Cami cemaatini bırakıp, okey cemaatini alın!
Sadece bizim ailede var sanıyordum. Meğer bütün Konya'da varmış!
Sadece bizim ailede var sanıyordum. Meğer bütün Konya’da varmış!
Bayramlarda, evine ziyarete gittiğiniz akrabanızın, dostunuzun da, aynı gün içinde sizi evinizde ziyaret etme geleneği;
Bayramda eşi dostu akrabayı ziyaret eder evinize dönersiniz… Zil çalar, kapıyı açarsınız; O da kim; az önce ziyaretinden döndüğünüz akrabanız… “Daha on dakika önce görüşmüştük sizin evde” denmeden, sanki hiç görüşmemişsin gibi hal hatır edilir, ikramlar yapılır, muhabbet edilir… Birde bizim şekerin tadına bakılır…
Kötü mü? Asla… Ama bir tür evcilik…
…
Konya’nın referandum çalışmasını en iyi özetleyen bir gelenek; bu evcilik… Strateji ve propaganda tamamen bu mantığın üzerine kuruluymuş gibi;
‘Şurada toplanıyoruz bugün’ deyip hep birlikte o mekana koşuyorlar hem siyasiler, hem siviller. Sonra hiç referandumu konuşmamışlar gibi ‘Hadi bir de şu STK’nın öncülüğünde konuşalım şu işleri’ diye yeni adrese gidiyorlar… “Daha yarım saat önce görüştüydük aynı meseleyi” olsun, pekiştirelim konuyu… Olmadı! Hadi birde şu salonda anlatın bize ‘Yeni Anayasayı’ diyerek bir fantezi şeklini verdiler referanduma…
Hakkını yemeyelim bazen de renk katıp Sosyal Tesisler falan tercih ediliyor… Mekanların ara sıra değişmesi de can sıkıntısından sanıyorum…
Sokaktan gelen ve sokaklardan kazanan Ak Parti bir ‘Salon Partisi’ görüntüsünde bu referandumda…
…
Bakan geliyor, toplanıyorlar, Başbakan Yardımcısı geliyor, toplanıyorlar, Gazeteciler, inisiyatif sahibi isimler geliyor, toplanıyorlar… Bugün bizde toplanıyoruz gençler, yarın sizde…
Bunda nasıl bir kötülük olabilir ki?
Kötü tarafı şu;Katılanlar hayır'cı veya kararsız değil, toplantılara katılanların tamamı ‘Evetçi’… Konuşanlar Evet’çi… Dinleyiciler Evet’çi… Hatta toplantıya gelen gazeteciler bile ‘Evet’çi…
…
Dersini anlayamamış çocuğun etüt dersi alması gibi ‘Biz şu maddeyi anlayamadık bir daha dinleyelim’ diyorlar sanırım… Yada anladıkları şeyin sağlamasını yapıyorlar, ‘bakalım doğru anlamış mıyım’ diye… Ortada hiç ‘Hayır’ diyen yok… Hayır’ı ikna etme çalışması yok…
Bu çalışma ve propaganda şekline iki yorum;
1-) Dostlar alışverişte görsün…
2-) Körler sağırlar birbirini ağırlar…
…