1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. "Çin'i Anlamak, Çin ile İş Yapmak" Konferansı
"Çin'i Anlamak, Çin ile İş Yapmak" Konferansı

"Çin'i Anlamak, Çin ile İş Yapmak" Konferansı

Neoma Business School Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haiyan Zhang:- "Çin'in emek yoğun endüstrisi, tekstil, makine gibi sektörler Çin'den çıkacak ve düşük maliyetli üreticisi olan komşu ülkelere gidecek. Muhtemelen bu endüstri Türkiye gibi ülkelere de getirilebil

A+A-

İSTANBUL (AA) - Neoma Business School Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haiyan Zhang, "Çin'in emek yoğun endüstrisi, tekstil, makine gibi sektörler Çin'den çıkacak ve düşük maliyetli üreticisi olan komşu ülkelere gidecek. Muhtemelen bu endüstri Türkiye gibi ülkelere de getirilebilir." dedi.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'nin (TÜSİAD) 2012 yılından bu yana düzenlediği "Çin'i Anlamak, Çin ile İş Yapmak" başlıklı konferans serisinin beşincisi, İstanbul Okan Üniversitesi Konfüçyus Enstitüsü iş birliğinde gerçekleştirildi.

Neoma Business School Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zhang, konferans kapsamında düzenlenen "Çin'de Ekonomik-Sosyal-Teknolojik Gelişmeler" konulu panelde yaptığı konuşmada, "Made in China 2025"e ilişkin, Çin'in bu planı birkaç yıl önce başlattığını hatırlattı.

Zhang, "Planın amacı, Çin'deki fabrikaları ve laboratuvarları güncellemek. 2022'de lokal içeriği yüksek teknoloji ürünlerinin üretiminin yüzde 40'ı Çinli yerel üreticilerce üretilecek. 2035'te ise bu oran yüzde 70'e yükselecek." dedi.

Çin'in geçen yıl 300 milyon dolardan fazla Ar-Ge yatırım yaptığını aktaran Zhang, bunun da ülkenin GSYH'sinin yüzde 2,2'sine denk geldiğine işaret etti. Çin'in artık yüksek katma değerli üretim yapan bir piyasa haline geldiğini vurgulayan Zhangi, şunları kaydetti:

"Orta sınıf yükseldikçe Batı ülkelerinin Çin'e ihracat miktarları artacak. Çin'in emek yoğun endüstrisi, tekstil, makine gibi sektörler Çin'den çıkacak ve düşük maliyetli üreticisi olan komşu ülkelere gidecek. Özellikle Orta ve Doğu Avrupa'ya bakarsanız bazı kilit yatırımlar zaten oraya gitti. Muhtemelen bu endüstri Türkiye gibi ülkelere de getirilebilir. Türkiye, maliyeti düşük ve Asya ve Avrupa pazarlarına da yakın."

- "Çin'de tüketim artıyor"


VisionGain Capital Limited Genel Müdürü Ye Xiang de Çin'de tüketimin arttığını ve seviyesinin de yükseldiğini ifade ederek, "Örneğin, otomotivde daha lüks araçlar tüketiliyor. Çin'de 100 civarında araç üreticisi var ve temel üretim ürünlerinin yanı sıra yüksek teknolojiye sahip, kaliteli ürünler de üretiliyor. Tüm bunlar da Çin’in yapısal değişimini yansıtıyor." diye konuştu.

Çinlilerin teknoloji satın almaya istekli olduklarını, buna ihtiyaç duyduklarını dile getiren Xiang, ülkenin, özellikle altyapı sektöründe dünyada yatırım yapmaya devam edeceğini söyledi.


- "Çin, son birkaç yıldır enerji sektöründe doğrudan yabancı yatırıma odaklandı"


HSBC MENA Çinli Çok Uluslu Şirketler Bölge Başkanı Denise Zhou ise banka olarak "Bir Kuşak Bir Yol" projesi kapsamında Çin'in en büyük KOBİ'leriyle çalıştıklarını anlattı.

Türkiye'nin jeopolitik olarak çok uygun ve stratejik bir konumda olduğuna işaret eden Zhou, Çinli şirketlerin de bu stratejik lokasyondan yararlanarak hem Avrupa hem Asya hem de Orta Doğu'ya çok yakın olmasından faydalanabileceğini dile getirdi.

Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Altay Atlı, Çin'in son birkaç yıldır enerji sektöründe doğrudan yabancı yatırıma odaklandığını belirterek, "Çin'den dünyaya yabancı yatırımın büyük kısmı bu sektörden. Burada yalnızca fosil yakıtlar ve kömür değil, yenilenebilir enerji ve şebeke yatırımları da söz konusu." dedi.


- "Çin'in özel sektörü devlet kamu kuruluşlarından daha iletken, daha dinamik"


Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Finansal ve Şirket İşleri Bölümü Kıdemli Ekonomist Andrea Goldstein da Çin'deki ekonomik beklentilere ve Çin ekonomisindeki gelişmelerin Çin'in yatırım projelerini nasıl etkileyeceğine değindi.

Çin ekonomisinde 2019'un ikinci yarısında yavaşlama görüldüğünü ifade eden Goldstein, Çin'deki yavaşlamanın küresel ekonomi için de bir endişe oluşturduğunu vurguladı.

Çin firmalarının yabancı firmaların yerine geçmeye başladığını, küresel tedarik zincirleri ve daha fazla parçanın Çin'deki üreticiler tarafından yapılıp ihraç edilmeye başlandığını belirten Goldstein, "İkinci husus da geçmişte büyümeyi destekleyen mali politikalar olmuştur. Büyümeye hız kattı ama yapısal reformlarla ilgili sorun, son 2 yıldır devlet planlamama ve kamu kuruluşlarının daha öne çıkmasıdır. Bu biraz uluslararası endişe oluşturan bir durum... Çünkü OECD'den ve başka kaynaklardan gördüğümüze göre Çin'in özel sektörü daha iletken, daha dinamik, daha yaratıcı devlet kamu kuruluşlarından... Bunu çeşitli göstergelerde de görüyoruz." şeklinde konuştu.


Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT