Büyüme için istikrar şart

Finans Danışmanı Refik Baran, 'Türkiye her ne olursa olsun güçlü bir siyasi partinin tek başına iktidara gelmesi kalkınması açısından daha olumlu gözüküyor' dedi.

Büyüme için istikrar şart
TAKİP ET Google News ile Takip Et

YÜKSELEN EKONOMİ İÇİN İSTİKRAR ŞART

Finans Danışmanı Refik Baran, Dolar, Euro ve altın fiyatlarının şu anki durumunu, fiyatlardaki yükselişin ekonomiyi nasıl etkileyeceği, seçim ekonomisini gazetemize değerlendirdi. Şu anda Dolar, Euro ve altın fiyatlarında yükselişin ekonomi için kaygı verici olduğunu ifade eden Refik Baran, “Türkiye her ne olursa olsun güçlü bir siyasi partinin tek başına iktidara gelmesi kalkınması açısından daha olumlu gözüküyor” dedi. 

Finans Danışmanı Refik Baran, Dolar, Euro ve altın fiyatlarının şu anki durumunu, fiyatlardaki yükselişin ekonomiyi nasıl etkileyeceği, seçim ekonomisini gazetemize değerlendirdi. Şu anda Dolar, Euro ve altın fiyatlarında yükselişin ekonomi için kaygı verici olduğunu ifade eden Refik Baran,  Mevcut durumda ekonominin bütün aktörlerini yapmış olduğu faaliyetlerde beklemeye iten bir durum söz konusu. Hem sanayi erbabı ticaret erbabı, hem de hizmet erbabı olarak bütün kesimler ‘’ ne olacak, Kasımda seçimlerde nasıl bir manzarayla karşılaşacağız’’ dolayısıyla bunu herkes net bir şekilde kestiremediği için bu döneme kadar bütün ekonomik faaliyetleri beklemeye bırakmış durumda. Bundan kaynaklanan bir hareketsizlik bir belirsizlik var. Bu belirsizlik de olumsuz etkiliyor. Döviz ve altın anlamında da yükseliş yapılan bu faaliyetlerle ters orantılı olarak ekonomiyi etkiliyor” dedi.

FİYATLAR EN ÜST NOKTALARDA

Döviz, altın, dolar ve Euro’nun yükselebileceği en üst noktalara geldiğini ifade eden Baran, “Hem döviz hem altın dolar ve Euro açısından geleceği en üst noktalara geldi. Kısmi yükselişler olabilir. Şu anda 3.05 olan dolar, 3.01 olabilir. Euro olarak ta çok büyük artışlar beklemiyorum. Yine bir şeylere bağlı kalınacak, pozisyon değiştirilecekse dolar açısından değiştirilebilir; Borçlanmalar veyahut da tahminler açısından. Dolayısıyla Euro, dolar ve altında çok fazla yükseliş beklemiyorum. Euro 3.4 civarında şu anda. 3.5 üzerini pek öngörmüyorum. Bundan güçlü bir ekonomi çıkması durumunda seçimlerden veya tek parti iktidarı durumunda bu fiyatların eski seviyelerinin yüzde beş- on üzerine kadar gerileyeceğini düşünüyorum. Yani 2.7  gibi.  Euro’ da  3000, 2.99, 2.95 gibi fiyatlara kadar gerileyeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

TEK BAŞINA İKTİDARLIK KALKINMA AÇISINDAN DAHA OLUMLU

“Yeniden seçimler  illaki ülke ekonomisine bir yük ve bunu kabul etmek lazım” diyen Baran, “Şu an yeni bir seçime gidilmesinde ekonomik mantık açısından olumlu bir şey öngörüyorum. Geçtiğimiz seçimlerde Ülkeye daha tek başına iktidara gelecek bir siyasi çözüm çıkmadı. Hiçbir partide bir koalisyon oluşturacak bir irade geliştirmedi,  zaten savunmaları, söylemleri ve düşünceleri açısından da bir araya gelebilecek yapılarını pek bir  göremedik. Çünkü zıt bloklara sahipler. Dolayısıyla uzun vadeli koalisyon kurma ihtimalleri düşük. Ülkemiz açısından da koalisyon hükümetleri, güçlü hükümetler olmaktan çok uzakta pozisyon aldılar.  Güçlü kararlar alamadılar, ülkeyi iyi yönetemediler dolayısıyla kalkınmasının önünde bir engel oluşturdular. Bu gözlükle baktığınız zaman kasım seçimleri olması gereken bir seçim, dolayısıyla kasım seçiminde seçmen geçmişteki bu partilerin durumlarını iyi değerlendirmeli, iyi analize tabi tutmalı. Aynı zamanda geçmişteki koalisyon hükümetlerini de göz önünde bulundurarak siyasi tercihlerini yapmalı.  Türkiye her ne olursa olsun güçlü bir siyasi partinin tek başına iktidara gelmesi kalkınması açısından daha olumlu gözüküyor.

refik-baran__.jpg

AYNI TABLODA YENİ SEÇİM KAÇINILMAZ OLUR

1 Kasım seçimlerinden sonra aynı tablo çıkması halinde yeni bir seçimin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Baran, “Geçmişteki sonuçlar bizi yeni bir seçime itti. Aynı sonuçların gelmesi bu partilerin yeniden bir araya gelememeleri, koalisyon oluşturamamaları sonucunu doğuracak. Zaten koalisyon oluştursalar bile uzun vadeli bir hükümet kuramayacaklarını tecrübeli olan bütün seçmenler hatırlayacaktır bilecektir. Dolayısıyla bir koalisyon oluşturulsa bile en kısa sürede mutlaka seçime gidilecek, tekrar farklı bir tablo ve belirsizlik çıkacak. Bu belirsizliklerin , yeniden seçime gidişlerin mutlaka ekonomiye faturaları olacak. Biz bu bedelleri geçmişte çok ödedik o yüzden seçmen, yeni seçimlerini hükümeti gerçekten iyi yönetecek kadroları seçmeli. Uzun vadeli istikrarını güçlü bir hükümeti oluşturabilecek partilere oy vermeliler” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE ARTIK DAHA GÜÇLÜ

Türkiye’nin son yıllarda bütçe disiplini açısından çok iyi yönetilen bir ülke pozisyonunda olduğunu vurgulayan Baran, “Doğumu 1980 öncesi olanlar hatırlayacaktır. Türkiye geçmişte çok parçalı hükümetlerle oluşturuldu. Hiçbir zaman çok güçlü bir iktidara sahip olamadık. Bu güçlü iktidara sahip olamayışımızın yansıması olarak ta ekonomisi hep zayıf ve borçlu bir ekonomi olmakla kaldı. Hatta seçmenlerin büyük bir kısmı hatırlayacaktır, Cottaralli diye bir isim vardı İtalyan IMF şefi.  Türkiye ye geliyor Devlet bakanlarımız karşısında hazır oluyor, yardımı serbest bırakıyor, maaş ödeniyordu. Bakın 2003 den sonra neler değişti. Yıl 2015 ve bizim IMF’e  hiç borcumuz yok kimse Cottaralli gibi isimleri hatırlamıyor. Artık Türkiye bağımsız, borçsuz, çok daha güçlü. Hatta AKP hükümetinden önce Türkiye’nin yardım bütçesi 450 milyon dolarken bu dört buçuk milyarlara yükseldi. Yıllık bütçeden bahsediyoruz bu çok iyi bir gelişme. Hükümetler, devletler yardımlarını ekonomik güçlerini oranında mutlaka arttırırlar. AB’ de böyle bir bütçeye, yardım bütçesine sahip bir ülke yok. Ve nitekim şu göçmen krizinde üç yüz binlik bir göçmen adedinde bütün Avrupa ayağa kalkıyor. Ama Türkiye beş milyon Suriyeli göçmeni içinde barındırıyor. İki üç yıldır içimizdeler. Bir çoğu Türk vatandaşı oldu ama Türkiye’ den hiç böyle bir tepki çıkmadı. Türkiye sarsılmadı bile. Dolayısıyla ben Türkiye’nin görüntüsünün çok daha üzerinde iyi bir şeye sahip olduğunu düşünüyorum. Kökleri çok daha derinde, güçlü, girişim gücü çok yüksek ve oldukça da disiplinsize olmuş bir ülke olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

BORÇLARIMIZ AVRUPA’NIN GERİSİNDE

para-sayma.jpg“Gelinen noktada Türkiye AB’ den hem bütçe disiplini açısından hem borçluluk oranları açısından bizim gayri safi milli hasılamızdan devletin borçluluğu Avrupa’nın çok daha gerisinde”diyen Baran, “Hane hakları açısından da öyle. Kişi başı borçluluk Avrupa’da çok daha yüksek. Bugün Avrupa’daki  çalışan birisinin aldığı gelirin çok büyük bir kısmı konut kredisi, araç kredisi ve benzeri şeylere giderken, Türkiye’deki ailede  belki bir kişininki bunlara gidiyor, diğerleri ekonomiye tekrar döngü olarak  katılıyor. Bundan dolayı Türkiye’nin dinamitleri çok yüksek, genç nüfusu çok fazla, ekonomik gücü çok daha görünenin üzerinde bir güce sahip.  Ve ben geleceğimizin AB’den çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Güçlüydü daha güçlü ve daha sağlam olacak” dedi.

İSTİKRARLI DÖNEM YÜKSELİŞİ DEVAM ETTİRİR

1 Kasım’da tek başına iktidar çıkması durumunda bu yükselişin devam edeceğini belirten Baran, “Son on iki yıllık istikrarımızda  karayollarında,  havayollarında, yatırımda, ihracatta, teknolojide her açıdan bize güç kattı. Türkiye biraz öncede söylediğim gibi girişim gücü çok yüksek olan ve çalışkan bir ülke. Sadece bunu hükümetlerin iyi kanalıze etmesi gerekiyor. Ve bu bugüne kadar yapılamadığı için Türkiye kalkınamamıştı. Ama şu anda yirmi yıllık, otuz yıllık istikrar istikrarlı dönemlerini düşünün. Şu anki son on yıllık kalkınmayı iki ile üçle çarpın kişi başı milli hasılalarımız, milli gelirlerimiz dört bin dolardan on bin dolarların üzerine  çıktı. Ben eminim beş- altı yıl daha böyle istikrarlı bir şekilde gitsin Türkiye’nin kişi başı milli hasılası on be on altı doların üzerine çıkacak, buda AB’nin seviyesinden daha uzun istikrarlı dönemlerde AB’nin çok daha üzerine çıkacağız. Zaten şu anda yaşam standardı açısından yollarımız, ulaşım, teknoloji vb. standartlar açısından da biz Avrupa’dan daha iyi bir pozisyondayız şu anda. Ve daha a iyi olacağımız aşikar. Türkiye gücünü keşfetti, daha güçlü potansiyele sahip dolayısıyla çok daha güçlü ve ne kadar uğraşılsa da kimsenin yıkamayacağı bir Türkiye var artık” şeklinde konuştu.
SÜMEYRA ARSLAN KASAP / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme