Bırakın tatil yapsınlar!

Çocuklar yoğun geçen 2019-2020 eğitim öğretim yılının yarıyıl tatiline girerken ailelere bu süreçte önemli görevler düşüyor. Çocukların tatili ders çalışarak geçirmelerinin yanlış bir davranış olduğunu vurgulayan Psikolog Abdullah Duysak, 'Çocuklarınıza ders çalışmakla alakalı baskı kurmayın.' dedi.

Yoğun geçen 2019-2020 eğitim öğretim yılında çocuklar yarıyıl tatiline girerken ailelere bu süreçte önemli görevler düşüyor. İyi gelen karnenin abartılmaması gerektiğine değinen Psikolog Abdullah Duysak, “İyi gelen karnenin ardından sürekli çocuğunuzu yüceltirseniz; halk deyimiyle şımarık bir çocuk olur. Çocuklarınızın başarılarını başka çocukların başarılarıyla kıyaslamayın” dedi.

Konya’da sömestr döneminde 450 bini aşkın öğrenci karnelerini alacak. Karne heyecanını çocuklar kadar aileler de yaşıyor. Psikolog Abdullah Duysak, sömestr döneminde çocukların ve ailelerin nasıl bir süreç izlemeleri gerektiği hakkında gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Çalışan anne ve babaların özellikle akşamları ve hafta sonları kısa süre de olsa çocuklarına vakit ayırmaları gerektiğine dikkat çeken Psikolog Duysak, “Ebeveynler oyun zamanları içerisinde hız oyunu oynayarak çocuklarının dikkatinin artmasını sağlayabilirler” ifadelerini kullandı.

basariyi-kiyaslamayin-abdullah-duysak.JPG

‘BOŞLUKTA DOLU ZAMAN GEÇİRSİNLER’

15 günlük bir boşlukta çocukların verimli bir zaman geçirmeleri gerektiğini söyleyen Duysak, “ Günümüzde hepimiz yoğun dikkat eksikliği yaşıyoruz. Örneğin tabu oyunları, ahşap bloklarla inşa yapma, sessiz sinema gibi oyunlar hep birlikte geçirecekleri zamanlar arasında yer almalıdır. Çocuklar için saatlik atölyeler oluyor. Ailelerin saatlik atölyelere katılmalarını öneriyoruz. Bu atölyelerde çocukların yaratıcılığı da artırıyor. Biz ebeveynlerin haftada bir gün dışarıya çıkmalarını öneririz. Ebeveynler çocuklarıyla birlikte parka çıkıp en azından ufak bir yürüyüş gerçekleştirebilirler. Bu durum hormonal dengeyi sağlamaktadır” şeklinde konuştu.

‘ÜÇ T’Yİ ÖNERMİYORUZ’

Çocukların yarıyıl tatilinde telefon, tablet ve televizyondan uzak durmaları gerektiğini belirten Duysak şöyle konuştu: “Çocuklarınızı dinlemek için fırsat yaratın. Tatil demek tablet ve televizyon demek değildir. Bunlar tam tersi bu zaman dilimi içerisinde sınırlandırılmalıdır. Yani kısacası çocuklarınızı teknolojiden uzak tutun. 3 T’yi önermiyoruz. Bunlar; telefon, televizyon ve tablettir. Çocukları sevdikleri arkadaşlarıyla buluşturun. Arkadaşlık ilişkileri iletişim becerilerini arttırır. Çocuğunuzla birlikte hayal kurun. Ebeveynler olarak olumsuz duyguları olumlu şekilde aktarın. Çocuğunuzun yanında gülümseyin. Kavga ediyorsanız bile yanında barışın” ifadelerine yer verdi.

basariyi-kiyaslamayin-3.jpg

‘BIRAKIN PATRON ÇOCUKLARINIZ OLSUN!’

Yarıyıl tatilinde çocukların sorumluklarının arttırılmasına dair önerilerde bulunan Duysak, “Bırakın evde patron çocuklarınız olsun. Biraz zaman ayırın. Bazı şeylerin dengesini onlar kursun, onlar yönetsin. Örneğin bugünün planını anne babaların değil de onların yapmasını isteyin. Maalesef her çocuğun karne notları iyi olmuyor. Kötü not sadece çocuğun değil aynı zamanda ailenindir.  Belki çocuk tam sınav zamanında aileyle ilgili olumsuz bir durum yaşadı. Çocuk da bunun sonucunda etkilendi ve sınavı kötü geçti. Bu çocuğun değil ailenin de başarısızlığıdır. Not durumuna göre ödül ya da ceza vermeyin. Biz ailelere daha çok çocuklarına moral ve motivasyon vermelerini öneriyoruz. Zaten aileler maddi ödüllerden uzak durmalıdır” diye aktardı.  

basariyi-kiyaslamayin-2.jpg

‘ÇOCUKLARINIZIN KALBİNİ KIRMAYIN’

Yarıyıl tatilinde çocukların motivasyonlarını artıracak aktiviteler yapılmasını tavsiye eden Duysak şunları söyledi: Çocuk eve geldiğinde başarısızlığıyla alakalı çocuğu azarlamak onun daha da dibe çökmesine neden olur. Onun yerine bu başarısızlığın neden geldiğini birlikte bulabilmek büyük önem arz etmektedir. Tehditkâr durumlardan uzak durulması gerekmektedir. Çocuğunuzun zayıf notları olduğu için kalbini kırmayın. Yalanın rengi olmaz. O yüzden söz verdiyseniz onu mutlaka tutun diyoruz. Sosyal etkinliklere katılın. Sportif etkinler yapın.  Yürüyüş yapın, top oynayın, parka gidin ama parkta birlikte oynayın. Yani eş zamanlı 15 gün geçirin. Çocuklarınıza tatilde günlük sorumluluklar verin. Örneğin; çocuğunuzun markete gitmesine olanak sağlayın. Bu durum çocuklarınızın özgüvenine depo atar. Eğer çocukta yetersizlik hissi varsa bunların önüne kendisi geçer.”

‘TATİLİ DERS ÇALIŞARAK GEÇİRMESİNLER!’

Çocukların tatili ders çalışarak geçirmelerinin yanlış bir davranış olduğunu vurgulayan Duysak, “ Çocuklarınıza ders çalışmakla alakalı baskı kurmayın. Ebeveynler çocuklar okuldan geldikten sonra ‘dersler nasıldı?’ diye sormasın. ‘Okulda doya doya oynadın mı?’ diye sorsun. Eğer çocuklar teneffüslerde oyun oynarlarsa derslerde dikkatlerinin arttığını mutlaka göreceklerdir.  Çocuklara hem eğlenmeleri hem de öğrenmelerini öneriyoruz. Aslında çocuklar eğlenirlerken öğrenirler. Tatiller kaliteli zaman geçirmesi için bir fırsattır. Yapacağı şeylerin listesini birlikte yapın. Örneğin bugünün listesini birlikte yapın. Hedef koyun. En azından bu hedefe ulaşmak için ilerler. Hedef demek sadece ders çalışmak demek değildir. Örneğin akşama kadar olan planınızı yapmak bile hedefe ulaşmak için atışlar yapar” dedi.  

basariyi-kiyaslamayin-1.jpg

‘ÇOCUKLARINIZA SARILIN!’

Ebeveynlerin çocuklarına sarılmaları gerektiğini ifade eden Duysak, “ Sarılmak güveni ve bağışıklık sistemini arttırır. Tüm bunlara destek atarken aslında çocuğunuzun dokunsal anlamda yanında olursunuz. Çocuklarınızın tek başlarına da vakit geçirmeye fırsatlar verin. Kitap okuma saatleri yapın ama bunu oyunla yapın ki kitabı sevsinler. Kitabı da sessizce anlatın. Sessiz sinema gibi beden dilinizin kullanarak yapın. Bu da ailenizle birlikte etkili bir aktif zaman geçirmenizi sağlayacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

•SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme