- Haberler
- Konya
- Çimentoyla hediyelik ürün yaptı, siparişlere yetişemez oldu! Şimdi Konya'da iki şubeyle hizmet veriyor
Çimentoyla hediyelik ürün yaptı, siparişlere yetişemez oldu! Şimdi Konya'da iki şubeyle hizmet veriyor
Konya'da Eymen Hobi markasıyla iki şubeyle hizmet veren Emine Umur Kaymakçıoğlu, girişimcilik hikayesiyle onlarca kadına örnek oldu. Arkadaşının nikahı için çimentodan yaptığı hediyelik ürünle macerası başlayan Emine Umur Kaymakçıoğlu, hem aldığı eğitimlerle usta öğretici oldu hem de açtığı mağazalarla dekoratif ürünlerin aranan adresi haline geldi.
Gıda mühendisi olmasına rağmen ilgi duyduğu sanat alanında kendini geliştirdiğini söyleyen Emine Umur Kaymakçıoğlu, "Aslında iş yeri açmak gibi planım yoktu. Çünkü zaten gıda mühendisiyim ve bir zeytin firmasında sorumlu yönetici olarak çalışıyordum. Fakat böyle süsleme malzemelerini, duvar boyama ve ahşap işlerine ilgi duyuyordum. Fakat üniversite puanım mühendisliğe yettiği için babamın da görsel sanatlar gibi bölümlere sıcak bakmamasından ötürü gıdayı tercih ettim. Ama bu bölümde iş yapmak beni tatmin etmedi. Devam edemedim. Daha sonra kendimi sanat alanında geliştirebilmek için tüm eğitimleri aldım. Bunun dışında gerekli sertifikaları da bünyeme kattım." dedi.
ALDIĞI EĞİTİMLERLE USTA ÖĞRETİCİ OLDU
Sürekli kendini geliştirmek için çaba sarf ettiğini ve aldığı eğitimlerle usta öğretici olduğunu belirten Emine Umur Kaymakçıoğlu, "Güzel sanatlarda ekstra dersler gördüm. İtalyan boyamalarda Filli Boya, Dyo, Polisan gibi büyük firmaların verdiği sertifikaları aldım. O şekilde kendimi geliştirmeye devam ettim. Aynı zamanda hobi boyalarında kendi üreticilerinin öğretmenlerinden eğitim aldım. Kendim de usta öğretici olarak devam ediyorum. KOMEK'lerde hoca olarak görev yaptım. Yoğun koşuşturmamdan dolayı oradaki görevimi sona erdirdim. Çünkü artık kendi kendime yetebiliyorum." ifadelerini kullandı.
GİRİŞİMCİLİK HİKAYESİ MUTFAKTA BAŞLADI
Evinin mutfağında girişimcilik hikayesinin başladığını dile getiren Emine Umur Kaymakçıoğlu, "Bu işin başlangıç hikayesi evimin mutfağında başladı. İnternetten bir kalıp siparişi verdim. Hırdavatçıdan da alçı aldım. Çocukken iş eğitimi dersinde gördüğümüz gibi kalıba döküp daha sonra çıkarıp boyama işini yapıyorduk. Böyle yapmayı düşündüm. Fakat ben böyle yapmayı düşünürken farklı şeyler gelişti. İnternetten aldığım kalıp güllü bir desendi. Kalıbın içine taş tozu dökülüyordu fakat o anki şartlar gereği alçı dökmüştüm. Gayet de güzel bir şey çıkmıştı. Tam o dönemde arkadaşımın nikahı vardı. Onun nikahına bu üründen 50 tane ürettim. Daha sonra evde bunu tüllerle bağladım. Üzerlerini boyamadım tamamen beyazdı. Nikahta katılanlara bunu hediye olarak verdiler. Ürünlerin üzerine gelinle damadın isimlerini ve üretici olarak kendi numaramı yazmıştım. " dedi.
NİKAHTAN SONRA SİPARİŞ YAĞDI
Tasarladığı ürüne yoğun talep geldiğini anlatan Emine Umur Kaymakçıoğlu, "Allah yürü ya kulum dedi. Nikahtan sonra mesajlar gelmeye başladı. Nikahı olanlar, doğumu olanlar bundan sipariş vermeye başladı. Aynı kalıp üzerinden düzenli olarak sürekli üretim yaptım. Artık para kazanmaya başladım ve her şey güzel gitmeye başladı. Bu paralarla yeni kalıplar aldım. Ardından hammaddemi kaliteleştirdim. Sonra dışa bağımlılık nereye kadar dedim ve kendi kalıbımı kendim üretmeye başladım. Gıdacı olmamdan kaynaklı laboratuar geçmişim olduğu için taş tozunun içerisinde ne var diye araştırmalar yaptım. Çimento fabrikasının laboratuarında analizlerimi yaptım. Maddenin içeriğini çözdüm ve taş tozunu kendim üretmeye başladım. Evimin bodurumda taş tozu paketlemeye başladım. Böylelikle taş tozu da satmaya başladım. Gittigidiyor platformunda yaptığım satışlara yetişemez hale gelmiştim. Hatta çevremde beyaz toz satıyor diye espri konusu da olmaya başlamıştı." şeklinde konuştu.
'EŞİM DE DAHİL OLUNCA DAHA DA GÜÇLENDİK'
İşlere yetişemez hale geldiğini ve eşinin de bu işe dahil olmasının ardından daha da güçlendiklerini belirten Emine Umur Kaymakçıoğlu, "Evim de bodrumum da yetmemeye başlayınca artık depo tutmaya karar verdim. Ardından geniş bir dükkan tutarak ürünlerimi oraya koymaya başladım. O dükkanda e-satışa devam ettim. Her gelen tanıdıklarım burayı neden sadece depo olarak kullanıyorsun satış mağazası haline getir diye teşvikte bulununca gaza geldim diyebilirim. Dükkanımı nizami şekilde oluşturdum. İşlerimiz çok güzel gidiyordu fakat ben yetişememeye başlamıştım. O dönemde eşim zincir marketlerin birinde koordinatördü. Eşime iki katı maaş teklifi yaptım ve yanıma çektim. İşlerimizin başına geçti ve o gelince çok güçlendik. Eğitimlerime daha fazla zaman ayırmaya başladım. Satışa bakacak personeller almaya başladık. Sektörde tek olduğumun farkına vardım. Usta öğretici olduktan sonra bunun eğitimini vermeye karar verdim. Çok şükür Rabbime aranan hocalardan birisi haline geldim. Eymen Hobi markamızla şube sayımızı ikiye çıkardık. Hem internet satışlarımız, hem mağaza satışlarımız hem de verdiğimiz eğitimlerle elhamdülillah iyi iş çıkardığımızı düşünüyorum. Şu anda ana okuldan liselere kadar eğitim veriyoruz." dedi.
HEM EĞİTİM HEM ÜRÜN SATIŞI
Mağazalarında hem ürün satışı olduğunu hem de eğitim verdiklerini kaydeden Emine Umur Kaymakçıoğlu, "Eymen Hobi'nin bünyesinde ahşap boyama, polyester boyama, kokulu taş, sabun, mum, ev süslemeciliği, masa üstü süsleri yapımı, dağıtmalıklar, parti süsleme malzemeleri, organizasyon malzemeleri gibi birçok ürün bulunuyor. Mağazalarımıza gelenler hem bu ürünlerden alabiliyorlar hem de bu işin eğitimini alabiliyorlar. Niyetim tamamen halisti. Eşinden ayrıldıktan sonra çaresiz kalan bir tanıdığım vardı. Kendisine bakan kimse yoktu ve bu beni çok etkilemişti. Bir kadın okumazsa eğer ne yapabilir diye düşünmüştüm. Şimdi burada eğitim verdiğim herkes için her gün dükkanımı açarken şu niyette bulunuyorum. Allah'ım burada öğrendikleriyle elde ettikleri kazançları birilerine faturalarını ödettirsin. Karınlarını doyurmayı sağlasın. Üretsinler, satsınlar ve kazansınlar. Bu niyetim bulunuyor. O kadının yaşadıkları beni perçinledi. Burada aldıkları eğitimler sonrası üretip satan kadınlarımızdan yüksek kazanç elde edenler de oldu olmaya da devam ediyor." ifadelerini kullandı.
'BİRİLERİNE IŞIK OLMAYI SEVİYORUM'
Birilerine yol gösterici olmayı sevdiğini dile getiren Emine Umur Kaymakçıoğlu, "Kendim işimizin başında şu anda fazla duramıyorum. Sempozyumlar, programlar her gün giderek artıyor. Birilerine ışık olmayı, yollarını açmayı seviyorum. Her imkanımla onlara fayda sağlamaya çalışıyorum. Herkes bu yolda ilerleyecek bir zorunluluk yok. Kimileri ahşapta kimileri örgüde uzmanlaşabilir. Fakat ben buna kendi bildiklerimden önayak olmayı seviyorum. Çoğu okullarda atölyeler var fakat kapıları kilitli. İçerideki makineler hala yepyeni duruyor. Bunların kullanılması lazım. Güzel sanatlara fazlaca söylüyorum. Yan dal olarak dekoratif ahşap boyama bölümünün açılması lazım. Çünkü insanlar bu konuda aç. Kendini geliştirmek isteyen çok sayıda insan var." dedi.
ARAŞTIRMA YAPMAK GEREKİYOR
Girişimde bulunmak isteyenlere araştırma tavsiyesinde bulunan Emine Umur Kaymakçıoğlu, "Girişimde bulunmak isteyen kadınlara tavsiyem şudur. Öncelikle araştırma yapmaları lazım. İlgi duydukları şeyin detaylarını öğrensinler. Kimileri boyama sever kimileri örgü sever. Ama her şeyin satış alanı var. Devletimiz kapı açıyor. Seyyar satıcı bile olsanız vergi levhanızı alarak satış yapabilirsiniz. Bu vergi levhanızı aldığınızda size güç katıyor. Artık ben bu işi yapmaya başladım diyorsunuz. Daha sonra seyyar olarak da, dükkanınızda da, internet üzerinden de satış yapmaya hazır hale geliyorsunuz. Vergiyi neden ısrarla söylüyorum. Her zaman hak ile yapılan iş Allah ile yürümektir. Bunu yaptığınızda yolunuz açılıyor. Hiç para kazanamasanız bile bu girişiminizden ötürü aldığınız eğitim sonrası bir yere gideceğinizde alacağınız hediyeyi kendiniz üretebilirsiniz. Hem dışarıya para vermemiş olursunuz hem de kendi elinizle yaptığınız özel bir hediye götürmüş olursunuz. Daha sonra satış yapmayı da başarırsanız zaten gün geçtikçe büyüdüğünüzü ve geliştiğinizi fark ediyorsunuz." diyerek sözlerini noktaladı.