'Cemaat tabanı yıkılmış durumda'
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı, Gazeteci – Yazar Yusuf Kaplan, gazetemize önemli açıklamalarda bulundu...
Yeni Haber - A. AKİF SOLAK
Yeni Şafak Gazetesi yazarı Gazeteci – Yazar Yusuf Kaplan, gazetemize özel açıklamalarda bulundu. 17 Aralık’tan itibaren başlayan ve sonrasında gelişen olayları değerlendiren Kaplan, gelişmelerin Türkiye açısından büyük bir kayıp olduğunu söyledi. Olayları daha önce Yeni Şafak Gazetesi’nde yayımlanan köşe yazısında belirttiği Batı’nın ‘İslama karşı İslam’ politikasıyla bağdaştıran Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bin yıldır dünya tarihinde iki aktör var: Müslümanlar, Batılılar. İslam’dan sonra Müslümanlar bir çok devletle İslam dünyasına çeşitli katkılarda bulundular. Güçlenerek gelen İslam medeniyeti Selçuklular döneminde Ehl-i Sünnet omurgayı kurmayı başardı. Daha sonra Osmanlı Devleti bu omurgayı korumaya çalıştı. Ancak Batı, 1500’lü yıllardan itibaren modernlik ile birlikte kurulmaya başladı. Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın Avrupa’ya meydan okuması tersine dönmeye başladı. Böylece Batı, İslamı bitirmek için yeni projeler devreye soktu. İslama karşı İslam bu projenin özüdür.”
‘MÜSÜMANLARI BİRBİRİNE DÜŞÜRECEKLER’
Batı dünyasının İslama karşı İslam projesini açıklayan ve bu konuda dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapan Kaplan, Batı’nın bu politikayla İslam dünyasını karıştırmayı amaçladığını söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İslam dünyasında bir lider duruşu sergilediğini ve bunun İslam dünyasına bir umut olduğuna dikkat çeken Kaplan sözlerini şöyle sürdürdü; “Başbakan Erdoğan, İslam dünyası adına büyük ilerleme kaydetti. Son yüzyılda Abdülhamit Han ve Rahmetli Erbakan Hoca’dan sonra sembol bir şahsiyet haline geldi. Erdoğan ekonomide, medyada, politikada büyük ilerlemeler kaydetti. Şu konjöktürde bunu başka bir şahsiyetin yapması zor. Yeni kurulan dünyada Türkiye kurucu bir rol almalı. Bu konuda Erdoğan büyük adımlar atarak zaten sembol bir şahsiyet halini aldı. Yani Erdoğan’ın tafsiyesi demek Türkiye’nin durdurulması demek. Bu yüzden Batı da bu ilerlemeyi durdurmak istiyor. İslama karşı İslam projesi burada devreye giriyor. Bu politikanın ilk provası da Cemaat Ak Parti çatışmasında uygulanıyor. Bu açıdan Türkiye’nin durdurulması aslında İslam dünyasının durdurulması demek.”
‘CEMAAT BASİRETSİZ DAVRANIYOR’
Türkiye’nin enerji kaybetmesini ve sendelemesini isteyenlerin olduğunu belirten Kaplan, cemaatin bu konuda dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Şu an cemaatin basiretsiz davrandığına dikkat çeken Kaplan, cemaatin kardeşlik fikrini çöpe attığını söyledi. Bu durumun İslami anlayışa uymadığını söyleyen Kaplan sözlerini şöyle sürdürdü; “Cemaat ve Ak Parti 10 yıldır bu ülkeyi beraber yönetiyor. Yani beraber yönetiyor derken hiçbir kavga olmadan, yardım ve dayanışma olarak götürüyor. Hatta 5 yıl önce ‘çıkarılan yolsuzluk dosyalarıyla Ak Parti’nin üzerine gidilecek. Bu bir tezgahtır. Dikkat edilmesi gerek’ diyen cemaat gazetesi, şimdi yolsuzlukların üzerine gidelim diyor. Tamam gidelim de pire için yorgan yakmak de ne oluyor? Cemaatin aklını başın alması lazım. 28 Şubat generaline al okullarım senin olsun diyen adam, şimdi İslam dünyasının lideri konumundaki kişiye meydan okuyor. Bu İslam anlayışına ters. Hem de Türkiyenin büyümesine engel olan aktörler var. Onlara çanak tutmuş oluyorsun. Bu bakımdan cemaat basiretsiz davranıyor, aklını başına almalı.”
‘CEMAAT TABANI YIKILMIŞ DURUMDA’
Cemaatin şu an ki tutumunun tabana yansımasını değerlendiren Kaplan, tabanın durumdan oldukça rahatsız olduğunu söyledi. Cemaatin tabanıyla çetenin ayırt edilmesi gerektiğine dikkat çeken Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü; “Hükümet bu kavgada üzerine düşeni yapmalı ve suçluları cezalandırmalı. Ancak cemaatin tabanıyla çeteyi ayırması lazım. Bu çetenin gözünün döndüğünü, hem cemaati hem Türkiye’yi intiharın içine soktuğunu herkes görmeli. Zaten taban durumu anlayamıyor. Cemaatin tabanının dünyaları yıkılmış durumda. Tabandan büyük kopmalar var. Ancak insanlar hizmet etmeye çalışıyor. Bu tür sorunları istişare ile çözmesi lazım. İstişareyi kullanmadı cemaat. Bunu hem imtihan hem imkan olarak görmeliyiz. Bu yüzden basiretli olmalıyız. Böylece bu durumu hayra dönüştürmeliyiz.”
‘HIRSIZ İÇİN EV YAKILMAZ’
Yolsuzluklar konusuna da değinen Kaplan, yolsuzluk varsa onun da üzerine gidilmesi gerektiğini söyledi. Ancak bu konuda dikkat edilmesi gerektiğini belirten Kaplan; Biz kul hakkı yiyecek insanlar değiliz. Allah’ın ayetleri var. Kul hakkını affetmem diyor. Yolsuzlukların üzerine ne olursa olsun gidilmesi lazım. Ancak burada basiretten söz ettiğim şey bu. Evde bir hırsızlık var bunlar hırsızlık için evi yakıyor. Böyle bir şey olmaz.” dedi.