Bu testi kırılacak mı?
Konya'da unutulmaya yüz tutan ve sanatkârları giderek azalan çömlekçilik artık tarihe karışıyor.
Konya'da unutulmaya yüz tutan ve sanatkârları giderek azalan çömlekçilik artık tarihe karışıyor. Konya'da çömlekçilik yapmaya çalışan 4 kişiden biri olan 69 yaşındaki Yaşar Bulut, Sille'de atölyeye dönüştürdüğü 350 yıllık mağarada sanatını sürdürmeye çalışıyor
Kendi çocuklarının bu sanata ilgi duymadıklarını vurgulayan Yaşar Bulut, "Bu sanat fazla para kazandırmıyor. Bir çömlekten kazandığım paranın büyük kısmı toprağına gidiyor. Bu nedenle kimse bu sanatı yapmak istemiyor. Konya'da ben ve 3 arkadaş kaldık. Benden sonra bu tezgâhı işletecek kimse kalmayacak ve Sille'de bu sanat tarihe karışacak" diye konuştu.
“BU MESLEĞİ ÖĞRENEN KİMSE YOK”
Eskiden babasının satış işiyle uğraşırken, kendisinin imalat kısmında çalıştığını aktaran Çömlek Ustası Bulut, “Çömlekçilik çok eski bir meslek. Rumlar Sille’ye geldikleri ilk günden itibaren toprakla uğraşmışlardır. Bu mesleği öğrenen kimse yok. Yeni nesilden gelen çıraklarda çok durmadan işi bırakıp gidiyorlar. Sanat olarak öğrenen kimse yok. Eskiden Sille’de 1980 yılında 270 tane testi ustası varmış. Sillenin ustaları kitabında da yazdılar.” diye kaydetti.
“BELEDİYENİN DESTEK VERMESİ GEREK”
Bu mesleğin devam edebilmesi için Belediyenin çeşitli kurslar açıp bu sanata destek vermesi gerektiğinin altını çizen Bulut, “Üniversitedeki seramik bölümü öğrencileri birebir buraya gelip toprağa dokunmak yerine derslerde teorik olarak öğreniyorlar. Yani hep teoride kalıyor. Öğrendiklerini çark üzerinde yapmak yerine kalıbın üstüne dökerek yapıyorlar. Sanat çok değerli ama öğrenen yok.” dedi.
TESTİNİN SUYU SAĞLIKLI OLUR
56 yıldır bu işle uğraştığının bilgisin veren Bulut, “Toprak faydalıdır. Testinin suyu hem sağlık bakımından faydalıdır hem de suyu dinlendiriyor kirecini atıyor. Buzdolabından terliyken su içerseniz hasta olma olasılığınız artarken, testiden içilen buz gibi su insanı hasta etmiyor.” ifadelerini kullandı. Eskiden çarların ayakla oynatıldığını sözlerine ekleyen Bulut, şimdi bunların elektrikli olduğu için seri bir şekilde çalışıldığını, kışın küçük malzeme yaptıklarını çünkü kurumadığını, küpleri ve güveçleri daha çok ilkbahar aylarında yaptığını belirtti.

SİLLE TOPRAĞI KULLANILIYOR
Kullanılan toprağın sille toprağı olduğunu ifade eden Bulut, Beyşehir Doğanhisar ilçelerinden de toprak getiriyoruz. Beş yüz evler tarafında boz toprak alıyorduk şimdi oralara hep binalar yapıldı alamıyoruz. Bazen hafriyat olursa öylelikle getiriyoruz. Çok yağlı killi topraklardan testi olmaz olursa da soğutmaz.” şeklinde konuştu. Yaşar son olarak Toprak’ın un gibi elendiğini, mevsimine göre yapılan ürünlerin kuruma sürelerinde kısalma ya da uzama olabildiğini, Kış aylarında yağış ve soğuğun etkisiyle kuruma süresi uzadığını, kurumadan sonra da fırına verdiğini bunun sebebinin de ürünün suyu akıtmamasının sağlanması olduğunu sözlerine ekledi.
SÜMEYRA KENESARI/YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme