Çifte kupalı kaptan!

Atiker Konyaspor'un tecrübeli kaptanı Ali Çamdalı, TFF'nin Tam Saha Dergisi'ne konuştu. Çamdalı, geçmişten günümüze önemli açıklamalarda bulundu


Kayserili bir ailenin oğlu olarak Almanya'da doğdu. Altyapı eğitimini 7 yıl boyunca Borussia Mönchengladbach'ta aldı, üç yılını Bayer Leverkusen'de geçirdi ve Türkiye'deki ilk durağı memleketinin takımı Kayserispor oldu. Oynadığı kulüplerin aksine hep başarı ve istikrarla sürdürdüğü çizgisinin karşılığını nihayet Atiker Konyaspor'da aldı. Bir sezon önce tarihinde ilk defa Avrupa kupalarına katılan, geçtiğimiz sezonu da hem Ziraat Türkiye Kupası hem de Turkcell Süper Kupa ile kapatan takımın dört yabancı dil bilen kaptanı, kariyer hikâyesini ve tecrübelerini Tam Saha ile paylaştı.

22 Şubat 1984 Duisburg doğumlusun. Nasıl bir çocukluk geçirdin? Ailen ne zaman ve neden Almanya'ya göç etti? Ne işle meşguller?

Mütevazi bir ailenin içinden geliyorum. Annem ev hanımı, babam fabrikada kaynakçı olarak çalışıyordu. Babam 1979'da Kayseri'den Almanya'ya göç etmiş ve 1983'de annemle evlenmişler.

Futbola ilgin ne zaman ve nasıl başladı?

Doğum yerim Almanya. Futbola Borussia Mönchengladbach altyapısında başladım. Öğrendiğim en önemli şey, iyi bir birey ve rakibe karşı saygılı olmaktı. Benim zamanımda da şimdi de Almanya'nın en iyi altyapılarından biridir Borussia Mönchengladbach. 7 yılımı orada geçirdim. Ama A takıma sıçramayı bir türlü yapamadım. Bayer Leverkusen'den teklif alınca şansımı orada denemek istedim. A takıma kadar da yükseldim. Üç yıllık bir futbol serüvenim var orada. Çok güzel günlerim geçti.

Seninle birlikte futbola başlayan birçok arkadaşın bugün futbolcu olamadı ama sen başardın. Arkadaşlarına oranla neleri farklı yaptın da başarılı bir futbolcu oldun?

Bu biraz da kendinize bağlı... Futbolu çok seviyordum. Severek yapmazsan bir işi olmuyor. Bu her iş için geçerli. Forvet olarak başladım. Sonrasında bir gün hocam "Stoper oynayacaksın" dedi. Hiç oynamamıştım. Ama oynadığım ilk gün oldukça başarılı bir maç çıkarttım. Ve sonrasında da öyle devam ettim. Belki forvet olarak kalsaydım bugünlere gelemezdim. Yaptığınız işi severek yapmak, "Bu benim işim olacak" demek, inanmak ve tabiî ki de ailenizin desteği… Bende bütün bunlar bir araya geldi. Ve sonrasında şükürler olsun bugünleri yaşıyorum. Beni diğer arkadaşlarımdan ayıran farkların bunlar olduğunu düşünüyorum.

ali-camdali-omer-ali-sahiner.jpg
Almanya'daki altyapı eğitiminin sana neler kazandırdığı konusunu biraz açabilir miyiz?

Her şeyden önce Almanya'daki imkânlar buradakinden daha fazla. Çocukken bile kendini yıldız oyuncu gibi hissediyorsun. İlk gittiğimde üç valiz dolusu eşya verdiler. Kramponlar, kamp malzemeleri, antrenman malzemeleri. Yani ilk günden itibaren kendini futbolcu gibi hissetmen sağlanıyor. 12-13 yaşında profesyonelliği sana işliyorlar. İdman sahaları olsun, diğer imkânlar olsun tüm organizasyon tamamen üst düzeyde. Tüm bunlar bir de eğitimle birleştiği zaman zaten öndesin. Sistematik bir organizasyonun içerisinde futbolcu olmanız ve içinizdeki yeteneği ortaya çıkarmanız için her şey yapılıyor. Gerisi de bir anlamda size kalmış. Almanya'da aldığım altyapı eğitimi benim bu günlere gelmemde önemli bir rol oynadı kesinlikle…

2013-2014 sezonunda yolun, kariyerinin en güzel günlerini yaşayacağın Konyaspor ile kesişti. Transfer hikâyeni anlatır mısın?

Orduspor küme düştükten sonra Trabzonspor beni istemişti. Transferde prensip anlaşmasına varmıştık ve iş sadece imzaya kalmıştı. Bu arada Konyaspor da beni istedi. Onlara Trabzonspor ile anlaştığımı söyledim. O dönem Trabzonspor'un sportif direktörü Ünal Karaman'dı. Konyasporlu yöneticiler Ünal Karaman ile durumu görüşmüş ve benim Konyaspor'a transferim konusunda izin almışlardı. Ünal Hoca Trabzonspor ile görüşerek Konyaspor'a transfer olmam için gerekenin yapılmasını sağladı. Takım Bolu'da kamptaydı ve kampın da son günüydü. Otele gittim imzayı attım ve Konyasporlu oldum.

Konyaspor'da sen ve takım çok başarılı işler yaptınız. Takım UEFA Avrupa Ligi'ne katıldı, Türkiye Kupası'nı ve son olarak Süper Kupa'yı kazandı. Konyaspor'un adım adım yükselişini nasıl yorumluyorsun? Bu başarının arkasındaki sırları bizimle paylaşır mısın?

Konyaspor'a geldiğim ilk sezonumdan itibaren sıkıntılı bir süreç vardı. Yalnız şunu da söylemem gerekiyor. Sportif anlamda da maddi anlamda da her sene bir önceki sezonun üzerine koyan bir Konyaspor vardı. O dönem Aykut Kocaman takımın başına getirilerek bu başarıyı sağlayacak yolda temel sağlam atılmış oldu. En büyük etkenlerden bir tanesi de tabiî ki yeni stadyumdu. Taraftarın tekrar Konyaspor'u sahiplenmesi, bağlılığı ve bununla birlikte sportif başarı da gelince bu sonuçlar kaçınılmaz oldu. Başarımızın arkasındaki en büyük sır; samimiyet, şeffaflık ve aile ortamı oldu.

Kaptanlık ağırlığı olan bir makam. Özellikle geçmişte bazı kaptanların takım ve oyuncular üzerinde büyük bir etkisi olduğunu biliyoruz. Sence kaptanlık hangi özelliklere sahip olmayı istiyor? İyi bir kaptan neleri doğru yapmalı?

Benim kendimi anlatmam ne kadar doğrudur bilmiyorum. Ama en önemlisi takımdaki bütün arkadaşlarla nereden gelmiş olurlarsa olsunlar iyi iletişim kurmak. U14 takımından beri kaptanlık yapmış olmam ve bu konuda zaman içerisinde edindiğim tecrübeler de bana büyük fayda sağladı. Pozitif anlamda öncü olmak, Almanca, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca olmak üzere dört yabancı dil bilmek işimi kolaylaştırdı diyebilirim. Kişiliğimle de gençlere örnek olduğumu düşünüyorum. Tabiî yaptıklarımı ve gördüklerini ne kadar örnek alırlar bu da onlara kalmış bir şey.

Geçtiğimiz sezon kariyerinde ilk kez UEFA Avrupa Ligi tecrübesi yaşadın. Türkiye Kupası'nı ve Süper Kupa'yı kazandın. Bize bu tecrübelerin kısa hikâyelerini ve vurucu yanlarını aktarabilir misin?

Bayer Leverkusen'de oynarken Avrupa maçlarında birçok kez kadroya girdim ama maalesef süre alma şansını bulamamıştım. 32 yaşında Konyaspor forması altında bu şansı bulmak benim için tabiî ki büyük bir gururdu. Hem benim hem de kulübüm için ilk oldu. Tarihi araştırmadım, emin değilim ama hem Ziraat Türkiye Kupası'nı hem de Süper Kupa'yı bu kadar süre içerisinde kaldıran bir başka Anadolu takımının Türk oyuncusu var mıdır, bilmiyorum. Belki de ben ilk olmuşumdur. Tarihe bu şekilde geçmek ayrı bir gurur verici durum.

Atiker Konyaspor Mustafa Reşit Akçay'la bu sezon hücum yönünü biraz daha zenginleştirmiş görünüyor. Bu görüşe katılıyor musun? Mustafa Hocayı daha önce çalıştığın teknik adamlardan ayıran en önemli özelliği sence nedir?

Hücum yönü zenginleşti görüşüne aslında katılmıyorum ama şöyle bir fark olduğunu düşünüyorum. Sonuca daha direkt ve daha hızlı gitme üzerinde çalışıyoruz. Reşit Hocanın da en büyük özelliğinin bu olduğunu düşünüyorum. Önceden gelen son yıllardaki kompakt yapımıza hızlı ve direkt oyunu da eklediğimiz zaman takım olarak bu sezon ligde çok can yakabiliriz diye düşünüyorum.

konyaspor-kupa.jpg
Geçtiğimiz sezon elde edilen başarılara bu sezonun başında Süper Kupa'nın da eklenmesi takımdan beklentileri yükseltiyor. Atiker Konyaspor'un bu sezonki hedefleri neler olmalı? Takımın bu hedefler doğrultusundaki kapasitesini nasıl buluyorsun?

En önemlisi buralarda kalıcı olabilmek. Bu kupalar sadece tarihte anılmamalı. Kazanılması için tekrar hedef haline gelmesi lâzım. Bu sezon ayrıca UEFA Avrupa Ligi'nde geçtiğimiz yıldan edindiğimiz tecrübeleri de sahaya yansıtarak bir adım ötesine gidip gruptan çıkmayı da çok istiyoruz. Aramıza yeni katılan arkadaşların uyum sürecini kısa tutabilirsek başarılı olacağımıza inanıyoruz.

Oynadığın bölge itibarıyla dünyada ve Türkiye'de en çok beğendiğin oyuncular kimler?

Yabancı olarak Frank Lampard, Türk oyuncu olarak da Emre Belözoğlu. Kendisi ile tarzımız aynı olmasa da ona karşı oynamak her zaman zordur.

Kariyerinin bundan sonrasını nasıl sürdürmeyi planlıyorsun?

Profesyonel yaşantıma dikkat etmeye çalışıyorum. İdman öncesi ve sonrası bireysel antrenmanlarla birlikte futbol yaşımı uzatmak en büyük amacım. Şu an için sadece futbola ve Konyaspor'un başarılı olmasına odaklandım.

Futbola nokta koyduktan sonra nasıl bir yol izleyeceksin? Teknik adamlık düşünüyor musun? Bunun için şimdiye kadar neler biriktirdin? Kimlerden neler öğrendin?

Açıkçası bu konuda kararım henüz net değil. Futbolun içerisinde bulunacağım kesin ama bunun hangi pozisyon olacağına ilerleyen zamanlarda karar vereceğim. Çok büyük hocalarla çalıştım ve onlardan çok şeyler öğrendiğime inanıyorum. Aykut Kocaman ve Hector Cuper gibi isimler… Bunları pratiğe dökmeyi tabiî ki isterim.

Çok istikrarlı bir oyuncu olarak hayallerine ulaşabildin mi? Yoksa "Şunu da yapmak isterdim" dediğin bir şeyler var mı?

Kazandığım kupalardan sonra en çok istediğim şey Millî Takıma gitmek ve ay-yıldızlı formayı giymek. Şu an için göz önünde bulundurduğum en büyük hedefim bu.

Unutamadığın maçları bizimle paylaşır mısın?

Kulüp tarihinin ve benim ilk UEFA Avrupa Ligi maçı olması sebebiyle Shakhtar Donetsk maçı ve tabiî ki de şampiyon olarak kupa kaldırdığımız Medipol Başakşehir Ziraat Türkiye Kupası ve Beşiktaş Süper Kupa maçları.

Konya'da nasıl bir hayatın var? Boş vakitlerinde neler yaparsın?

Daha çok ailemle ve çocuklarımla vakit geçiriyorum. Onun haricinde fırsat buldukça yurt içi ve yurt dışında gezmeyi ve yeni yerler görmeyi seviyorum.

Hobilerin ve fobilerini öğrenebilir miyiz?

Türk Halk Müziği dinlemek benim için mutluluk verici bir durum. Küçükken Almanya'dan Türkiye'ye tatile gelirken o uzun yolda babamın dinlediği türküler belki de bunun temelini oluşturuyor. Yeteneğim olsa saz çalmayı da çok isterim. İnşallah bunu da bir gün başarırım.

Bizim unuttuğumuz, senin eklemek istediğin bir şeyler var mı?

Konyaspor'da Aykut Kocaman ile birlikte bizim ve camiamız için gerçekten herkesin özenerek baktığı çok çok güzel iki sezonu geride bıraktık. 66 puanla elde edilen lig üçüncülüğü, Avrupa kupalarına direkt katılma, geçen sezon ve bu sezon Türkiye Kupası'nda yakaladığımız başarı, imza attığımız ilkler, hepsi inanılmaz güzel duygulardı. Ardından bu sezona Mustafa Reşit Akçay Hocamızla ve ekibiyle Turkcell Süper Kupa'yı alarak muhteşem bir başlangıç yaptık. Bu duyguları yaşadığımız ve bizleri destekleyenlere, gönül verenlere yaşattığımız için mutluyuz. Bu noktada bizleri iyi günde ve daha da önemlisi kötü günde bile yalnız bırakmayarak destek veren taraftarlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum.

 

Bakmadan Geçme