Bu kanser hücrelerini temizleyelim
Cumhurbaşkanı Erdoğan, paralel yapının kanser hücreleri gibi emniyet ve adalet teşkilatları içinde bir çete gibi yuvalandığına işaret etti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye Adalet Akademisi’ni ziyaret etti, yaptığı konuşmada önemli açıklamalarda bulundu:
Zulmün alternatifi adalettir. Olay bu kadar basit. Adaletin düşmanı nedir, zulüm. Onun için bu işin üzerine üzerine hep birlikte gitmeliyiz. Adaleti tesis etmekle yükümlü hukuk insanlarının vicdanları yerine başka bir takım güç odaklarının emrine girmesi çok vahim ve endişe vericidir. Ülkemiz, 17-25 Aralık 2013 tarihlerinde böyle bir felaketi yaşadı. Emniyet ve adalet teşkilatları içerisinde yuvalanmış bir çete, adaletin tesisi için kendilerine emanet edilmiş imkanları kullanarak darbeye teşebbüs etti.
ÇETE ADALETİ İSTİSMAR ETTİ
İnsanlık tarihi boyunca peşinde koşulan bir özlemin sembolü olan adalet teşkilatımız, bir kısım savcı ve hakim aracılığıyla ülkesine ve milletine ihanet içindeki bir çete tarafından istismara kalkışıldı. Bu süreçte gördük ki hukukun, maşeri vicdanın değil, birtakım güçlerin emrindeki savcıların, hakimlerin adaleti tesis etmesi mümkün değildir. Kul, iradesini Allah’tan başka kimseye teslim etmemelidir.
HUKUK BAŞKA KANUN BAŞKA
Hukuk dediğimiz kavram neyle bütünleşiyor, hakla bütünleşiyor. Bir kanun devletinin temsilcileri olmaktan öte geçmeli, bir hukuk devletinin temsilcileri olmalıyız. Hukuk başka şeydir, kanun başka şeydir. Hukuk mu kanun mu derseniz, benim o zaman savunacağım şey; hukuktur. Eğer benim hukukumu bir yasal düzenleme koruyamıyorsa ben ona hukuk diyemem ki.
VİCDANLA CÜZDAN ARASINDA
Hukukun korunmamasını şahsımda yaşadım. Talim Terbiye Kurulu’nun tasvip ettiği bir dörtlüğü okudum diye hapse girdim. Birincil mahkemeden tutun da üst mahkemeye varıncaya kadar ne yazık ki bir çok şeyler oralarda dönüyor. Avukatlarıma aynı şekilde bir çok talepler geliyor. Anladık ki demek ki vicdanla cüzdan arasında dolaşan bir yapı var. Zihnini ve vicdanını birtakım güçlerin emrine vermiş kişiden hakim de olmaz, savcı da olmaz.
HEP BERABER YAPMALIYIZ
Vicdanının kapıları hukuka, adalete değil de başka yerlere açılanların yaptıkları zulümdür. Büyük Türkiye, yeni Türkiye için adalet sistemimizden başlayarak tüm kurumlarımızı, tüm toplumu, bu kanser hücrelerinden hep beraber temizlememiz gerekiyor. 2023 hedeflerimize, 2053, 2071 vizyonumuzu hayata geçirebilmemiz için ortak idealler etrafında birleşmiş, kenetlenmiş güçlü kurumlara ihtiyacımız var. Diğer sorunlarımız, sıkıntılarımız gibi bu meselenin çözümü de demokrasiden, milli iradeye, milletimizin tercihlerine saygılı olmaktan geçiyor.
İZİN VERMEYECEĞİZ
Demokrasilerde hukuk eliyle bir vesayet sistemi, özellikle devre dışı kalırken, ‘onun yerine bir başkasını ikame etme’ diye bir şey asla yoktur. Demokrasilerde her türlü vesayet teşebbüsüne karşı milletin, milli iradenin yanında yer almaktır. Gücünü, meşruiyetini milletten almayan hiçbir grup, hiçbir kesimin bu ülkeye, bu millete hükmetme çabasına izin vermedik, vermeyeceğiz. Gelin bu mücadeleyi hep birlikte yürütelim, Türkiye’yi aydınlık geleceğe taşıyalım.
Kapıda karşıladı
AYM üyeliğine seçilen Kadir Özkaya’nın yemin töreni, Yüksek Mahkeme’de yapıldı. Törene, Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu, yüksek yargı organı başkanları, Başbakan Yardımcıları Ali Babacan ve Bülent Arınç, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile bazı bakanlar, YSK Başkanı Sadi Güven, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı Tuğgeneral Abdullah Arslan, yüksek yargı organları üyeleri katıldı. AYM Başkanı Haşim Kılıç ile yeni üye Kadir Özkaya, konukları kapıda karşıladı.