Çalışacak çoban bulunamıyor
Geçtiğimiz günlerde yapılan Tarım Şurası'nda, küçükbaş hayvancılığı özendirmeye yönelik bazı adımlar atıldı. Yerli ırkların muhafaza ve ıslahına yönelik 154 projenin olduğundan bahseden Öztürk, 'Bunun 6 tanesi Konya'da yürütülüyor. Hayvan sayısı bakımından ikinci sıradayız. Ama asıl sıkıntımız çalıştıracak çoban bulamamak' dedi.
Geçtiğimiz günlerde yapılan Tarım Şurası’nda, küçükbaş hayvancılığı özendirmeye yönelik bazı adımlar atıldı. Türkiye’ de yerli ırkların muhafaza ve ıslahına yönelik 154 projenin olduğundan bahseden Fettah Öztürk, “Bunun 6 tanesi Konya’da yürütülüyor. Konya’da kayıtlı olan 1 milyon 400 bin anaç küçükbaş hayvan var. Hayvan sayısı bakımından Van’dan sonra ikinci sıradayız. Ama asıl sıkıntımız çalıştıracak çoban bulamamak” dedi.
Küçükbaşın sağlıklı olduğu konusunda insanların yavaş yavaş bilinçlendiğini aktaran Konya Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fettah Öztürk, “Konya’da bizde kayıtlı olan 1 milyon 400 bin anaç küçükbaş hayvanımız var. Konya’da küçükbaşta sıkıntı yok. Büromuzda kayıtlı küçükbaş hayvanımız geçen sene 8 bin 600 bulunurken bu sene 9 bin 200 bulunmaktadır. Yani 500 civarında bir artış oldu. Bunun nedeni büyükbaş hayvan sektörünün zarar etmesi ve insanların yeniden arayış içerisinde olmasıdır. O yüzden küçükbaşa yönelme var. Türkiye’de ve Konya’da küçükbaş yeniden özendiriliyor” dedi.
‘BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK EKONOMİK SIKINTIDA’
Büyükbaşın bu kadar kayıp yaşamasının nedeninin ekonomik sıkıntılar olduğunu ifade eden Fettah Öztürk, “Yem fiyatları, girdi fiyatları, ithal gelmesi, fiyatların değerinden düşük satılmasıdır. Küçükbaşta şuan bir sıkıntı yok. Cumhurbaşkanımız küçükbaş sürüsü büyütenlere 100 TL gibi bir destek çıkacak. Anaç koyun desteği var 25 TL, halk elinde hayvan ıslahı ülkesel projesi var, ziraat bankasının yem kredisinde 1 yıllığı yüzde 4’le yem kredisi veriyor. Yani büyükbaşa destek veriliyor. Sıkıntı büyükbaşta” diye aktardı. Türkiye’ de yerli ırkların muhafaza ve ıslahına yönelik 154 projenin olduğundan bahseden Öztürk, “ Bunun 6 tanesi Konya’da yürütülüyor. Yerli ırklarımızın gelişmesi için “Ülkesel Halk Elinde Projesi” önceden devlet tarafından yapılırdı. Ama bunu devlet halkın yerine de sundu. Koçunu, materyalini devlet kendi veriyor, oradan doğan kuzuları ve yavruları da kendi ırklarımız oluyor” şeklinde konuştu.
‘GENÇLER ÇOBANLIK YAPMAK İSTEMİYOR’
Ne kadar teşvik verilirse verilsin gençlerin çobanlık yapmamasından yakınan Öztürk, “Yurt dışından gelen çobanların kayıt altına alınması sıkıntı arz ediyor. Bizim üyelerimizin hepsinde var. Şuanda bizim gençlerimiz çalışmıyor. Ne yaparsak yapalım çobanlık yapmak istemiyorlar. Sertifikası olanlara devlet yılda 5 bin TL çoban desteği veriyor. Gençlerimiz masa başı iş istiyorlar. Konya’da da şuan 6 bölümümüz var ve bu insanlara farklı paralar veriliyor. Bu projenin içerisinde 50 sürü dediğimiz 50 arşım yapan sürülere, doğan her bir kuzuya devlet 70 TL para veriyor. Eğer bir kuzu bir anneyse 140 TL para veriyor. Bu küçümsenecek bir rakam değil. Olay şehirde bitiyor. Bizim sistemde bir teşvik var. Gelişmiş ülkelerde fakir şehirde, zengin köyde yaşar. Bizde de zengin şehirde, fakir köyde yaşıyor. Mera sorunumuz var, meralarımız tahrip ediliyor, meralarımızın üstünde çok duruyoruz’ diye altını çizdi.
‘KONYA’DAKİ HAYVAN SAYISI AVRUPADA’Kİ ÜLKE SAYISINDA EŞ DEĞERDİR’
Konya’nın küçükbaş hayvancılıkta Türkiye’de Van’dan sonra ikinci sırada olduğunun bilgisini veren Öztürk, “Konya’daki hayvan sayısı Avrupa’daki ülke sayısına eş değerdir. Bugün 1 milyon 400 bin hayvan anaçtır. Bunun kuzularını, yavrularını, erkeğini katarsan bu sayı 2 milyonu bulur. Ama yetmiyor, hala ithal getiriyoruz. Alıcısı da var. İşletme açanlar da çok, hayvancılık yapacak çok, yerli hayvan bulamama zorlukları var. Onun için ithal hayvan şuan kısmen de olsa geliyor. Küçükbaş hayvan etine özellikle anneler tarafından bir ön yargı var. Koktuğu için yemek istemiyorlar ama sağlık açısından çok faydası var” ifadelerine yer verdi. Son olarak hayvancılıkta sıkıntının çok fazla arttığına değinen Öztürk, “Bir büyükbaş işletmesi 10 gün zarar etse, altından kalkamaz. Yani hayvancılıkta sıkıntı çok arttı. Küçükbaş hayvancı yemini, samanını da bulur, eğer mesleği ise bu işi biliyorsa 1 yıllık tedarikini yapar. Bir hayvanın ne yiyeceğini küçükbaş hayvancı bilir. Zaten yıllık üretim olduğunda yıllık hesabını yapar ama büyükbaşta günlük hesap yapmak zorundasın” diyerek sözlerini tamamladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme