Boşanma virüsü hızla yükseliyor
Avukat Özge Arık, 'Çin'de pandemiden sonra boşanma davalarında bir patlama yaşandığını biliyoruz. Türkiye'de de benzer etkilerini gördük ve görmeye devam ediyoruz. Kovid-19, insan sağlığını tehdit ediyor ama bunun yanında ekonomide, iş hayatında, eğitimde, sosyal hayatta da çok yıkıcı etkileri oldu' dedi.
Koronavirüs doğrudan olmasa da dolaylı yoldan aile hayatına olumsuz yansıdı. Boşanma oranlarında artış olacağının pandeminin öngörülen sosyolojik etkilerinden biri olduğunu ifade eden Avukat Özge Arık, ”Nitekim Çin’de de pandemiden sonra boşanma davalarında bir patlama yaşandığını biliyoruz. Türkiye’de de benzer etkilerini gördük ve görmeye devam ediyoruz. Kovid-19, insan sağlığını tehdit ediyor ama bunun yanında ekonomide, iş hayatında, eğitimde, sosyal hayatta da çok yıkıcı etkileri oldu” dedi.
Pandemi sürecinde aile içi huzursuzlukların arttığını söyleyen Olgun Hukuk Bürosu Medeni Hukuk Departmanı Avukatı Özge Arık, “Pandemi sürecinde insanların birlikte vakit geçirdiği, birlikte yaşadığı, süre arttıkça, eşlerin birbirine olan tahammülünün kalmadığını, önceki mevcut olan sorunların da gün yüzüne çıktığını, bir iletişim çatışmasının yaşandığını, fiziksel ve psikolojik şiddetin arttığını, bu sebeple de boşanmak için müracaatların arttığını biliyoruz” ifadelerini kullandı.
‘HAYATIN BAZI ALANLARINDA YIKICI ETKİLERİ OLDU’
Boşanma oranlarında artış olacağının pandeminin öngörülen sosyolojik etkilerinden biri olduğunu ifade eden Avukat Özge Arık,” Nitekim Çin’de de pandemiden sonra boşanma davalarında bir patlama yaşandığını biliyoruz. Türkiye’de de benzer etkilerini gördük ve görmeye devam ediyoruz. Kovid-19, insan sağlığını tehdit ediyor ama bunun yanında ekonomide, iş hayatında, eğitimde, sosyal hayatta da çok yıkıcı etkileri oldu. Bununla birlikte aile hayatını ve özel hayatını da olumsuz yönde etkiledi. Kovid-19 nedeniyle alınan tedbirler kapsamında getirilen çeşitli kısıtlamalar, sokağa çıkma yasakları, yaşadığımız sosyal izolasyon süreci esasında eşlerin hiç olmadığı kadar belki de birlikte bir arada yaşamalarına sebebiyet verdi. Bu da aile içi geçimsizliklerin artmasına, aile içi şiddetin ve çatışmaların artmasına sebep oldu. Çiftlerin bu süreçte yaşadığı ekonomik kaygılar, ev içi sorumlulukların paylaşılamaması ve hatta önceki mevcut olan sorunların bu kriz döneminde gün yüzüne çıkması problemleri ve çatışmayı da beraberinde getirdi” şeklinde konuştu.
‘PANDEMİ EVLİLİKLERİ TÜKETME NOKTASINA GETİRDİ’
Pandemi döneminde eşlerin birbirlerine olan tahammüllerinin de azaldığını söyleyen Avukat Arık, “Pandeminin sebep olduğu kaygı, endişe, tedirginlik, belirsizlikle birlikte çiftlerin esasında birbirlerinin duygusal ihtiyaçlarını da karşılayamadığını, bu problemin de evlilikleri tüketme noktasına getirdiğini gözlemliyoruz. Çiftlerin eşleriyle birlikte çok uzun süre belirli bir alanda yaşamak zorunda olmaları, birbirlerinin farklılıklarına, tahammül seviyelerini azalttı. Bu eşler arasında iletişim çatışmalarına sebebiyet verdi. Yine bu süreçte ailesini geçindiremeyeceğini düşünen eş ya da maddi beklentileri karşılanamayan iş çözümü boşanmakta aramaktadır. Evde kalınan ve sosyalliğin önemli derecede azaldığı bu kriz dönemleri işlerin ilişkilerini olumsuz etkiledi. Bu süreçte boşanma davalarındaki artış ve çiftlerin en yaygın boşanma sebebini ev içi şiddet olarak gözlemliyoruz. Buradaki şiddeti fiziksel şiddet, psikolojik şiddet ,ekonomik şiddet, cinsel şiddet ve hatta sosyal şiddet olarak kategorize edebiliriz” diye aktardı.

‘KUSURLU OLAN EŞ BOŞANMA DAVASI AÇAMAZ!’
Avukat Arık, Türk Medeni Kanuna göre kural olarak kusurlu olan eşin kendi lehine hak talep edemeyeceğinin ve boşanma davası açamayacağının bilgisini verdi. Arık sözlerine şöyle devametti: “Eşlerden birinin Koronavirüs nedeniyle enfekte olması tek başına bir boşanma sebebi değildir. Çünkü salgına yakalanan eşin kusuru yoktur. Ancak Koronavirüs hastalığına yakalanan eşin hastalığın tedavisi için üzerine düşen karantina ve tedavilerden kaçınması ya da hasta olan eşine karşı gerekli ilgi ve alakayı göstermemesi bunlar boşanma sebebidir. Yani salgın bir boşanma sebebi değil ancak salgının psikolojik etkileri boşanma sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Eşlerin bu süreçte kanuna göre aile birliğinin mutluluğunu el birliğiyle sağlamak, çocukların bakımına, eğitimine ve gözetimine beraberce özen göstermek yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yardım yükümlülüğünü eşlerin salgın sürecinde birbirine karşı yerine getirmeleri en önemli yükümlülüktür. Bu yükümlülüklerin ihlali de boşanma sebebi olarak gösterilebilmektedir.”
‘BOŞANMA ORANLARINDA KONYA İLK 10’DA’
Geçtiğimiz yılın TÜİK verilerine göre boşanma oranlarında Konya’nın 9’uncu sırada olduğunu belirten Arık,” 2019 TÜİK verilerine göre, Türkiye’de evlenen çiftlerin sayısı 541 bin 424’tür. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 155 bin 47 çift boşandı. Bu boşanmaların yüzde 36’sının evliliğin ilk beş yıl içerisinde gerçekleştiğini görüyoruz. Yine 2019 verilerine göre Konya’da 15 bin 530 çift evlendi, 3 bin 823 çift boşandı. 2019 yılında en fazla boşanma 32 bin 564 çift ile İstanbul’da gerçekleşti. Konya ise 3 bin 823 çift ile 9’uncu sırada yer almaktadır. Türkiye genelinde boşanan çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 8 artarak 155 bin 47 oldu. Türkiye’de boşanmaların yüzde 36’sını, Konya’da ise yüzde 40’ının evliliğin ilk beş yıl içerisinde gerçekleştiğini görüyoruz. Türkiye’de boşanma davalarının yüzde 60,5’nun kadınlar tarafından açıldığını görüyoruz. Burada kadınların dava açma oranlarının erkeklerden fazla olması aile içi şiddete kadınların daha fazla maruz kaldığı ile açıklanabilir. 2019 yılında Konya’da boşanmaların yüzde 40’5’ğu evliliğin ilk beş yılı içerisinde yüzde 19,5’i evlilik süresi 6-10 yıl olan çiftler arasında yüzde 15’i evlilik süresi 11 ile 15 yıl olan çiftler arasında, yüzde 25’i ise 16 yıl ve daha fazla sürede olan çiftler arasında yaşanmaktadır” diye aktardı.
‘KONYA’DA BOŞANMALAR CİDDİ DERECEDE ARTTI’
Pandemi döneminde 7 tane aile mahkemesinin faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Arık, “Her mahkemeye göre dava sayısı değişmekle birlikte bir mahkemede ortalama Aralık ayı itibarıyla 500 ile 600 arasında dosya sayısı, dava sayısı var. 2019 yılında 5 aile mahkemesi varken 2020 yılında iki aile mahkemesine daha ihtiyaç duyulması aslında Konya’da boşanmaların ciddi derecede arttığının somut göstergesidir. Genelde aldatma, zina, güven sarsıcı eylem nedeniyle boşanma davalarına çok sık rastlamaya başladık. Bunda sosyal medyanın çok büyük etkisinin olduğunu düşünüyoruz. Kadın-erkek fark etmeksizin maalesef sosyal medyada birtakım ilişkiler yaşayarak sadakatsizlik gündeme gelebiliyor. En çok karşılaştığımız durum, sosyal medya vasıtasıyla olan duygusal sadakatsizliktir” diyerek sözlerini noktaladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme