Çay tiryakisine üzücü haber!
Uzmanlar yemekten hemen sonra içilen çayın zararlı bir alışkanlık olduğuna dikkat çekiyor. Yemek sonrası hemen hemen herkesin canının istediği çay, demir emilimini azaltıyor, dolayısıyla da kansızlığa, yorgunluğa, halsizliğe ve dikkat dağınıklığına yol açabiliyor.
Gün boyu halsizliğiniz, yorgunluğunuz, dikkat dağınıklığınız varsa ve hatta yaptığınız işe odaklanamıyorsanız bunun suçlusu yemekten hemen sonra içtiğiniz çaylar olabilir. Diyetisyen Zişan Taşdemir, yemeklerden en az 45 dakika ya da 1 saat sona çay içilmesi gerektiğinin bilgisini verdi.
‘ÇAY, KONTROLLÜ BİR ŞEKİLDE İÇİLMELİDİR’
Çayın kontrollü bir şekilde içilmesi gerektiğini vurgulayan Taşdemir, “Öncelikle çayın içeresinde bulunan polifenolik tanen dediğimiz cisimler demiri bağlamakta bu yüzden yemeklerden hemen sonra çay tüketimi yanlış olmaktadır. Özellikle demir yetersizliği yani anemi problemi olanlar bu duruma daha çok dikkat etmelidirler. Yemeklerden en az 45 dakika ya da bir saat sonra kadar çay tüketilmesi daha uygun olacaktır. Onun dışında çayda kafein fazla bulunmaktadır ve kafeinin fazla alınması da uykuya geçişi zorlaştırmakta, idrarda kalsiyum atımını artırmakta, bunun dışında halsizlik, gerginlik gibi rahatsızlıklara da sebep olmaktadır. Bunların dışında taşikardi (kalp çarpıntısı) gibi sorunlara da sebep olmaktadır. Bir diğer yanlış bilinen nokta ise çay tüketildiğinde susuzluk hissinin inmiş olmasından kaynaklı suyun tüketilmemesidir. Halbuki bu çok yanlış bir durumdur. Çay vücudumuzdaki suyu artırır. Bu yüzden bireyler kontrollü bir şekilde çay tüketip gün içerisinde mutlaka yeterlik miktarda su içmeye özen göstermelidirler” diye aktardı.

‘YEMEKTEN SONRA KAHVE DE İÇİLMEMELİDİR’
Yemekten sonra kahve de içilmemesi gerektiğinin altını çizen Taşdemir, “Aynı durum kahve için de geçerlidir. Onun içerisinde bulunan tanenlerde demiri bağlayacağından dolayı en az 45 dakika 1 saat sonra kahve içilmesi daha uygundur. Aynı şekilde kafein içerdiği için fazla miktarlarda tüketilmesi çeşitli rahatsızlıklara sebep olacaktır. Ve dioretik olduğu için yanına mutlaka bir bardak suyun eşlik etmesi ya da kaybedilen minerallerin tamamlanması adına sade maden suyuna yer verilmesi güzel olacaktır. Özellikle demir yetersizliği anemi problemi olan bireyler çayı açık ve limonlu bir şekilde tüketebilirler. Özellikle çayın çok hızlı bir şekilde tüketilmesi özofagus kanserlerini tetikleyebilmektedir. Üst üste ve fazla miktarlarda çayın içilmesi kanseri tetiklemektedir” ifadelerine yer verdi.
‘ARA ÖĞÜNLERDE MEYVE TÜKETİLMELİDİR’
Bireylerin ara öğünlerinde meyve tüketimine yer vermeleri gerektiği önerisinde bulunan Taşdemir, “ Yemeklerle birlikte tüketilmesinden ziyade ara öğünlerinde yer vermeleri daha güzel olacaktır. Aynı şekilde meyveler lif ve posa bakımından zengindirler ancak porsiyon kontrolü de çok önemlidir. Çünkü her şeyin fazlasının yağ olarak depolanacağı unutulmamalıdır. Bunun yanı sıra meyve tüketiminde bazen meyve suları da tercih edilmektedir. Özellikle ambalajlı meyve sularında katkı maddeleri ve şeker içerikleri yüksek olacağından dolayı kendilerini taze sıkılmış meyve suyunu tercih etmeleri daha doğru olacaktır. Meyve sularında da lif ve posa oranı az olacağı için özellikle kan şekeri problemi olanlar diyabet, insülin direnci gibi rahatsızlıkları olan bireyler tüketmeseler daha uygun olacaktır” şeklinde konuştu.
‘BİTKİ ÇAYLARI KIŞ AYININ OLMAZSA OLMAZI’
Ara öğünlerde bitki çaylarının tüketilmesinin faydalı olacağını kaydeden Taşdemir, “Bitki çayları kış aylarının olmazsa olmazıdır. Şekersiz bir şekilde tüketildiklerinde bizler için hastalıklardan koruyucu, hastalıklara karşı bağışıklık sistemini olumlu yönde etkileyicidirler. Ancak bitki çaylarında da içeriği bilinmeyen karışım bitki çaylarından ziyade tek çeşit bitki çayının yer aldığı çayları tüketmek daha yararlı olacaktır. Aynı zamanda tansiyon problemi ve gebelik durumu gibi olan bireyler yeşil ve beyaz çaydan uzak durmalıdırlar. Aynı zamanda ada çayı da gebelik döneminde düşüğe sebep olabileceğinden dolayı o çaydan da uzak durulması daha iyi olacaktır. Gebeler özellikle ıhlamur çayını tercih edebilirler. Ara ara da kış burnu çayına yer verebilirler ki kuş burnu çok güzel bir C vitamini kaynağıdır. Aromalandırmak ya da biraz olsun enfeksiyonlara karşı korunmak için bitki çaylarına az miktarda bal eklenerek de tüketilebilir. Bitki çaylarının da yemeklerden hemen sonra tüketilmesini istemeyiz” şeklinde sözlerini tamamladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme