Büyük dava adamı: Mehmet Akif Ersoy

İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy, kişiliği ve duruşuyla vefatının 85. yıl dönümünde de yol göstermeye devam ediyor.

Büyük dava adamı: Mehmet Akif Ersoy
TAKİP ET Google News ile Takip Et

İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy, kişiliği ve duruşuyla vefatının 85. yıl dönümünde de yol göstermeye devam ediyor. Mehmet Akif’in yazdığı şiirlerle Türk Milletinin milli ve manevi duygularını bugün de ayakta tutmaya devam ettiğini söyleyen Sami Güçlü, “Akif, boşuna yaşamadı, boşuna ölmedi. Bu ülkenin gençlerini etkilemeye devam ediyor, edecektir de. Onu okuyan gençlerin ondan alacakları çok dersler vardır. Onun en önemli vasfı sağlam ruhlu bir insan olmasıdır. O sebeple ölümünden 85 yıl sonra bile bu millet için bir rehberdir” dedi.

Türk milletinin özgürlük mücadelesinde milli ve manevi cephenin güçlenmesine omuz veren İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy, 1936 yılında 63 yaşında İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy, kişiliği ve duruşuyla yol göstermeye devam ediyor. Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Anadolu Mektebi iş birliğiyle, İstiklal Marşı'nın şairi Mehmet Akif Ersoy'un vefatının 85. yılı dolayısıyla "Gönül Dağlarında Batmayan İki Güneş: Yunus Emre ve Mehmet Akif" başlıklı program düzenlendi. Program sonrası Yeni Haber’e özel açıklamalarda bulunan Anadolu Mektebi Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sami Güçlü, Mehmet Akif Ersoy’un, milletimize rehber olmaya devam ettiğini ifade etti.

20211227-2-51484521-72002120-web.jpg

ANADOLU MEKTEBİ’NDE MEHMET AKİ ERSOY ANILIYOR

Anadolu Mektebi’nin Balıkesir’de düzenlediği program hakkında değerlendirmelerde bulunan Güçlü, “Bugün Anadolu Mektebi olarak Balıkesir’deyiz. Akif’in vefat yıl dönümünde onu rahmetle anmak için öğrencilerimizle beraberiz. Mehmet Akif ve Yunus Emre’yi 2 gün boyunca ayrı ayrı oturumlarda anacağız. 13. Yüzyılda yaşayan Yunus Emre de tıpkı Mehmet Akif Ersoy gibi o günkü şartlar içinde halka rehberlik etmişti. Halkın manevi yönünü güçlendirmiş, Moğolların ortaya çıkardığı tahribatı tamir etmek için Hz. Mevlana ile birlikte gayret göstermişti. Mehmet Akif Ersoy ise 20. Yüzyılda, yani Milli Mücadele döneminde arif olarak karşımıza çıkar. 1. Dünya Savaşı’nda mağlup olan devletimize karşı, Mondros Mütarekesi ile birlikte galip devletler bir taleplerini sergilemiştir. İstanbul’u ve 15 Mayıs 1919’da İzmir ile birlikte yurdun pek çok yerini işgal etmişlerdir. Anadolu bir bakıma derin bir endişe ve kaygı içinde yaşarken Marmara Bölgesi’nde mukavemet hareketleri başlamıştır. Bunların ilk adımlarından biri Balıkesir Ayvalık’ta olmuştur, ilk ateş burada yakılmıştır. Akif, işgal altındaki İstanbul’dayken bu haberleri alınca Balıkesir’e gelmiştir. Akif’in Balıkesir’e geliş tarihi ise 23 Ocak 1920’dir. 23 Ocak 1920’de, Balıkesir’de Zağnos Paşa Camii’nde halka hitap etmiştir. Ve bu mukavemetin örnek olacağını ve bunun çok önemli bir görev olduğunu oradaki halka anlatmıştır. Oturup sessizce işgali kabul etmenin yerine bir mukavemetin şart olduğunu anlatmıştır. İnsanlara moral vermiş, Allah’ın emrinin bu yönde olduğunu söylemiştir. ‘Balkanların fethinin büyük kaynağı bu coğrafyada gizli, o insanların torunları olduğunuzu göstermenin zamanı’ diyerek halkın ruhunu ateşlemeye çalışmıştır. Milli Mücadele’nin ilk kıvılcımlarının halkı kuşatması için gayret göstermiştir” diye konuştu.

