Son birkaç yılda herkesin demokratik toplum adına yapıldığını düşündüğü operasyonlarda hangi taşın altına baksanız Paralel Bağlantılar çıkıyor. Emniyet teşkilatına yönelik gerçekleştirilen Paralel yapı operasyonlarının yankısı devam ederken, Konya Milletvekili Prof. Dr. Cem Zorlu’nun Süleyman Okudan operasyonu hakkındaki açıklamaları gündeme bomba gibi düştü.
Her taşın altındalar
Selçuk Üniversitesi Eski Rektörü Süleyman Okudan’ın tutuklanması ve akabinde gelişen olayları hatırlatan Zorlu, Eski Rektörün Okyanus operasyonu kapsamında önce “görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü üyeliği’ gerekçesiyle 5 yıl hapis cezasına çarptırıldığını ve Adana Cezaevi'nde 5,5 ay yattıktan sonra rektörlüğünün düşmesine 15 gün kalmışken sürpriz bir şekilde salınıverdiğini hatırlatarak “rektörün hangi pazarlıklar sonucunda serbest bırakıldığını” sordu.
Paralel kumpas
Okudan, Rektörlüğün düşmesine az bir zaman kala serbest bırakıldı, durup dururken serbest bırakılmadı. Bir pazarlık sonucu serbest kaldı. Bu pazarlığın ilki Özel Üniversiteye yer tahsisi sözü ikincisi de rektörlük seçimlerine müdahil olma şartı. Bu üniversite yönetiminin bağlantılarını da bu şehirde herkes biliyor. Görüyoruz ki bu iki şart da yerine getirilmiştir” diyen Zorlu, üniversiteye yakın bir isim olması hasebiyle konuyu derinlemesine irdeleyebilme şansını yakaladığını ve bu sayede birebir konuya hakim olma şansı yakaladığını ifade etti.
Üç ayaklı mengene
Bu konuda yetkili kurumların bilgilendirmesi için tüm girişimleri yaptığını söyleyen Prof. Zorlu, diğer paralel yapı bağlantıları hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulundu. Paralel Yapının, Emniyet, Yargı ile Maliye Bakanlığı ve defterdarlıklar da ki uzantılarını bir tehdit unsuru olarak kullandığını belirten Zorlu, “abonelikler ve himmet kurumlarını geliştirebilmek için gönüllülerin yanında gönülsüzleri de tehdit ve şantajla sisteme dahil ediyorlar, gönüllüler konuşmasa da , bugüne kadar gönülsüz bağışta bulunanlara ulaşabiliyoruz, sistemleri en kısa zamanda bu şekilde deşifre olacaktır” şeklinde konuştu.
“Başbakan bile elimizden alamaz”
Kendisinin de geçmişte Mahmut Sami Ramazanoğlu İHL yurdu ile ilgili paralel gasba şahit olduğunu ifade eden Zorlu, 28 şubat sürecinde öğrenci sayısının azalmasından dolayı yurdu , ileride geri verilmek şartıyla paralel yapıya teslim ettiklerini, ancak İHL’deki öğrenci sayısının artmasıyla yurdu geri almaya çalıştıklarında bir kısım paralelci tarafından “bu yurdu elimizden Başbakan bile alamaz” tepkisiyle karşılaştıklarını açıkladı. Sahip oldukları imkanlar fitne ve tehdit amaçlı kullanıldığını söyleyen Prof. Zorlu, büyük uğraşlar sonunda yurdu geri almayı başardık ifadesini kullandı.
Toplumun temizlenmesi şart
İddiaların ve gelişmelerin takipçisi olacaklarını söyleyen Zorlu, “Başbakanımız tüm gücünü, varını yoğunu şu an bu mücadeleye koydu. Bizim yapmamız gereken de Başbakanımıza destek olmak. Bildiğimiz şeyleri paylaşmak. Toplumun temizlenmesi şart. Bu artık bir devlet meselesi haline geldi. Kimse devletle güreşmeye kalkmasın. Devletle mücadele etmeye kalkmasın. Eninde sonunda yenilecektir” dedi.
Bakmadan Geçme