinoplu Kamer Hanımla evlenir. Kozanoğulları daha sonraları Nazırzade oldular. Yani Bakanlık payesine erişmiş oldular. İşte bu yüzden 1934 senesinde Soyadı Kanunu çıktığında herkes soy isim ararken Nazırzadeler Erbakan soyadını aldılar. Böylece Necmettin de Erbakan soyadını almış oluyordu.

NECMETTİN ERBAKAN’IN OKUL YILLARI

Erbakan 1924 yılında vilayet yapılan Sinop ilinde dünyaya geldi. Erbakan, anne (Kamer Hanım’ın) ve babasının üçüncü çocuğudur. Abilerinden Nizamettin Erbakan cildiye doktoru, Selahattin Erbakan göz doktorudur. Küçük kardeşlerinden Kemalettin Erbakan diş doktoru, Atife (kız kardeşi) eczacı ve Ak-gün Erbakan ise mühendistir. Erbakan 1937 yılında İstanbul taşındı. Necmettin Erbakan İstanbul Erkek Lisesi’ne gitti. Okulda hep takdirle geçmenin yanı sıra sıfırcı Avni olarak ün yapan fizik öğretmeni rahmetli Avni Kuren’den 10 puan almayı başaran ilk öğrenci Necmettin Erbakan oldu ve lise hayatını okulu birincilikle bitirerek noktaladı. O dönemlerde liseyi birincilikle bitirenler İstanbul Teknik Üniversitesine imtihansız giriyorlardı. Erbakan bu imkânı reddetti. Daha sonra girdiği imtihanda gösterdiği üstün başarı nedeniyle İstanbul Teknik Üniversitesinin ikinci sınıfından okumaya başladı. Böylece Erbakan öğrencilik yıllarında bir ilke imza atmış oldu. İlkokul, ortaokul ve lisede gösterdiği üstün başarıyı üniversite hayatında da katlayarak devam ettirdi ve Erbakan üniversiteyi de birincilikle bitiriyor.

FABRİKA KURUYOR VE İLK YERLİ OTOMOBİLİ YAPIYOR

Almanya’dan büyük bir aşk, şevk, azim ve heyecanla Türkiye’ye dönen Erbakan, l Temmuz 1956 yılında 200 ortak toplayarak Konya’da Gümüş Motor Fabrikası’nı kurdu. Büyük yankılarla ve ihtişamla açılan Gümüş Motor Fabrikası çok uzun ömürlü olmadı. Erbakan’ın yönetimindeki Fabrika iki yıl sonra büyük bir mali krize girerek batma noktasına geldi. Erbakan’ın kurduğu Gümüş Motor Fabrikası, bugün Pancar Motor adı altında çalışan fabrikanın oluşumunu başlattı. 1960 yılında, Ankara’da yapılan Sanayi kongresinde konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi Motor Kürsüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Necmettin Erbakan Türkiye’nin kendi otomobilini yapabileceği fikrini ortaya attı. Bunun üzerine zamanın ihtilalcileri de, Eskişehir Demiryolları CER Fabrikası’nı Erbakan’ın emrine verdiler. Buradaki Türk mühendis ve işçilerle el ele veren Erbakan, Türkiye’nin ilk ve tek “Devrim” adlı yerli otomobilini yaptı.

ERBAKAN SİYASETE GİRİYOR

Gümüş Motor Fabrikası’nın mali kriz sebebiyle kapanması olayının ardından Erbakan’ın yaşamında yeni bir dönem başladı. Bu dönem Erbakan’ı politikaya hazırlayan Odalar Birliği dönemi idi. Odalar Birliği’ndeki mücadeleler Erbakan’ın siyasete girme arzusunu güçlendiriyordu. Dolayısıyla 14 Ekim 1969′da yapılan Genel Seçimlerde Konya’dan bağımsız milletvekili adayı oldu. Erbakan’ın seçilmesini önleyebilmek için bir takım çevreler hemen harekete geçip çeşitli çarelere başvurdular. O günlerde bir kesim Müslüman insanların gözdesi olmayı başarmış olan Bugün gazetesinde Erbakan’ın alacağı oyların iptal edilmesi maksadıyla, Erbakan’ın oy pusulasını da mühürleyerek sandığa atın şeklinde haberler yayınlandı. Bu sebeple Erbakan’ın aldığı oyların yarıya yakım iptal çıktı. Erbakan’ın aldığı oyların yarıya yakını iptal çıktığı halde, yine fazlasıyla oy alarak milletvekili seçilmeyi başardı. 1969′da Konya’dan bağımsız milletvekili seçilen 43 yaşındaki Prof. Dr. Necmettin Erbakan, istikbalde fikir ve düşüncelerinden dolayı birçok zorlukla karşılaşacağını bildiği halde aday olup siyasete girdi.

ERBAKAN’IN SİYASETTE MÜCADELELERİ

14 Ekim 1969 tarihinde Konya bağımsız milletvekili olarak Meclise girmeyi başaran Erbakan, parti kurmak için istişare çalışmalarına başladı. 24 Ocak 1970 tarihinde Milli Nizam Partisi’ni kurdu. Milli Nizam Partisinin faaliyetlerden bazıları şunlardır; AP’nin yerli sanayicilere karşı oluşunun tespit edilmesi, ortak pazar hakkında gensoru önergesi ve insan hakları önergesidir. Milli Nizam Partisi laikliğe aykırı faaliyette bulunduğu gerekçesiyle kapatıldı. Partisinin kapatılması kendisini çok üzdüğü için Erbakan bir kalp rahatsızlığı geçirdi ve İsviçre’de tedavi gördü. Ardından Milli Selamet Partisi ismiyle siyasete devam ediyor. Erbakan Türkiye’nin hükümet buhranını aşması ve davasına faydalı olacağı düşüncesiyle Ecevit’le hükümet kurmaya kerhen de olsa razı oldu. Bu adımlarla Erbakan, davası uğrundaki mücadelesinin Başbakan Yardımcılığı basamağında hizmet için yeni bir start vermiş oldu. Türkiye’de başbakan yardımcılığı yapmış, Ağır Sanayi hamlesini başlatmış, birçok fabrikanın temelini atıp açılışını yapmış, ekonomiden sorumlu olduğu dört yıllık süre içerisinde Türk Lirası’nın değerini dolara karşı sabit tutmayı başarmış olan bir lider Kirazlıdere’de tutukevine alınıyor. Ardından, kuruluşundan itibaren Türk siyasi yaşamında 14 yıl faaliyet gösteren Refah Partisi, 19 Temmuz 1983′te kuruldu. 6 Kasım 1983 seçimlerine giremeyen Refah Partisi, 25 Mart 1984′de yapılan mahalli idareler seçimine katılma imkânı buldu. Bu seçimde Refah Partisi Şanlıurfa, Van illeri ile 5 ilçenin belediye başkanlığını kazandı. Bu tarihte, yurt sathında 64 il ve 59 ilçede teşkilatlanmasını tamamlayan Refah Partisi, 30 Haziran 1985′de ilk olağan büyük kongresini yaptı. Refah Partisi’nde bu gelişmeler yaşanırken Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan siyasi yasaklı idi.

BAŞBAKAN ERBAKAN

7 Haziran 1996′da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 54. Cumhuriyet Hükümetini kurma görevini Refah Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a verdi. Erbakan 54. Hükümeti kurma çalışmalarına büyük bir anlayış, nezaket ve yumuşak tavırla başladı. Erbakan başbakanlığında kurulan Refahyol hükümetiyle önceki hükümetler arasında bir mukayese yapıldığında, Refahyol Hükümeti’nin özellikle ekonomi alanında diğer hükümetlere göre daha başarılı olduğunu söylemek mümkün. Refahyol’un işbaşında olduğu bir yıllık sürenin sonunda, ortaya çıkan ekonomik göstergeler, bunu ortaya koyuyor. Tam bir yıl süren Erbakan’ın başbakanlığının ilk yarısı normal denecek şekilde geçti. Ancak ikinci yarısı yaygaralarla dopdolu bir şekilde geçti. 4 Şubat, 28 Şubat, 21 Mayıs derken, yaygaralar olayları körükledi, olaylar yaygaralara sebebiyet verdi. Ve arkasından dayatmalar, baskılar, zorbalıklar olduğu iddiası söz konusu oldu. Hoş olmayan gidişatı fark eden Başbakan Erbakan, ülkesi ve milletinin geleceği için Başbakanlık görevinden istifa etmeye karar verdi. Takvimler 17 Haziran’ı gösterdiğinde ise Başbakanlık görevinden, Başbakanlığın Çiller’e verilmesi için istifa etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş’ın RP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde açtığı dava, 7 ay 25 gün 53 saat süren karar oturumlarının ardından Anayasa Mahkemesi, RP’yi, “Laik Cumhuriyet karşıtı söylemleri tespit edildiği” gerekçesiyle kapattı. Erbakan, kararı büyük bir soğukkanlılıkla karşıladı ve halkı sükun ve teenniye çağırdı. Bu davranış, herhangi bir olayın meydana gelmemesine sebep oldu.

BÜŞRA AKSAKBAĞI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme