Camiler ve Din Görevlileri Haftası sona erdi
Konya İl Müftülüğünün yaptığı etkinliklerle dolu dolu geçen ve 1-7 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Camiler ve Din Görevlileri Haftası Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen ödül töreniyle son buldu.
Konya İl Müftülüğünün yaptığı etkinliklerle dolu dolu geçen ve 1-7 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Camiler ve Din Görevlileri Haftası Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ödül töreniyle son buldu.
Programa Konya İl Müftüsü, müftü yardımcıları, Konya İl Emniyet Müdürü, Selçuklu Kaymakamı, dereceye giren yarışmacılar ve çok sayıda davetli katıldı. Konya İl Müftülüğü tarafından 2021 yılı Camiler ve Din Görevlileri Haftasında düzenlenen Kur’an’ı Kerim Güzel Okuma Yarışması, Hafızlık Yarışması, Bilgi Yarışması, Hutbe Sunumu Yarışması, Ezan Okuma Yarışması, Proje Yarışması, Şiir Yarışması ve Hutbe Yazma Yarışmasında dereceye giren din görevlilerine ödülleri takdim edildi.
‘İBADETİN TEMELİNDE İLİM VARDIR’
İbadetin temelinde ilmin olduğunu vurgulayan Konya İl Müftüsü Doç. Dr. Ali Öge, “Camii; kapsayan, kuşatan, birleyen, birleştiren, bir araya getiren, Allah’la buluştura, kainata güzellikler taşımamıza fırsat veren mekanlardır. Bu mekanlar Kur’an’ın ve peygamberimizin ifadesiyle; Allah’ı Celal hazretlerinin kainatta kendisine en sevgili olan mekanlardır. Bu ezanlar, minarelerin bu işareti göstermesi, şehadeti simgelemesi ve peygamberimizi en üste koyması, tefrikayı, fitneyi ortadan kaldırma açısından son derece önemlidir. Okunan ayeti kerimelerde mescitlerin sadece inşası değil imarından, ihyasından, bahseden kısımlar vardı. Mescitler şayet Allah’ı çağıran bu birliği sağlayan insanları bir araya getiren, muhabbeti geliştiren mekanlar olduğu zaman imar edilmiş olacak. İbadet oranın temelidir. Ancak o ibadetin temelinde ilim vardır, tarık vardır, irfan vardır, kardeşlik vardır, medeniyet vardır, buluşma vardır” şeklinde konuştu.
‘CAMİ SADECE İBADET MEKANI DEĞİLDİR’
Caminin sadece bir ibadet mekanı olmadığına dikkat çeken Ali Öge, “Hayatın tümüne yansıyan boyutlarıyla tümüne mesaj veren, tümünü kapsayan ve kuşatan bir güzelliğe, büyüklüğe ve güce sahip bir mekandır. O açıdan Rabbimiz mescitleri imar edenlerde dört önemli özellik olmasını buyurdu. Bunlardan bir tanesi Allah’a ve ahiret gününe iman etmektir. Namaz ibadetini düzgün, güzel bir şekilde yerine getirmektir. Üçüncü şart; Rabbimizin verdiği mali imkanları paylaşabilmektir. Bu imtihanı da geçebilmektir. Dördüncüsü ise; bunları yaparken sadece Allah Celal hazretlerinden korku ve haşyet duymaktır. Korkunun haşyetle birleştirilmesinde şöyle bir ince ayrım vardır: Haşyet, ilimle birleşmiş ordu demektir. Allah’tan ancak haşyet duyanlar alimlerdir. Yoksa imkan olarak hepimizin fıtri korkuları olabilir ama haşyet bilgiye dayalı bir korkudur. Mescidi imar edecek, inşa edecek, ihya edecek, gücü kuvveti ve etkinliği sağlayabilecek donanımları olacak insanların bu dört yeteneği kendilerinde toplaması önem arz etmektedir” diye aktardı.
‘İNSANA TEŞEKKÜR ETMEYEN ALLAH’A HAKKIYLA ŞÜKRETMİŞ OLAMAZ’
Vefanın önemli bir duygu olduğunu ifade eden Öge, “Bu sene Cami ve Din Görevlileri haftasının teması vefa üzerine kuruldu. Vefa dostluk demek, vefa iyiliği takdir etmek demek, vefa sevgiyle sebat etmek demektir, vefa insanın gördüğü iyilikleri, daha iyi noktada tutup ufak tefek şeyleri problem edip onu gölgelememesi demektir. Allah’a yaratıcımıza olan vefamız ibadetle kendini gösterdiği kadar verdiği nimetlere şükürler olsun diyebilmek için gösterilir. Peygamberimiz bunu bizim hayatımızda şu iki cümleyle perçinlemiştir. İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a da hakkıyla şükretmiş olamaz. Allah’a şükrün aslında insanlara teşekkürle birlikte anılması, yatay zeminde bütün mahlukatın birliğiyle olan vefasına da bir vurgu yapıyor. Sadece Allah’a olan vefamız değil bizim rabbimizle olan ilişkimizden dolayı bu vefa peygamberimize ve bütün peygamberlere, onların temsil ettiği vahiy silsilesine ve ilme, o ilmin ortaya koymuş olduğu medrese, mektep ve vakıf kültürüne, tarihe, medeniyete, çevreye, mahlukata, ibadete, cemaate, büyüklere, küçüklere, engellilere hatta ve hatta yaratılan bütün mahlukata bir vefa olarak kendisini gösterebilir.
‘EZAN HERKESE DAVETTİR’
Herkesin mutlaka camiyle irtibat halinde olduğuna vurgu yapan Öge, “İnansın inanmasın, ibadet etsin etmesin, camiye girsin girmesin, bu toplumda yaşayan ve hatta buraya ziyarete gelen Gayrimüslim olan herkes dahi bu camiyle mutlaka irtibattadır. Ki ezan herkese davettir. Bu ezanlar ki şehadetlerin dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli...” diyerek sözlerini noktaladı. Müftü Öge’nin yaptığı duayla ödül töreni sona erdi •SÜMEYRA KENESARI
Bakmadan Geçme