mehmet-akif-ersoy.jpg

KENDİSİNDEN İSLAM ŞAİRİ DİYE BAHSEDİLİR

Mehmet Akif Ersoy’un İslami yönü hakkında değerlendirmelerde bulunan Güçlü, “Mehmet Akif Ersoy, Milli Mücadele yıllarının başlarında, 24 Nisan 1920’de Ankara’ya çağırılırken, bugünün Resmi Gazetesi niteliğinde olan basında İslam Şairi diye anons edilir. Meclisteki milletvekili kayıtlarında da Mehmet Akif Ersoy’dan İslam Şairi diye bahsedilir. Onun en önemli vasfı, İslam Şairi olarak bilinmesidir. Öne çıkan yönü de çok güçlü bir Mü’min olmasıdır. Bu güçlü Mü’min’e İslam Şairi vasfı; düşüncesiyle, davranışı ve tutumu uyumlu, ahenkli olmasından dolayı verilmiştir. Akif için söylenecek sözlerin bence en önemlisi ve değerlisi; Akif evvela büyük bir insandır. Büyük ve sağlam ruhlu bir insandır. Bu insanların en temel vasfı, bir düşünceyi, bir fikri, bir inancı paylaşırlar ve bunları bir ömür hayatlarıyla birleştirirler, bunun için yaşarlar. İşte Akif burada ortaya koyduğu hal ile Müslümanlık konusundaki hassasiyeti ve anlayışını ifade etmiştir” dedi.

sami-guclu-001.jpg

MEHMET AKİF ERSOY, SAĞLAM RUHLU, İDEALİST BİR İNSANDIR

Mehmet Akif Ersoy’un sağlam ruhlu bir insan olduğunu belirten Güçlü, “Mehmet Akif Ersoy’un ikinci bir vasfı da münzevi bir adam oluşudur. Yani kalabalıkların içinde bile yalnız yaşar. Kafasında kendi ideali, anlatmak istediği duygu ve düşünceler vardır. Toplumun içinde insanlarla otursa bile, kafasındaki düşünceleri geliştirir, kendini o konuda yorar. Akif’in üçüncü bir özelliği ise aynı zamanda büyük insanların bir özelliğidir. Devlete ve ikbale heves etmez, onun peşinde koşmaz. Kader ona bu tip görevleri vermiş olsa bile onları kısa zamanda terk eder. Yani o bir bakıma kendi düşünce dünyasını yaşamak için o halden de uzak durur. Akif böyle bir insandır. O yüzden milletin gözünde kahramandır. Kahramanlığının en önemli vasfı da işte böyle sağlam ruhlu bir insan olmasıdır. O sebeple ölümünden 85 yıl sonra bile bu millet için bir rehberdir” şeklinde konuştu.

jzfanbgb.jpg

MEHMET AKİF ERSOY İLERLEMECİ BİR KİŞİLİĞE SAHİPTİ

Mehmet Akif Ersoy’un medeniyet tasavvurunu değerlendiren Güçlü, “Bazı konular var ki o sözlerin söylendiği dönemin çok fazla dışına taşarak tahlil etmek çok kolay olmaz. O günkü şartlar içerisinde Akif’in Batı’nın teknolojisini, bilimini alma konusundaki düşüncesi zaman zaman bazı kesimler tarafından eleştirilse de o günkü şartlarda kurtuluş yolu için tekniğe, teçhizata ve donanıma ihtiyaç olduğu açıktır. Aradan geçen zaman içerisinde bugün kültür ve medeniyetin, teknolojinin birbiriyle çok bağlantılı olduğunu, dolayısıyla teknolojiyi, bilimi almaktaki tutum ve gayretin aynı zamanda kültürel bir transferi beraberinde getirdiği hâkim düşünce haline gelmiştir. Dolayısıyla o günkü gelinen nokta ile şartlar içerisindeki değerlendirmeyi daha kapsamlı bir konuşmaya bırakmak uygun olur. Ama genel itibarıyla Mehmet Akif Ersoy ilerlemeci bir kişiliğe sahiptir” dedi.

BU ÜLKENİN GENÇLERİNİ ETKİLEMEYE DEVAM EDİYOR

Mehmet Akif Ersoy’un, bugünün gençlerini hala etkilemeye devam ettiğini söyleyen Güçlü, “Bugünkü gençlik hakkında ne kadar da tereddütlü ve olumsuz düşüncelere sahip olan insanlar varsa da, bu memleketin insanlarının irfanı ve bunların çocuklarının da memleket meselelerine karşı samimi bir duyguları var. Akif’i severek okuyorlar, okudukça seviyorlar, sevdikçe daha çok örnek alıyorlar. Akif, boşuna yaşamadı, boşuna ölmedi. Bu ülkenin gençlerini etkilemeye devam ediyor, edecektir de. Onu okuyan gençlerin ondan alacakları çok dersler vardır. Bunu da okuyan öğrencilerimizden çokça görüyoruz. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle anıyoruz” diye konuştu.

SEYFULLAH KOYUNCU / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme