Çin zulmüne tepki için tırmandılar

Konya İHH Derneği ve İHH AKEM gönüllüleri, Çin'in Doğu Türkistan'a uyguladığı zulüm ve işkencelere tepki göstermek amacıyla Derbent Aladağ'a tırmanış gerçekleştirdi.

Çin zulmüne tepki için tırmandılar
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Konya İHH Derneği ve İHH AKEM gönüllüleri, Çin’in Doğu Türkistan’a uyguladığı zulüm ve işkencelere tepki göstermek amacıyla Derbent Aladağ’a tırmanış gerçekleştirdi. Konya İHH AKEM Başkanı Yılmaz Nikbay; “Çin’in Uygurları, hapishanelere veya zorunlu Politik Eğitim Kampları’na göndermesi ve beyin yıkamaya yönelik uygulamaları, yüz kızartıcı yeni bir insan hakları ihlalidir” dedi

Konya İHH Derneği ve İHH AKEM gönüllüleri Doğu Türkistan’daki zulmü protesto etmek için Derbent’ten Aladağ Kayak Merkezi’ne yürüyüş gerçekleştirdi. Aladağ’ın zirvesine ulaşan gönüllüler, Kur’an tilavetinin ardından basın açıklaması yaptı. Doğu Türkistan’ın, Çin yönetimince işgal edildiği 1949 senesinden bu yana çeşitli insan hakları ihlalleriyle gündeme geldiğini dile getiren Konya İHH AKEM Başkanı Yılmaz Nikbay; “Çin, Doğu Türkistan’ın Müslüman halklarına karşı uyguladığı asimilasyon ve yıldırma politikalarını uzun seneler tüm dünyanın gündeminden saklamayı başarmış. Ancak son senelerde, mızrak çuvala sığmaz olmuş zulüm ayyuka çıkmıştır. Çin’in 2017 Nisan ayından itibaren Uygurları, hapishanelere veya zorunlu Politik Eğitim Kampları’na göndermesi ve beyin yıkamaya yönelik uygulamaları, yüz kızartıcı yeni bir insan hakları ihlalidir” ifadelerini kullandı.

“AİLELERE AKRABALARININ CESEDİ TESLİM EDİLMİŞ”

Çin’in ‘Eğitim Kampı’ olarak adlandırdığı toplama kamplarında bir ile üç milyon arası insan bulunduğunu aktaran Nikbay; “Doğu Türkistan’da inşa edilen bu büyük hapishaneler, Nazi Almanya’sı uygulamalarını andırmaktadır. Evlerinden, yurtlarından, eş ve çocuklarından zorla ayrılan insanların sayıları her geçen gün artarken, aynı zamanda uygulanan işkence ve zulümler neticesinde yüzlerce insan hayatını kaybetmektedir. Birçok aileye akrabalarının cesedi teslim edilmiş, ancak ölüm nedeni hakkında herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Kamplardan çıkabilenlerin anlattığı kadarıyla; kamplardaki yaşam koşulları çok kötü olup tutuklu bulunanların sayısı, kampların alabileceği insan kapasitesinin kat kat üstündedir” şeklinde konuştu.

cin-zulmune--(3).jpg

“ÇİN’İN BASKILARI GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR”

Doğu Türkistan’daki Uygurlara yönelik dini baskıların gün geçtikçe arttığını belirten Nikbay; “Baskılar 1970’li yıllardaki ‘Kültür Devrimi’nden sonra en üst noktaya ulaşmıştır. Camiler be mescitlerin birçoğu yıkılmış ve bazıları eğlence mekanına dönüştürülmüştür. İslami kıyafetler, sakal ve bıyık dini aşırılık olarak kabul edilerek yasaklanmıştır. Memurların ve işçilerin ibadet yerlerine girmeleri ve ibadet etmeleri yasaktır. Ramazan ayında oruç tutmak ağır suçtur. Alkol kullanmamak ise dini aşırılık olarak görülmektedir. Uygur kızlar Sincan’dan Çin’in iç kesimlerine ucuz iş gücü olarak götürülerek telef edilmektedir. Çinlilerin başka bölgelerden Doğu Türkistan’a taşınmasıyla bölgenin demografik yapısı değiştirilmektedir. 1949’dan bugüne Uygurların kullandığı alfabenin üç defa değiştirilmesi Uygurların okuma yazma oranını iyice düşürmüştür. Uygurların İslami geleneğe uygun şekilde evlenmesi yasaklanmıştır. Uygur kızlarına Çinlilerle zorunlu evlilikler yaptırılarak milli ve dini kimlik asimile edilmeye çalışılmaktadır” dedi.

“ZORUNLU AKRABA UYGULAMASINA SON VERMELİ”

Nikbay, STK ve vicdan sahiplerinin taleplerini şöyle sıraladı; “İslam Dünyası, Çin’in ve ABD dışında üçüncü bir yolun olduğunu unutmamalı, kardeşlerimizi reel politik kaygılara kurban edilmemelidir. Yurt dışında yaşayan Uygurlara yönelik uzaktan kontrol ve gözetim kaldırılmalı, ailesini ve akrabalarını rehin tutma politikasından bir an evvel vazgeçilmelidir. Uygurların evlerine yönelik zorunlu ziyareti, gerekçesiz baskın ve Uygur- Çinli zorunlu akraba uygulamasına son vermelidir. Camiler ve bütün ibadethaneler özgür olmalıdır. Dil, kültür ve eğitimin önündeki engeller kaldırılmalı, Uygurlar ana dilde eğitim yapabilmelidir. Ekonomik baskılar, gerekçesiz vergiler ve el koymalar, Uygur kızların uzak bölgelere işçi olarak zorunlu gönderimleri son bulmalıdır. Seyahat özgürlüğü, evlilik, helal gıdaya erişim ve benzeri haklar iade edilmelidir.”

YİĞİT BERKAY ÇOPUR / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme