1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Çam ağaçlarını kurutan hastalığa karşı umutlandıran gelişme
Çam ağaçlarını kurutan hastalığa karşı umutlandıran gelişme

Çam ağaçlarını kurutan hastalığa karşı umutlandıran gelişme

Güneydoğu Anadolu Projesi Tarımsal Araştırma Enstitüsü mühendisleri, çam ağaçlarının dal uçlarından başlayarak yavaş yavaş kurumasına neden olan mantar türüne karşı geliştirdikleri ilacın ilk denemelerinde başarılı sonuçlar elde etti- GAPTAEM Müdürü İbrah

A+A-

ŞANLIURFA (AA) - MEHMET FATİH ASLAN - Güneydoğu Anadolu Projesi Tarımsal Araştırma Enstitüsü (GAPTAEM) mühendisleri, başta Şanlıurfa'da olmak üzere çeşitli kentlerdeki çam ağaçlarının kurumasına neden olan mantar türüne karşı geliştirdikleri ilaçta yüzde 90'a yakın başarı sağladı.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinin yaklaşık 2 yıl önce refüjlerde ve parklarda birçok çam ağacının kuruduğunu bildirmesi üzerine GAPTAEM Bitki Sağlığı Bölümü Mühendisi Şahimerdan Türkölmez sorumluluğundaki proje ekibi çalışma başlattı.

Ekip, kentte çeşitli bölgelerdeki çam ağaçlarında yaptıkları incelemelerin ardından Ankara, Diyarbakır, Adana ve Mersin gibi illerdeki ağaçlarda da benzer hastalığın olduğunu ve bu durumun ülke çapında yayılma ihtimalinin bulunduğunu tespit etti.

Yapılan incelemede, dal uçlarından başlayarak ağaçları yavaş yavaş kurutan hastalığa, bu tür bitkilerde ilk kez görülen "Neoscytalidium Dimidiatum" isimli bir mantar (fungal) türünün neden olduğu belirlendi.

Tespit sonrası mücadelede kullanılacak etkin madde araştırmalarına başlayan ekip, hastalığı şu ana kadar yüzde 90 oranında iyileştiren ilaç geliştirdi.

Test çalışmalarında sona yaklaşılan ilaç sayesinde Türkiye'nin en büyük orman varlığını oluşturan çam ağaçlarını etkileyen bu hastalıkla daha kolay mücadele edilmesi hedefleniyor.

- "Ağaçların koronavirüsü"

GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de toprakların yüzde 27,6'sının ormanlarla kaplı olduğunu, bu ormanların büyük bölümünün de 5 çam çeşidinden oluştuğunu söyledi.

Çetiner, çam ağaçlarının yaz kış yeşil kalması ve ürettiği oksijen miktarıyla ülkenin akciğeri olarak tabir edildiğini, bundan dolayı da ülke ve dünya için büyük öneme sahip olduğunu aktardı.

Bu ağaçlara zarar veren durumun ortadan kaldırılması için çalışma yapıklarının altını çizen Çetiner, "Arkadaşlarımız yürüttükleri çalışmada bunun bir mantar hastalığı olduğunu tespit etti. Yani insanlar için koronavirüs ne kadar tehlikeliyse bu hastalık da çam ağaçları için o kadar riskli ve tehlikeli." dedi.

Çetiner, dal uçlarında bir yanıklık olarak ortaya çıkan ve sonrasında ağacın tamamına yayılarak kurutan hastalığın benzer bitkilere de bulaştığını ifade etti.

Hastalığın etkilerinin ortadan kaldırılmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Çetiner, şöyle devam etti:

"GAP Bölge İdaresinden aldığımız destekle hastalığa karşı etken maddeleri araştırdık. Şu an hastalığın tedavisi olan ilaçta son aşamaya geldik. Bazı analizleri tamamlayıp, istatistiksel olarak gözlemledikten sonra ilacı artık önerebileceğiz. Kendi bahçemizdeki ve seramızdaki ağaçlarda yaptığımız denemeler var. İlacı uyguladığımız ağaçların yeniden yeşillendiğini ve yeni sürgünler ortaya çıktığını gördük. Bu anlamda yürüttüğümüz çalışmayı ülkemize büyük katkı sunacak bir Ar-Ge faaliyeti olarak görüyoruz."

- "Yüzde 90'a yakın başarı"

Proje sorumlusu Şahimerdan Türkölmez de hastalığın çam ağaçlarında ilk kez görüldüğünü belirterek, bu nedenle yaptıkları çalışmanın çok önemli olduğunu söyledi.

Hastalık etmeninin sıcaklığa çok dayanıklı olduğuna dikkati çeken Türkölmez, şunları kaydetti:

"Bu, dünyada çam ağaçlarında ilk kez görülen bir hastalık etmeni. Bu nedenle yapılan çalışma da bir ilk. Laboratuvar çalışmalarında etmenin 4 ile 47 derece arasındaki sıcaklıkta yaşam faaliyetine devam ettiğini belirledik. Hastalığın tespit edilmesinden sonra 6 farklı bitki koruma ürününü bu hastalık üzerinde denedik. Bunlardan iki tanesinde oldukça ümitvar sonuçlar elde ettik. Uygulama yaptığımızda ve istatistik değerlendirmede yüzde 90'a yakın başarılı sonuçlar elde ettik. Şimdi ilacın uygulanacağı zaman aralığı ve dozajı üzerinde çalışma yürütüyoruz."

HABERE YORUM KAT