1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Çiftçinin belini gübre büküyor
Çiftçinin belini gübre büküyor

Çiftçinin belini gübre büküyor

Çiftçi, kimyasal gübre sezonu başlarken yüksek fiyat artışının şokunu yaşıyor. Gübre kullanımının en yoğun olduğu bir dönemde fiyatların hızla yükselmesi çiftçilerin sert tepkisine neden oldu.

A+A-

Çiftçi, kimyasal gübre sezonu başlarken yüksek fiyat artışının şokunu yaşıyor. Gübre kullanımının en yoğun olduğu bir dönemde fiyatların hızla yükselmesi çiftçilerin sert tepkisine neden oldu. Sadece gübrenin fabrika çıkış fiyatında yüzde 65'in üzerinde artış olduğu öğrenilirken, çiftçiler nakliye ve bayi kârı dahil edildiğinde yüzde 90’a yakın artan gübre fiyatlarının tarımsal üretim için en büyük tehdit olduğunu söylüyor.

ciftcinin-belini-gubre-bukuyor-1.jpg

Üreticiden tüketiciye giden yolda fırsatçılık yapıldığına dikkat çeken Konya Pancar ve Tarım Ürünleri Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Bestil, “Mesela süt, çiftçide 3 liraysa markette 8 liradır.  Arada 5 lira fark var. Bu farkı kimse görmüyor mu? Geçen sene Temmuz ayında buğdayın hasadını yaptık. Türkiye genelinde aşağı yukarı 10 milyon ton buğday üretildi. Bunlar borsalarda kayıtlı. Buğday bin 600 ile bin 800 lira arasında satıldı. Buğday değirmene gidip un olduğunda 3 bin 600- 3 bin 800 liraya satılıyor. 100 kilo buğdaydan 75 kilo un olur. 20 kilo kepek olur. Fabrikalar aşırı kâr koyuyorlar. Ne üreticide ne tüketicide bir sıkıntı var. Fabrikalar zam yaparak fırınlara veriliyorlar fırınların da bu noktada pek yapacağı bir şey kalmıyor. Şu anda ekmek 1 lira 30 kuruş ama ekmeğe bir daha zam yapmayı düşünüyorlar. Ortada ciddi anlamda bir zam var ve burada fırsatçılık yapıldığı çok açık bir şekilde görülüyor” diye konuştu.

ahmet-bestil-ciftcinin-belini-gubre-bukuyor-1.jpg

“TARIM TOPRAKLARI GÜBRE TİRYAKİSİ OLDU”

Tarım topraklarının gübre tiryakisi olduğunu belirten Bestil, “Eğer gübre atmazsanız yeteri kadar verim alamazsınız. Örneğin buğdaydan bir ton verim alacağınıza 500 kilo verim alırsınız. Gübre geçen yıla göre yüzde 90 oranında zamlandı. Geçen sene gübre fiyatları bin 600 lira civarındaydı. Şimdi 3 bin lira civarında oldu. Fiyatlar arttığında gübre kullanımı azalacak, bunun sonucunda verimde azalacak ve bu durum da fiyatlara yansıyacak. Gübrenin ham maddesi dışarıdan tedarik edildiği için dolar yükseldiği için gübre fiyatları da yükseliyor diyorlardı ancak şu anda doların düşmesine  rağmen  fiyatlarda bir düşüş olmadı aksine yine zamlandı. Buna bir dur denilmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

ciftcinin-belini-gubre-bukuyor-3.jpg

‘REKABET ORTAMI OLUŞMUYOR’

Rekabet ortamı oluşturulmadığı için gübre fiyatlarının yükseldiğini kaydeden Bestil, “Ben aynı zamanda Tarım Kredi Kooperatifinin ortağıyım. Tarım Kredi Kooperatiflerinin yaklaşık 1-2 milyon civarında ortağı var. Tarım Kredi Kooperatifinin çiftçiye uzun vadeli gübre vermesi gerekiyor. Kooperatifin asıl işi çiftçiye ucuz gübre temini yapmaktır ancak piyasadan yüzde 20 daha pahalıya gübre veriyorlar. 5-6 tane gübre çeşidi olmasına rağmen sadece Gübretaş’ın bayiliğini yapıyorlar. Bunun için bir rekabet ortamı sağlayamıyorlar. Türkiye’deki gübre piyasasının yüzde 30-35’ine sahip olan firma Gübretaş’tır. Rekabet ortamı oluşturmayıp bayilik üzerine çalıştıkları için gübre fiyatlarında da artış oluyor” dedi.

ciftcinin-belini-gubre-bukuyor-4.jpg

‘BUNLAR İDDİA DEĞİL İSPATTIR’

Konya Ticaret Borsasında geçen yıl yapılan buğday hasadının fiyatlarının belli olduğunu kaydeden Bestil, şöyle konuştu: “Çiftçilerden aldıkları buğdayların bir nüshası da değirmencilerde saklanır, muhafaza edilir. Tüketicilerin bunları görmesi gerekmektedir. Fiyatlarda aşırı bir zam var. Serbest ekonomi diyorlar ancak böyle de bir serbest ekonomi olmaz. Bunların kontrol edilmesi ve Ticaret Bakanlığı tarafından bir kâr marjı belirlenmesi gerekir. Örneğin en fazla yüzde 15 yüzde 20 zam yapılması gerekir. Bu zammın üstüne çıkanlar denetlenmeli ve gerekli ceza verilmelidir. Un fiyatlarında yüzde 15-20 neyse de yüzde 90 oranında zam çok fazladır. Benim bu söylediklerim bir iddia değil bir ispattır.”

“BİR DİĞER SORUN DA SU SIKINTISI”

Üretimdeki en büyük sorunun su sorunu olduğunu belirten Ahmet Bestil, “Tarım ürünleri üretiminde bir sorun yok ancak şu anda yer altı sularımız düştü. Dış havzalardan su gelmesi gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde Devlet Su İşleri Planlama Daire Su Başkanlığı Kızılırmak projesini ihaleye verdi. Kızılay’daki su yeterli midir, yetersiz midir, diye bir çalışma yapacaklar. Fırat’ta 32 milyar metre küp su var. Kızılırmak Sivas İmranlı’dan doğuyor. Fırat Karasu da Erzincan’dan doğuyor. O arada 240 kilometre kadar bir mesafe var. Keban’dan Kızılırmak’a su taşırlarsa çok iyi olur. Konya’nın, Cihanbeyli, Altınekin, Kulu, Yunak, Kadınhanı, Sarayönü bölgeleri tarımın kıymetli arazilerinin olduğu bölgelerdir. Oralara su gelirse biz 80 milyonluk bir ülkeye daha yeteriz” ifadelerini kullandı.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT